tevekkül

rahman a güvenmek.. isyan etmemek..başımıza gelen olaylar karşısında ki çaresizlik durumların da..

tersi durum.. rahman'a güvenmemek, isyan etmek..
devamını gör...
Allahü teala'ya olan güveni ve inancı hiçbir durumda elden bırakmamak ve kalpte zerre kadar şüpheye olanak vermemek.
her şerde bir hayır aramak ve hayırlı sandığımız şeylerde de bir şer olabileceğini bilebilmek.
devamını gör...

--- alıntı ---
Tevekkül, dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi
sebeplerden değil, sebepleri yaratandan beklemektir. (Bir işe başladığın
zaman, Allahü teâlâya tevekkül et, Ona güven!) ayet-i kerimesi, tevekkül ile
beraber azmederek çalışmak gerektiğini gösteriyor. (Al-i imran 159)

Tevekkül, değiştirilmesi insan gücünün dışında olan üzücü hadiseleri, ezelde
takdir edilmiş bilip, üzülmemek, Allahü teâlâdan geldiğini düşünerek seve
seve karşılamaktır.

İnsan, bir işin neticesinin iyi mi, kötü mü olacağını bilemez. Hayır
zannettiği çok şey, şerle, şer zannettiği çok şey de, hayırla
neticelenebilir. Muhakkak şu işim olsun diye ısrar etmemeli, "Hayırlı ise
olsun" demelidir.

Allahü teâlâ, kimseye muhtaç olmamak için çalışmayı, hasta olmamak için
tedbir almayı, hasta olunca ilaç kullanmayı, görebilmek için ışığı sebep
kılmıştır. Sebebi, istenilen şeye kavuşmak için bir kapı gibi yaratmıştır.
Birşeyin hasıl olmasına sebep olan şeyi yapmayıp da sebepsiz olarak
gelmesini beklemek, kapıyı kapayıp pencereden atılmasını istemeye benzer ki,
bu, akla ve dine uygun değildir. Allahü teâlâ, insanların, ihtiyaçlarına
kavuşmak için bu sebepler kapısını yaratmış ve açık bırakmıştır. İnsanların
vazifesi kapıya gidip beklemektir. Sonrasını O bilir.
--- alıntı ---

http://http://www.ilimbahce...
devamını gör...
gerçek manasıyla tevekkül müminin en büyük dayanağıdır. öyle büyük bir huzur kaynağıdır ki, tevekkülden ayrılmayan müslümanın ömrü uzar. maziye, arkanıza bakarsınız ve Allah u teala nın sizin için her zaman en hayırlısını nasip ettiğini farkedersiniz, sonra bir de önünüze, geleceğe bakarsınız, tüm endişeleriniz, kaygılarınız ve sıkıntılarınız uçar gider. zira o rahman ve rahim olandır, elbet yine sizi sırat ı mustakim e yönlendirecektir. tabi ki siz üzerinize düşeni yaptığınız sürece. bu yönüyle tevekkül gerçekten müslüman için bir nevi afyon gibidir. size huzur ve mutluluk verir, musbietlere, masiyete ve günahlara karşı sabrınızı artırır, katmerlendirir, lakin hiç bir yan etkisi yoktur. günde 3 öğün tavsiye edilir, bağımlılık yapması temenni edilir.
devamını gör...
hasbiyallah venimelvekil' in türkçesidir.

hazret-i ibrahim'in, mancınıkla ateşe atılırken, hasbiyallah ve ni'mel vekil dediği hadis-i şerifle bildirilmiştir. (bana Allah'ım yetişir, o ne iyi vekil, ne iyi yardımcı demektir. ateşe düşerken hazret-i cebrail gelip, bir dileğin var mı? diye sorunca, var, fakat sana değil diyerek sözünün eri olduğunu gösterdi. bunun için ayet-i kerimede, (sözünün eri olan ibrahim) diye övüldü. (necm 37)



http://www.dinimizislam.com

devamını gör...
tevekkül, kalb işidir, imandan meydana gelir. Allahın lütuf ve ihsanının pek çok olduğuna iman etmekle hasıl olur. bu hal, kalbin vekile itimat etmesi, güvenmesi, ona inanması ve onun ile rahat etmesidir. böyle bir insan dünya malına gönül bağlamaz. dünya işlerinin bozulmasından dolayı üzülmez. rızkından endişe etmez. mesela, iftiraya uğrayan biri, mahkemeye düşünce kendine bir avukat tutar. üç şeyde avukata güvenirse, bu kimsenin kalbi rahat eder. 1- avukatı, ona yaptıkları iftirayı iyi bilir. 2- avukatı doğruyu söylemekten korkmaz. 3- avukatın bunu canla başla savunacağına inanır. avukatına böyle inanır, güvenirse kendi ayrıca uğraşmaz. (allah bize yetişir. o ne iyi vekildir) âyetini iyi anlayıp, rızık takdir edilmiş, vakti gelince bana yetişir der. demek ki, çalışmadan tevekkül dinimizde yoktur.

devamını gör...

--- alıntı ---
Kim Allah'tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir; Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir. Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır.
--- alıntı ---

(talak suresi 2- 3)
devamını gör...
peygamberimiz *, tevekkülü ile tüm Müslümanlara örnek olmuş ve insanın allah tan gelecek birşeyi değiştirmeye asla güç yetiremeyeceğini şöyle hatırlatmıştır:

bir nefse takdir edilmiş şey mutlaka olur.

... bir şey isteyince Allah' tan iste. yardım talep edeceksen Allah tan yardım dile. zira kullar, Allah ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar.
devamını gör...
dua eder ırgat nasırlı ellerini kaldırarak semaya,
toprağa tohum eker, su verir, emek verirâ…
heyhat! mahsul olmaz, yönelir ırgat arşı alaya,
döner rabbine dua eder; ne gelirse senden gelirâ…
devamını gör...
eylemsiz halindeyken eylemsel gibi bir etki gösterdiğin durumlarda, anlı sırf bu amaçla iki rekat namaz eşliğinde secdeye koymak. sonra yürekten hasbinallah ve nimel vekil demek. oysa ben çözerim dersen arapsaçına dönebilir.
devamını gör...
tevekkül, bir sonuca ulaşmak için gerekli olan tüm meşrã» sebeplere gereği gibi başvurduktan sonra sonucu Allah'tan beklemektir. Sonuca giden yolda sebeplere müdehale etmek tevekküle zıt değildir. Bu da sebeplere riayet etmek sınıfındadır. Başvurulacak sebeplerin meşrû yani helal olması sorumluluk altına girmeme, hesabını veremeyecek durumlarla karşılaşmama adına çok önemlidir. "Zafere giden her yol mübahtır!" gibi küfür ve şirk barındıran bir fikir ve yol, müslüman için geçerli değildir. Zira müslümanın hassasiyetleri vardır. Ahirette hesabını veremeyeceği durumlardan uzak durmalıdır. Kısacası insan, iradesinin hakkını meşrã» dairede sonuna kadar ortaya koyar ve ötesini rabbine bırakır.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar