the mentalist

başŸrollerinde simon baker'ın oynadığŸı, takip edilesi polisiye dizi.
mentalist//zihinbaz
dizinin jeneriğŸinde yapılan açıklamaya göre; zihinsel zekasını kullanıp hipnoz ve telkin uygulanyan kimse.
düşŸünce ve davranışŸları yönlendirme uzmanı
devamını gör...
bugün normal bir kanalda yeniden başlayan ve güzel olacağını belli eden dizi.( 2 senedir paralı kanallarda varmış meğersem )

the guardiandan adamım nick fallin ve prison breaktan şirin kızımız veronica da var.

türk dizileri bişeye benzemiyor diyip seyredilecek bişey arayanlar için tnt de.
devamını gör...
dadından yenmeyen bir seri.
olağanüstü hiç bir şey i alet etmeden salt akıl fikir çerçevesinde kurgulanmış ve çekilmiş hoş yapıtlardan birisi. ne kadar ciddi bir yapıt olsa da yapılan espriler ve inceliklerle seyircisini şaşırtmaya devam ediyor.
devamını gör...
simon baker ın ayrıntılara fazlasıyla dikkat eden ve insanları manipüle eden patrick jane rolüyle karşımıza çıktığı, her bölümde farklı cinayetlerin ele alındığı eğlenceli polisiye dizi.
devamını gör...
sadece bir bölümünü * izlemiş birisi olarak hakkında atıp tutacağım için dizinin yapımcıları, tekinik ekibi, oyuncuları ve hayranlarından özür diliyorum. ancak böyle her şeyin mükemmel bir şekilde çözüldüğü diziler filmler bana göre değil. adam tak tak tak olayları çözüyor. insan bir yanılır, hata yapar. en ince ayrıntıların hepsinde kusursuz tespitler. kimisi seviyor işte böyle süper kahramanları ama bana itici geliyor işte. gerçeklikten uzak buluyorum.
devamını gör...
simon baker'ı "the guardian"daki mesafeli ve ketum halleriyle tanımış sevmiştik biz, bu dizide ve bu rolde ise haşarı çocuklar misâli daima sırıtan ve ortalığı karıştıran birine bürünmüş. bu, normal hayatta da öyle çocuklardan (ve kimselerden) pek hazzetmeyen kişilere * dizinin itici gelmesini sağlayabiliyor. ama izledikçe ve o sırıtışın ardında saklanmaya çalışan ızdırabı çözdükçe garip bir şekilde bağlanıyorsunuz bu diziye, kendinizden bir şeyler bile buluyorsunuz o maskenin ardında. üstelik yan karakterlerden cho da epey sağlam bir karakter, cool adam eksiğini de epey kapatıyor varlığı, o da izlemek için ayrı bir etken. ama teresa lisbon nâmlı kasıntı sinir bozucu çakma horoz gibi, varlığı da sesi de izleyeni yoruyor.

4. sezon 22 eylül'de start alacak. göreceğiz bakacağız; intikam soğuk yenen bir yemek miymiş? ya da patrick jane abi 3. sezonun sonunda kahve yerine intikamının üstüne bir bardak soğuk su mu içmiş.
devamını gör...
s4e01 ile sahalara müthis bir dönüs yapmistir. simon baker in elleri klasik ceketinin cebinde yine olaylari bir bir cözecegiz.



--- s4e01 alinti ---

kefareti icin pazarlik yapma hissi bile duymamistir, 1k yi oturdugu poker masasindan sövüsleyip disari cikmayi bilmistir.

red john un ölmedigi varsayimi zaten bir yaz boyu dillendirilmisti. lakin ölseydi dizi biterdi. simdi sirada red john hikayelerine paralel olarak yürüyecek madeleine hightower in aklanma hikayesi var. Hightower in üzerine sucu yikanin van pelt in sevgilisi craig o'laughlin oldugunu zaten sagir sultan da duydu. yeni sezon ilk bölüm gercek bir isinma bölümü oldu. gözler s4e4 de.
olaylar olaylar

--- s4e01 alinti ---

devamını gör...
3. sezonunu olmadan 4. e başlanmaması gereken dizi. iyi de 3. ü nasıl indireceğiz, adam akıllı bir seeder da yok. çoğu kimse silmiş seedlikten çıkmış.
devamını gör...
"-bu olayın idrak kabiliyeti yüksek ellerde olduğunu görmek güzel.
-ellerin idrak kabiliyeti olabilir mi? hiç sanmıyorum.."



"- yalancı.
-?
-hem de çok kötü bir yalancısın.
-bu ne cüret?
-bu şahsına bir iltifattır. iyi bir yalancı olmayı mı tercih edersin?"
devamını gör...
4. sezonuna giriş yapmış bulunan polisiye dizisi. hiç de bizim arka sokaklara falan benzemiyor gayet iyi ve güzel. iş cinayet olunca belli bir kısır döngüden öteye gitmiyor tabiki ama suçluyu bulma işi her zaman farklı ve çoğu zaman da hiç umulmayan kişiler çıkabiliyor. arada bir de patrick'e bulaşıyorlar tabiki.

(bkz: patrick jane)
devamını gör...
son zamanlarda izlediğim *dizilerin arasında en iyisi. ruhsal yetenek diye düşünülen bir çok niteliğin aslında gelişmiş bir zihinsel odaklanma sonucu oluştuğunu yansıtıyor.
kurgular çok basit değil ama her bölüm sonunda alıştığımız klasik amerikan zaferi ile bitmiş olması sıradan tabii.
partick jane'in hipnoz gibi teknikleri uygulaması*diziyi izlenir kılıyor. sır gibi görünen olayların aslında basit zihinse bağlantılar olduğunu gösterip içimizi rahatlatıyor.
aklımıza kazınan ise adamımızın o uykusuz gülümsemesi. sempatik, çok bilmiş, kaybedecek bir şeyi olmayan ve rahat.
devamını gör...
--- alıntı ---
'pişman olmak, ölü olmaktan daha kötü bir cezadır.
herkes ölür. çok az kişi yaptığı kötü şeylerden dolayı gerçekten pişman olur.
acı verir.'
--- alıntı ---

*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar