the spy who came in from the cold

the spy who came in from the cold yani soğuktan gelen casus filmi ,anlamını halen yitirmeyen değerlerin casus filmidir. film zaten bu türden eserlerin dev isimlerinden john le carré‘nin aynı isimli romanıdır. eser bu romanın sinemaya hiç de fena olmayan bir uyarlaması olup filmi izleme fırsatı bulamayanlar için kısa bir özeti---- soğuk savaş yıllarının en cafcaflı günlerinde ve başkentindeyiz. berlin‘i bölen sınırlarda, geçiş noktalarında üniformalı, üniformasız sivil ajanlar cirit atmaktadırlar. amerikalıların hâkim olduğu bölgede iki gündür ajanlarının doğudan gelmesini bekleyen birileri vardır. bir ingiliz ajanı ile cia ajanı konuşurlar. amerikalı gelecek adamın kaçak olduğunu söylerken ingiliz hans-dieter mundt‘un (peter van eyck) şimdi onun peşinde olunduğu tahmininde bulunur. konuşmalardan beklenen şahısın batılılar için çalışan, dahası muhbir ajanlık yapan karl riemeck (terry yorke) adlı biri olduğunu, sınırı geçebilmek için en uygun anı beklediğini işitiriz. beklenen adam sınır kontrolünü bisikleti ile geçerken son anda sirenler çalar, adam durmayıp devam edince de kurşun yağmuru altında oracıkta vurulup öldürülür.

öldürülen alman ajanı bekleyen ingiliz ajanı, cia hava yolları pan am‘a ait bir uçakla memleketine iner. kendisini merkeze götüren şoför pawson‘a (john quentin) amirleri control‘un (cyril cusack) kendisini neden çağırdığını sorar. şoför riemeck‘in öldürülmesinden dolayı mundt‘a çok kızgın olduğunu, sorduğu sorulara da, kendisinin insan kaynaklarında çalıştığını fazla bilgisi olmadığını söyler ve susar. control adındaki amir kendisini leamas diye güler yüzle karşılar. böylelikle ketum ve perdöslü ingiliz ajanının alec leamas (richard burton) olduğunu öğreniriz. amir memuruna iki şekerli çay ikram ederken devşirdikleri ajanlar landsor, asalmon şimdi de riemeck‘in birbiri ardı sıra etkisiz hale getirilmelerinden yakınır. control bu kayıbın leamas‘ı nasıl etkilediğini bilmek istemiştir. o ise sadece uygulayıcı olduğundan bahseder. kendisine masa başı bir görev teklif edildiği halde emekliliğini isteyeceğini, kendisinin bir saha adamı olduğunu açıklar. amir önerilen masa işinin ne olduğunu bilmediğini, oturup dinlemesini söyler. önce hazırladığı komplonun haklı yanlarına değinir sonra da mevzunun bilmesi gerektiği kısmını leamas‘a anlatılır. mundt‘dan bahsederler.

sonrasında bizim perdesülü ajanı iş bulma kurumunda buluruz. iş bulma kurumu kendisine kütüphanenin birinde bir iş bulur. bizim eski ajan sürekli içmekte ve arabesk takılmaktadır. görevde midir, kovulmuş mudur anlamak ilk başlarda pek o kadar kolay değildir. kısa bir süre sonra kütüphanede çalışan iş arkadaşı ingiliz komünist partisi üyesi nancy perry (claire bloom) ile yakınlaşır. sürekli sarhoş görünen alec her zaman veresiye alışveriş yaptığı bakkalı döver ve hapse düşer.

(https://www.youtube.com/wat...)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar