the wire

--! spoiler !--

baltimore şehrinde cinayet ve narkotik masaları ard arda bir kaç cinayet işleyip üstünü kapatan uyuşturucu satıcısı avon barksdale'in peşine düşmek için bir birim oluştururlar. zamanla kolları politik kimselere kadar uzanan bu operasyonu konu alan dizinin ismi telefonları dinlemek için kurulan ağdan alıyor.

--! spoiler !--

çoğu kimseye ağır gelebilecek bir senaryoya sahip ama her karakterin paçasından kalite akıyor. polisiye-dram sevenlere tavsiye edilir.
devamını gör...
breaking bad'in sezon arası vermiş olmasından dolayı izlenebilecek dizilerden olduğunu söyleniyor. başladık bakalım. şu ana kadar kurtlar vadisi tırtlığında olacak gibi bir izlenim oluşturdu bende. breaking bad izleyince böyle olabiliyor. burada da insanlar işler güçler filan izliyor işte. pfff.

2002'de başlayıp 2008'de sona ermiş. 5 sezon sonunda izlenimlerimi aktaracağım tekrardan. ne zamana bitiririm bilemiyorum.
devamını gör...
klişe olmayan bir dizidir. mesela prison break'te bir plan yapılıyor bir şekilde aynen öyle gerçekleşiyor. bu dizide öyle birşey yok, akla yatkın olmayan hiçbirşey yok. dahası aslında başrol yoktur, tüm karakterler harcanabilir durmaktadır. mutlaka izleyin, derin bir dizidir.
devamını gör...
bir günde bir sezonu bitirmiş biri olarak; "gerçeğin ta kendisidir, dizi falan değildir..." shield' ın sadece polisler tarafından ele aldığı ya da law and order' ın polis teşkilatı ile adalet sistem arasında dağıtmaya çalıştığı dünyayı; her yöne dağıtmış yapımdır... basit sokak çeteleri, organize mafya, kirli polis, şeytanların avukatları, arada hayatı kayan evsizler... her türlü karakter var ve hepsi gerçek hayattaki gibi harcanabilir ve bir anda önemli rol oynayabilir... baltimore' da hayatın akışına dair ne varsa işlemiş adamlar... izlediğim en iyi yapım... lakin tempo, gel gitler falan bekliyorsanız; hiç başlamayın... arka sokaklarda bile daha çok tempo görürsünüz... sonra hiç hareket yok, çok monoton deyip realitenin durgunluğunu piç etmeyin...
devamını gör...
hbo yapimi. bu yuzden fahis bir uslubu var diye izleyecek kisilere uyarilir.
ozellikle ilk iki sezonda asiriya kacabilecek duzeyde yatak sahneleri var.

2si emmy, 12 odul 41 adayligi varmis dizinin.

devamını gör...
gelmiş geçmiş en iyi dizi değil belki fakat gelmiş geçmiş en doğal dizilerden biri denebilir. türünü de belirtelim hemen; imdb'de söylendiği gibi drama, polisiye ve suç dizisi.

5 sezondan ve toplam 60 civarı, 50'şer dakikalık bölümlerden oluşan bu dizide baltimore'daki uyuşturucu bağımlısı gençliği, yanardöner politikacıları, amerikan eğitim sistemindeki absürdlükleri görüyoruz. dizi 2002'de gösterime girmiş ve 2008'de sona ermiş, bu yüzden gelecek sezon neler olacak gibi bir beklenti içinde de kalmayacaksınız.

dizinin en büyük özelliği olayların yavaş kurgulanması. gerçek hayatta yaşadığımız ve belirli bir süreç içerisinde gerçekleşen şeyler, bir yıl içinde yaşadığımız değişimler nasıl çat diye oluvermiyorsa the wire'ın yapısı da bu şekilde. alışılagelmiş dizilerden farklı olarak kürekler aheste çekiliyor. bundan dolayı izleyiciye ilk sezonunun 7-8 bölümü sıkıcı gelebiliyor. fakat diziye ısındıktan sonra bu duruma kendinizi alıştırıyorsunuz ve dizi izlenilir bir hale geliyor ve kolay kolay bırakmıyorsunuz.

dizide müthiş aksiyon, müthiş gerilim, müthiş oyunculuklar yok belki fakat her şey doğal halinde ve her şey gerektiği kadar mevcut. dizi ilerledikçe izleyici de dizinin yavaş akmasına kendisini kaptırıyor ve bir süre sonra dışarıdan birinin canı sıkılarak izleyeceği bir sahneyi heyecanla izler oluyorsunuz.

handikapı kamera ve görüntü teknolojilerinin günümüz kadar gelişmediği bir dönemde çekilmiş olması*.

artı ve eksi yönlerini sıralarsak;
+ oyuncuların ve kurgunun gerçekçiliği ve doğallığı.
+ karakterlerin fazlalığı ve tüm karakterlerin rolünün hakkını vermesi.
+ dizinin bir sonraki sahnesinde şu olur gibi bilim kurgulara kaçmadan izleyiciye sadece o anki sahneden keyif alabilmesini sağlaması.
+ bir polisiye diziye göre aşırı fantastik cinayetlerin ya da suçların yer almaması.
+ kahraman polis ekolünün izleyiciye yansıtılmadan gerçekçi bir polisiye'nin nasıl yapılabileceğinin gösterilmesi.

- aile içinde izlenecek bir dizi olmaması, yukarıdaki tanımlarda da belirtildiği üzere pek çok sahnede küfür içeriklerinin bulunması.
- yukarıda da belirtildiği üzere özellikle ilk iki sezonda aşırı düzeyde cinsel içerik bulunması
(bir dizi eleştirmeni ya da tonlarca dizi izleyen biri bunlara belki takılmaz ama sonuçta diziyi yorumladığımız ve izlenmesi için tavsiye ettiğimiz yer cogito sözlük)
- görüntü kalitesi.

dizi arayışında olanlara tavsiye edebilirim şahsen. şu an dördüncü sezonunu bitirmek üzereyim, tüm sezon finalleri harika bölümlerdi, son sezonu izledikten sonra fikirlerimde bir değişiklik olursa editlerim ya da başlık altına yazarım tekrar.
devamını gör...
akıcı bir senaryo, müthiş oyunculuk ve daha niceleri, hepsi bu dizide bütünleşmiş halde. özellikle bu dizide sokak dili çok iyi kullanılıyor. bunun yanında 1. sezonun 5. bölümündeki cinayeti çözme sahnesi de çok zekiceydi. breaking bad dizinin meydana getirdiği boşluğu çok rahatlıkla doldurabilecek, en azından benim için öyle.
devamını gör...
nezdim de unutulmaz diziler arasında yerini almıştır. hele o zenci veletlerin oyunculuğu hayranlık uyandıracak boyutta, karakterler ise unutulmaz. donut, bodie, omar ve o yeni belediye başkanı.

(bkz: elveda mcnulty)
devamını gör...
yeni bitirdiğim diz. çok eskilerde oynamış ama aksiyon falan arayanlar için çok sarmayacak olan dizidir. devlet mekanizmalarındaki kokuşmuşluğu gözler önüne seren bir dizi. başta idealist bir adamın zaman içinde devlet şartlarına uyarak alavere dalaverelerle işini nasıl halletmeye çalıştığını gösteriyor.
ve açık açık gösteriyor ki makam hiçbir şey torpil herşeydir.

dizinin yan etkisi ise: köşe başında duran tüm çocukları uyuşturucu satıcısı sanıyorsun.

izlenebilir bir dizi. notum on üzerinden yedi buçuk.

sıradaki başladığım dizi için

(bkz: arrow)**
devamını gör...
ilginç bir dizi eskilerdenmiş. çok bir şey dönmez bir bölümde ama bittikten sonra diğer bölümü açma isteği uyandırır bu dizi.
devamını gör...
biraz sonra başlayacağım dizi.

ödül almamasına gündeme düşmemesine rağmen dizi tarihinin en iyi yapıtlarından bir tanesi olduğu söyleniyor. 5 sezonluk bir dizi imiş.

daha sonrasında gerekli malûmatı sizlere veririm efendim.
devamını gör...
harika bir yapım ama izlemesini önermem.

melankoliyle çok sorunum oldu ve hamdolsun bunu atlatmamda en büyük vesile din oldu. the wire dizisi insanın bütün “değişim olabilir” duygusunu törpülüyor. evet sistemdeki aksaklıkları, bir türlü çözülemeyen bürokratik sorunları, ekonomik olarak zor durumda olanların aslında bir çıkmazda olup orada saplandıklarını harika anlatıyor ama insandaki bu değişim duygusunu törpülüyor.

herkeste olur mu bilmem ama dizi bende intihar duygusunu da bir nebze canlandırdı. insanın nereye ulaşırsa ulaşsın sonuçta basit bir hazdan öteye gidemeyeceği mesajı, “e hadi bitirelim o zaman bu işi” duygu durumuna sokuyor insanı.

saygı duyduğum bir hocam bir keresinde 20’li yaşlarda hayattan yılmış olmanın ileride çok kötü bir şey doğurabileceğini söylüyordu. “ileride delirebilir veya imanınızı kaybedebilir veya kötü bir insan olabilirsiniz” demişti. bu sebeple hayattan yılmamak lazım, her ne kadar the wire’ı izlediysem de hayatta değişimin olacağına inanıyorum.
devamını gör...
dünyanın değişebilir olduğu fikrine gerçek anlamda sert darbeler indiren, hiçbir mutlu sonu olmayan, gerçeğin en ağır haliyle nakledildiği yapım.

en iyisi, en sürükleyicisi olmasa da, üzerine en çok çalışılmış ve en gerçekçi dizilerin başında gelir.

islam endeksinde düşünürsek, dünyada refah yoktur. dünya bir hak batıl mücadelesidir. haftanın 7 günü 24 saat bir imtihan altında olmaktır.
bu dizi de dünyanın toptan değişiminin imkansızlığını gösterse de, bir kişinin çabalarının dahi bir şeyleri değiştirdiğine, insanları harekete geçirdiğine, belki topyekun bir çaba olsa dünyanın dahi değişme ihtimaline ışık tutuyor.


benim için bu dizi, geceleri rahat uyumamı engelleyen bir yapımdır. ben bugün benim sınavımdan geçtim dememi engelliyor, çünkü dünyada öyle problemler, öyle ince iş gerektiren, tefekkür gerektiren, konfor alanını terk etmeyi gerektiren sorunlar, dertler var ki bizim kat ve kat fazla çalışmamız şart fikri dönüp duruyor.

dizi bu bakımdan rahatsızlık veriyor, ama kesinlikle insanın hayat algısına karşı faydalı bir rahatsızlık. bunu sindirmek de haliyle zordur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar