fırat yılmaz çakıroğlu

bugün şehadetinin birinci yıl dönümü.

üniversite zamanında ege üniversitesi teşkilatı'nda bulunmuştum. fırat'ı da tanıyordum. fazla bir sohbetimiz olmamasına rağmen bir merhaba'mız, bir tanışmışlığımız vardı.

ben üniversiteyi bitirirken o daha yeni başlamıştı. yıllar geçti. geçen sene bugün, bu saatlerde askerdeyken sabah haberlerine denk geldim (20 kişilik bir ilave depolama kısmı'nda idim, sabah sporu, meşguliyet falan yok, rahattım yani). haberlerde "ege üniversitesi'nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada bir öğrenci hayatını kaybetti" deniyordu. içim içimi kemirdi. "umarım bizden birisi değildir" dedim. daha sonra hayatını kaybedenin fırat olduğunu öğrendim. şok oldum, ne diyebilirim.

unutulmayacaksın kardeşim...
devamını gör...

bütün taciz olaylarının arkasından ak partililerin çıkması

genellemenin dibine vurmaktır. taciz gibi şeyhinden komünistine, solcusunda muhafazakarın her kesimden suçlunun çıkabileceği bir olayı bir kesime bağlamak saçmalıktan da öte. eğer böyle bir itham yapan varsa (maalesef var) onunla tartışmanın hiçbir anlamı yok.

ayrıca akp liler bu suçlamalardan dolayı savunma ihtiyacı hissediyorlarsa onlarda da problem vardır. lan buna ancak gülünür çünkü.
devamını gör...

eski otobüsler

umuda yolculuk yapmışlardır.

muavine ''çocuk sana emanet ağabeysinin/emmisinin demiştir deden. muavin ''ayıp ettin emmi gözün arkada kalmasın'' demiştir. ya da işte şivesi neyse öyle söylemiştir artık. ne bileyim bir sıcaklık. firma sahibi tanıdıktır. öyle bilmem ne bey falan değildir. saçma sapan açıklamalar yapmaz medyayla işi yoktur. medya ney la.

köyde, kasabada rekabet içindedir en fazla. diğer firmayla yollarda kapışırlar. en büyük hataları da bu oluyordu zaten.















devamını gör...

amerikan deniz kuvvetlerinin attığı tweet

amerikan donanması 241. yıl kutlamasında tarihini vurgulamak amacıyla eski bir savaşın resmini twitter'dan yayınladı. ancak resimde yenilen tarafta türk bayrağının olması dikkat çekti. öyle 3 hilalli sancak falan da degil bildiğiniz osmanlı donanmasına ait, şu anda da resmi bayrağımız olan ay yıldızlı al bayrak.

kasti yapmadıklarını düşünmek neredeyse imkansız.
ayrıca donanmanın amerika'da en seçkin ordu sınıfı olduğunu da belirtelim.
https://mobile.twitter.com/...


devamını gör...

allah sevdiği kuluna eziyet eder mantığı

şöyle daha güzel:
"allah hayrını dilediği kişiyi musibete uğratır."

ey müslüman, yani başına bir musibet geldiği zaman zannetme ki Allah seni sevmediği için musibet veriyor. hayır.. aksine seni sevdiği için musibet veriyor. Allah falanca günahkârı ne yapsın kardeşim, Allah seni musibete uğratacak ki günahlarını döksün. seni musibete uğratacak ki cennetteki makamını yükseltsin.

o yüzden başına bir musibet geldiği zaman isyan etme, sabır göster, bunun Allah'tan geldiğine iman et ve inşaallah cennet'i kazan.
devamını gör...

türkiye cumhurbaşkanı

aslında olması gereken türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı...
cumhurbaşkanı erdoğan'ın sosyal medya hesaplarındaki değişiklik dikkat çekti. 'türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan' artık 'türkiye cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan' oldu. erdoğan, 'ak parti genel başkanı' sıfatını da milyonlarca takipçisi bulunan hesaplarında, kullanmaya başladı.
***
Allah seni bildiği gibi yapsın. cumhuriyet bu kadar mı zorunda gider birinin?
devamını gör...

geceye şiir

--- alıntı ---

binlerce, ama binlerce yıldır yaşıyorum 
bunu göklerden anlıyorum, kendimden anlıyorum biraz 
insan, insan, insandan; ne iyi ne de kötü
kolumu sallıyorum yürürken, kötüysem yüzümü buruşturuyorum 
çok eski bir yerimdeyim, çürüyen bir yerimden geliyorum 
öldüklerimi sayıyorum, yeniden doğduklarımı 
anlıyorum, ama yepyeni anlıyorum bıktığımı 
evlerde, köşebaşlarında değişmek diyorlar buna 
değişmek 
biri mi öldü, biri mi sevindi, değişmek koyuyorlar adını 
bana kızıyorlar sonra, ansızın bana 
kimi ellerini sürüyor, kimi gözlerini kapıyor yaşadıklarıma 
oysa ben düz insan, bazı insan, karanlık insan
ve geçilmiyor ki benim 
duvarlar, evler, sokaklar gibi yapılmışlığımdan. 

--- alıntı ---

(bkz: umutsuzlar parkı) *
devamını gör...

bir kadının trip atma hakkını elinden almak

kanaatimce trip, tadında olmak kaydıyla bir kadın hakkıdır. hem de doğuştan kazanılan bir hak olduğu için mutlak ve sınırlandırılamaz bir haktır. bir kadının trip hakkını elinden alacak şekilde sert ve otoriter olmak da haliyle bir kadın hakkı ihlalidir. o yüzden bırakınız trip atsınlar efendim. eğer bir gün yönetimi ele geçirip rejim değişikliği yapar ve trip hakkını anayasal güvence altına alırlarsa, o zaman oturup etraflıca düşünür ve ne yapacağımıza karar veririz.
devamını gör...

toplumsal çöküş dönemlerinde yönetimde artan israf ve lüks düşkünlüğü

toplumsal çöküşten kasıt, ilimde, irfanda, insanlıkta geriye gidiş, fazilet, haysiyet gibi insani değerler yerine, mal, mülk, şöhret, şan gibi masivaya yönelmektir. bu dönemlerin en bariz bir diğer özelliği ise toplumun aynası olan yönetimin, yönetici kesimin, kısacası ümeranın aşırı lüks düşkünü olmasıdır.

mezkur dönemde ümera, evvelki dönemin yöneticilerinin sadeliğine taban tabana zıt bir anlayışa sahiptir. misal fatih sultan mehmed gibi bir sultan (hatta halefleri birçok sultan dahil) topkapı gibi mütevazı bir sarayda oturur idi.

osmanlı toplumu ne zaman ki daha yukarıda sayılan çürüme ve bozulma ile malul oldu ve bunların bir sonucu olarak askeri, siyasi ve ilmi manada gerilemeye başladı; evvela aynı saraya lükse kaçan eklemeler yapıldı. mesela revan köşkü, bilmem ne köşkü...

mesela aynı dönemin sultanı sultan ibrahim devri için samur devri denir. Zira Sultan, lüks tüketim olan samur kürke düşkün idi. Malumunuzdur ki daha sonra lale devri gelir. her ne kadar bu tanımlar ve sıfatlar dönemin bütününü şamil olmasa da hakikate müteallik bir yön barındırmaktadır.

sonraları bu da yetmedi ve dolmabahçe, çırağan, beylerbeyi gibi israf ürünü, şaşaalı ve lüks saraylar yapıldı. üstelik düşman addedilen avrupa üslubu hakim olan saraylar idi bunlar. sorulduğunda bu durum itibar ve prestij göstergesidir denildi. fakat burada bahsedilen itibar, itibari bir şeydi. sathi ve tamamen makyaj idi. zaten bu itibarın pek etkili olmadığını, lise veya ortaokul düzeyinde tarih bilgisi olanlar bilirler.

ragıp paşa vardır meşhur. bahsedilen bu gerilemenin yaşandığı dönemin devlet ricalinden. o der ki osmanlı, dişleri ve pençeleri sökülmüş bir aslan gibidir. uzaktan bakınca aynı heybeti mevcuttur ve korkutur. fakat yanına yaklaşınca işin iç yüzü anlaşılır.

tabii bu şatafatın ve şaşaanın bir bedeli vardı. misal topkapı eklemeleri olan yapılar, mevcut hazineden yenmesine sebep olurken; sonra saydığım müstakil saraylar ile birlikte dönemin diğer şatafat ve lüks tüketimi (hanedan azasının günlük hayatta kullanılan lüks araç-gereçler, arabalar edinmesi) yüzünden dış borçlanmaya gidilmesine sebep olmuştur.

bahsedilen konuda, bu dönem yöneticilerinden tek istisna sultan hamid’tir. bu bile onu kurtarmaya yeter bence. diğerleri ise müsrif sultanlar olarak tarihe kaydolmuştur.

kısacası bir toplumda ve özellikle yönetici kesimde lükse düşkünlük had safhaya ulaşmışsa oturup yıkılışı bekleyin.

hâmiş: bu mantık ile bakarsak türkiye cumhuriyeti ıskat-ı cenin’dir. Zira cumhuriyetin başından beri lüküs hayat sahnelenmektedir.

imdi türkiye’yi ne bekliyor diye merak edenlere tavsiyem, oturup tarih öğrenin. unutmadan dondurmacı ile müfteri mıstık’tan değil. adam gibi tarihçiler var. onlardan öğrenin. aksi halde size sadece yalın kılıç küffar üzerine giden ecdadı anlatanların duygusal tuzaklarına düşersiniz. çünkü tarihin faydası ve amacı sizin koltuklarınızı kabartmak değildir. ibret alıp tezekkür etmenizi sağlamaktır. kuran-ı kerim’de belirtilen şekilde...

(bkz: nahl suresi 90)

vallahu alem bi’s-savab ve ileyhi’l-merci ve’l-me’ab.
devamını gör...

tv üreticilerinin ölü piksel kandırmacası

yerli ve yabacı tv üreticilerinin türkiye distribütörlerinin televizyonlardaki ölü piksel sorunu ile ilgili sıklıkla başvurduğu bir söylem var; şu kadar sayıda ölü piksel çıkması normal kabul edilir.

yalan.

genelde 5 ya da 7 diyorlar.
ultra hd televizyon aldığınızı düşünün; yan yana 6 tane ölü piksel var. bi ton para verdiğiniz televizyonunuzu sinek konmuş gibi izliyorsunuz. standart 7 olduğu için değişmiyorlar.

böyle bir durumla karşılaşırsanız, ölü piksel standardının nerede yazdığını göstermelerini isteyin.
kesinlikle gösteremezler.


bu konuda daha önce iso 13406-2 standardı vardı. o standart 2010 yılında yürürlükten kaldırıldı.
şimdi kafalarına göre standart belirliyorlar.

aldığınız ürün 3600 tl'nin altındaysa il tüketici heyetine başvurabiliyorsunuz. ama tüketici heyetinin kararı bağlayıcı değil. karşı taraf kararı uygulamama da diretirse, kararla birlikte tüketici mahkemesine başvurmalısınız.

3600 tl'nin üzerindeki ürünler için doğrudan tüketici mahkemesine gitmelisiniz. 3600 tl sabit bir limit değil; her yıl enflasyon, vesaireye göre değişebiliyor.

üründeki sorunu ilk 2 hafta içerisinde tespit ederseniz, ben bunlarla uğraşmayayım diyorsanız, hemen cayma hakkınızı kullanarak iade edin.
devamını gör...