tohum

1. (Tematik)
üstad necip fazılın nadide şŸiirlerinden ve her okuduğŸumda beni etkileyen bir şŸiir.


tohum saç ,bitmezse toprak utansın!

hedefe varmayan mızrak utansın!

hey gidi küheylã¢n, koşŸmana bak sen!

ã‡atlarsan, doğŸuran kısrak utansın!

eski çınar şŸimdi noel ağŸacı;

dallarda iğŸreti yaprak utansın!

ustada kalırsa bu öksüz yapı,

onu sürdürmeyen çırak utansın!

ã–lümden ilerde varışŸ dediğŸin,

geride ne varsa, bırak utansın!

ey binbir tanede solmayan tek renk,

bayraklaşŸmıyorsan bayrak utansın!

üstad necip fazıl
devamını gör...
4. (Tematik)
bitkilerde çiçeklerin dişi organlarının tozlanma ve döllenmesinden sonra meydana gelen, embriyo ve embriyo yedek besin maddesi bulunduran generatif (eşeyli) üreme organı.
devamını gör...
7. (Tematik)
son sayısında ihl sözlük ekibiyle güzel ve doyurucu bir röportaj yapmışlardır.
böylelikle seyyar gazali'yi ilk kez gün yüzüne çıkmıştır. *
devamını gör...
8. (Tematik)
necip fazıl'ın ilk tiyaro eseridir. 1935 yılında kaleme alınmıştır.

"biz ham ruhlar bir türlü pişemiyoruz. derimizde hafif bir ılıklık duysak yandık sanıyoruz. içimize küçük bir kurt girse yedi mahalleyi ayağa kaldırıyoruz. bir türlü yanamıyoruz. bir türlü kül olamıyoruz. bir türlü rüzgarda savrulamıyoruz. nihayetsiz yanıp, nihayetsiz susamıyoruz. acının tepesine çıksak, sessizliğin kuyusuna gireceğiz. çıkamıyoruz giremiyoruz. " tohum/ n.fazıl



devamını gör...
12. (Tematik)
ferhad bey: nasıl sabredilir öğretir misin?
hancı: oğlum! nasıl sabredildiğini bilmez misin? herkes nasıl sabrediyor?
ferhad bey: unutarak mı , adam sen de ne olursa olsun diyerek mi, yoksa yaralı bir ciğerde, etrafı keseyle çevrili bir kurşun parçası taşıyarak mı, nasıl?
hancı: hiç unutmak, aldırmamak olur mu? sabır, çekilen şeyi duymamak değil, ona dayanmayı bilmektir. acı ne kadar büyükse sabır da o kadar büyüktür.

------------------------

ferhad bey: anlamak niçin suç olsun? anlamak, bütün derdimiz o değil mi? bütün insanlığın derdi o değil mi? fakat anlayabilsek, anlayabilsek. anlamanın ne kadar güç olduğunu kavrayabilsek. ya kazara anlaşıldı zannedersek. işte suç burada. suçların suçu burada..

------------------------

ferhad bey: ağaç tohumu unuttu. bir bana bak bir de kendine. ben senden kaç milyon kez, kaç milyar kere büyüğüm. ben nasıl senden çıkmış olabilirim dedi. bir damlanın hacmine bütün bir kainatın sığabileceğini anlatmaya çalışan ince ve girift adam deli dediler. yaptığı iş bir iğne deliğinden bir deve geçirmeğe kalkışmak kadar gülünç oldu. iğne deliğinden deve geçer mi?
yolcu: geçer mi?
ferhad bey: geçer. bir iğne deliğinden develer, dağlar ve denizler geçer. iğne deliği kadar küçük gözlerimizden nasıl bir gökyüzü geçiyorsa öylece bir iğne deliğinden herşey geçer..

---------------------------

ferhad bey: hatıraları ne yapacaksınız? cansız bebekleri ne yapacaksınız?

----------------------------

hanım: ferhad bey! beni bir ümide doğru mu yürümek istiyor zannediyorsunuz. ben sizi tanıyor muyum? ben sizden başka kimi tanıyorum? önümdeki uçurumu görmüyor muyum? ben bir yere varmak için yürümüyorum. insanların "olamaz" "mümkün değil" diye bildikleri birşey var. işte onun yüzüne tükürmek ve çekilip gitmek için ilerliyorum.

------------------------------

üstad yazmış.. öyle yazmış ki.. anlamak, sabır, mucizeler, Allah.. her birini anlatmak için kelimeleri kendine adeta köle etmiş..
devamını gör...
18. (Tematik)
üstad necip fazıl'ın yazdığı piyestir.

--- alıntı ---



muhsin ertuğrul, bir yemekte; «niçin bir piyes yazmıyorsun?» sualiyle, tiyatroyu, «hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna» olarak gören necip fazıl’ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. o anda, şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. hemen kararını verir ve 7 gün içinde «tohum»u bitirir.

1935 senesinde muhsin ertuğrul tarafından sahnelenen «tohum» piyesinde olay, anadolu’nun işgal edilmiş bir köşesinde, maraş’ta cereyan eder.

vatan sadace bir toprak parçasından ibaret değildir. dolayısıyla vatanı müdafaanın gizlediği bir aksiyon; aksiyonun gizlediği bir fikir; ve fikrin gizlediği mahrem bir benlik olmak gerekir.

tohum, millî mücadeleyi, anadolu halkının öz benliğinde mevcut ruhun bir fışkırışı olarak gösterir.

(yazıldığı tarih; 1935)

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar