toplumda yozlaşmanın tabana yayılması

ırkların grileşmesi de denebilir. tabi bu durumu ırklar çerçevesinde incelemek yanlış olur fakat judaizme doğru ahlaki erozyon inkar edilemez. rantiye bir avantaj ve üstünlüğün hak edilmeden kazanılması olayıdır. çeşitli rantiye gruplarının piyasa bağımlılıklarının biçimi ve değişkenleri farklıdır. bir yerde rantiye varsa efendiler ve köleler vardır. üretim ve tüketim, efendi ve köle zıtların birlikteliğidir. efendiler sundukları ürünün talep görmesi için toplumsal tabanı değiştirebilecek kadar ahlaksızdır. bu nedenler kültürel değerlere savaş açılır, kapital elde etmek isteyen efendiler, toplum tabanının kültürünü bozguna uğratarak kendi pazarlarını yaratırlar.
devamını gör...
çok eskilere doğru yürüyebiliriz bunu.

insana beden giydirilmiştir. yahut bedene insan! öyleyse çürümek en doğal süreç. beden ölünce, ceset çürür!

ölüm vardır ve toplumlar da ölür. çürür ve çürümek doğal bir süreçtir.

ceset çürür.
devamını gör...
tepede bulunan imkanı olanlar yozlaşsınlar, sürekli kendilerine menfaat devşirsinler ama altta kalan adama ufo gören masum köylü rolu biçsinler. ne güzel istanbul!
balık bile baştan kokuyor.
devamını gör...
bence tavandakiler sebep değil sonuçtur. tavandaki herkes tabandan gelmedir. bu yüzden bir liderin bir toplumu kurtarması, bir savaşın her şeyi alaşağı etmesi gibi durumlara inanmıyorum. şartlar olgunlaşır ve bir kıvılcım domino taşlarını devirir. mesele kıvılcım değil, odaya yayılan, yıllarca açık bırakılmış ocaktan yayılan gazdır.
devamını gör...
bunun için net bir tanımlama ve doğruyu bulamıyorum açıkçası şöyleki:
nasılsak öyle yönetiliriz düşüncesi bir yanımda ağır basıyor. ama diyorum önceden böyle değildik ki. sonradan böyle oldu. o zaman başların kabahati var diyorum. sonra da başka sorun başlıyor. ya diyorum gerçekten toplum-biz bozuktuk da güç elimize geçince aslında gerçek benliğimizi bulmuş olduk. büsbütün yukarıyı suçlayamıyorum bu sefer. yukarısı mı bizi böyle istiyor yoksa bizim menfaatlerimize bu hal uyduğu için mi böyleyiz? ah bu ikilemler. okumanın gözü kör olsun. düşünceler olmasa da bir yere yapışıp kalsam diyorum ama sonra da yine kendime bunu yakıştıramıyorum. ne oluyor bana?
devamını gör...
toplumumuzun mütemmim cüz'ü olması gereken idari temsilcilerimizin, ileri derece liyakatten uzak, halka ve hakka hizmet için değil, kendilerine zimmet için çalışmalarının sonucudur bu.

güzel bir atasözümüz var, balık baştan kokar diye.
realize edelim, bayat ve anormal kokan bir balığı kimse satın almak veya tatmak istemez. kaldı ki tezgaha dahi gelemez.
alıcı, balığın sadece kafasının veya başka bir bölgesinin kokmasi ile ilgilenmez, başı kokan balık diye bir tabir de olmaz, balık kokuyorsa kokuyordur!

what i mean, kokan bu baş yuzunden hepimiz kokmus oluyoruz. niteliklerimiz, onların niceliklerine kurban ediliyor ve bu konuda gerçekten hiçbir şey yapmıyoruz. biz de az kokuşmuş değiliz yani, bilelim istedim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar