öncelikle;

muhalefet: bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık *
biat: Bir kimsenin egemenliğini tanıma*

sağlam kaynak ve sebeplere dayandırılmamış, karşı görüşe yakın başka bir olay ile kıyaslamaları çok fazla muhalefet saymamak gerek. ne diyor lan bu denişik diyenler için; sözlükte birçoğunun/birçoğumuzun * yaptığından bahsediyorum. siyasetten değinecek olursak; iktidar mı eleştiriliyor çat karşı görüş "ama paraleller de şöyle böyle , paralelin bilmem nesi gibi, paralel vs" cemaat mi eleştiriliyor çat; "akp şöyle akp de böyle" kesinlikle bir ikna ya da bahsedilen konunun derinliği, doğruluğu ya da yanlışlığı ile ilgili bir muhalefet, bir eleştiri olmuyor. sebebi de sanırım diğer kavramımız yani biat ile ilgili.


mesaim henüz bitmedi. giriş olsun gelişmeler sizden gelsin. *
devamını gör...
demokrasi kültürünün olmadığı, bireysel okuma oranının magma kreterinde olduğu bir toplum havzasında muhelleffte ne olur, iktidarda.. diyesim gelen boş tartışma..
devamını gör...
muhalif olma ve mukayeseli edebiyatı üzerine imece söyleşi.

tasavvurun varsa ve iktidar değilsen, engin denizlerde muhalefet fenerisin derdi bir ata dostum, büyüğüm.
lakin her iktidar, kendine muhaliftir aynı zamanda. sürekli aşma çabasıdır anlatmak istediğim.
bir iktidar ki, öz muhalefetini; bir mana da kendine bakıp beğenmemeyi unutursa; katı, otokratik-oligarşik esvapta; kendini dahil toplumu da boğmaya başlar.
işte o zaman biat doğar; ya sev ya terk et.
mevlam bizi bu hallerden korusun.
devamını gör...
rahmetli büyük büyük büyük dedem derdi ki '' bir insan neyi en çok vurguluyorsa kesin onda o yok'' derdi. ''mesela bir adam namus kavramı üzerinde duruyorsa onda namus yoktur. ya da yan kesicilik kötü bir şey diye sürekli söylüyorsa kesin yan kesicidir'' derdi.

ülkemizde de sürekli demokrasi, insan hakları, eşitlik falan konuşulduğu için birden aklıma büyük büyük büyük dedem geldi. neyse paşa dedemin mezarına gideyim de bir mezarına su dökeyim.
devamını gör...
biat etmek insanların kaderinde vardır.

tarih boyunca insan toplulukları güçlü liderler etrafında toplanmış ve ona biat etmişlerdir. bu kimi zaman dini birer elçi olan peygamberler, kimi zaman da padişahlar, krallar ya da imparatorlar olmuştur. dünya tarihini oluşturan kişi, olay ve kavramlar hep bu biat kültürü çerçevesinde var olmuşlardır.

lakin günümüzde ve özellikle ülkemizde var olan biat kültürü; bireyselleşmenin, bilgi ve iletişimin çılgınlar gibi üst düzeye çıktığı günümüz şartlarında gerçekten manasız bir görüntü sergilemektedir.

kimisi hiç sorgulamadan herhangi bir siyasi partiye biat etmekte; kimisi herhangi bir tarikat ya da cemaate intisap etmekte; kimisi de futbol fanatiği olmakta; kimisi ise hala ortaçağ feodalizmini aratmayan aşiret düzenine mensup olmaktadır.

halbuki cenab-ı mevla bize aklımızı kullanmayı emretmektedir.

mu’minun suresi, ayet: 80- o, diriltendir, öldürendir. gece ile gündüzün birbirini takip etmesi de o’na aittir. hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

bakara suresi, ayet: 164-şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.
devamını gör...
muhalif olup olmamayı biat gibi ne anlama geldiği yada ne ima edildiği belirsiz bir kavram üzerine kurmak oldukça abestir. evvela, müslümanlığın muhalif olmaya engel olduğu, ortamlarda papağan gibi tekrarlanan sünnilerde devlete isyan edilmez, ulul emre itaat farzdır gibi baştan sakat bir postulata dayandırılıyor. ki, kudretinden şüphe etmeyeceğimiz osmanlı devrinde yaşayan sayısız isyan ve kıyam, toplumun şartlar ve ortam oluştuğunda nasıl başkaldıracağının göstergesidir. muhalif olmak, mumla romantizm ambiansı yaratmak nevinden "öğretilmiş" bir şeydir. muhalif olmak salt homurdanmak olsa, bu memleketin orta yaş ve üstü tüm erkekleri akşam tv izledikleri koltuktan, gündüz vakit geçirdikleri cami önlerinden yahut kahvelerden muhaleftin kralını yaparlar. lakin homurdanmak, kamusal alanda görünür kılmaz kimseyi. ama örgütlülüğü olan 10 komünist, el cezire ankara binasını basar ve akşam haberlerine çıkar. çünkü komünist muhalefet olmanın, yani kamuda görünür olmanın tüm teoriğine ve pratiğine sahiptir. şimdi sen 93 harbi, balkan bozgunu, kurtuluş savaşı, kurtuluş savaşından sonra içeride demir yumruk, tahsildar zulmü görmüş bir halka, laa bunlar biat kültürü bunlar muhalefet etmez dersen, cümlenin başındaki hadiselerin yaşattığı travmayı hesaba katmıyorsun demektir. hem devletin demir yumruğu, hem kıt kanaat bir maaşla yaşamaya mahkum olmuş bir toplumun kaybedeceği çok şey vardır ve muhalefet bir lükstür. biat mı? onun konu ile alakası yok.
devamını gör...
toplumumuzda, muhalefet ve biat ikilisi yan yana gelemiyor maalesef. biri varsa diğeri yok sayılıyor. muhalefet ise her şeye muhalefet, hiçbir şeyi tanıma, doğrulama yok, hep bir ama var. biat edilmiş ise hep haklı çıkma ve kendi tarafını haklı çıkarma kavgası, yanlışları görmezden gelme hatta gerçekten de görmeme var.
halbuki şunu unutuyoruz; hazreti ömer, hazreti ebubekir'e biat etmişti ama aynı zamanda karşı görüşleri de vardı, muhalif durduğu noktalar da vardı. çünkü onun muhalefeti de Allah içindi, bizim şimdi anladığımız gibi düşmanlık değil.
devamını gör...
toplum yapımızda hem muhaliflere, hem de biat kültürüne yetecek kadar yer vardır. biat edenle, biat edene karşı olan bu toplumda hep vardı ve var olacaktır.yalnız ham sofu ile bilgisiz muhalif olmamak şartıyla.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar