ben deli değilim neyse o'dur gözümde. kişi kendinden başlamalı , x olmalı , başka toplumlarda böyle bundandır diyerek ötelendi , fikri hal ihlal edildi.

türkün türk'den başka dostu yok , çanakkale geçilmez ne çok seviyoruz şu kafataşçı milliyetçiliği eksikliği kendini yükseltirken realiteden uzaklaştırarak yüceltmeyi. türk toplumu aptaldır genellemesi ilmi bir araştırma yapılmadan değerlendirilemez lakin bir toplumun ruhsal hali hayatın içerisinde iyiye yahut kötüye gidebilir zeka bir yerde sabitlenir sonrasının gelişimi aşırı derece zordur. ruhsal hal ise denetim , eğitim ve normların sıradanlaşmasıyla normal hale döner. en basitinden istanbul'da sarı ışıkta hemen kornoya basılırken , aydın'ın bir ilçesinde sakince yol almak mümkün. aynı insan tipi , aynı eğitim seviyesi peki ya genel fark?

türk toplumu son 15 yılda ciddi şekilde kendini tahrip etmiş , elalem ne der diyerek benliğini çiğnemiş , yarım doktor candan yarım imam imandan eder kelamına benzer şekilde topallığının sorununu en sonunda ayağını kestirecek hale getirmiştir.

erkek olmadı diye bebeğini duvara fırlatıp öldüren yaratık başlığına baktım. insanlar ne kadar sinirli , ne kadar o insandan nefret ediyorlar değil mi aynı yerdeyim yazmak dahi istemedim açıkcası. keza daha geçen ay o kızımızı kesen , bıçaklayan , parmak izi kalmasın diye parmaklarını doğrayan , parçalara bölen , poşetleyen insanlar da vardı. Allah'dan sözlükte 18 yaş altı fazla yazar yokta hayattan daha da fazla soğutmuyoruz.

peder beyin işi gereği genç yaşta neredeyse tüm yurdu belli zamanlar diliminde gezmek zorunda kaldım. mahalle yoktu , aşina olduğum insanda ama çok insan gördüm mecbur. toplumun reaksiyon süreleri , nelere kızdıkları , neye kızdığı neyden şımardığı , kimi nasıl kazıkladığı , ne zaman emniyet şeridine geçtiği. iki mevki alınca 2 ayda değiştiği , altını ziynet diye değil günde göstermek için taktığını. yaptığı azgınlığı mahalleye caka diye sattığı..

tofaş'ta beş kişi dolaşıp ışıklarda kadınlara laf atıp kendi bacısına laf edilince çıldıran insanlar vardı. bunun için adam vuran o benim bacım diyen riyakarlıktan geberen..

dedikodu yüzünden abi kardeş arasını bozan kadın vardı. melekti , çok iyi kadındı en son okuduğu kitap kaşağıydı. çocuğuna bağırır , üstünü kirletince kafasına vurur , onu 6 yaşında yaramazlık yapınca seni polise veririm tehditiyle korkuturdu. şimdi o canavar 27 yaşında : içki parası için anasının kolunu kesti bileziklerini aldı. sorsak gaddar işte sen insan değilsin!

bir adam vardı emekliydi mahallenin ebubekir abisiydi. çocuklara cebinden şeker verirdi. ankara'da otururdu hem de güzel bir semtte. bir gün eve girerken komşusu ona omuz attı , bekle dedi burada yukarı çıktı silahını aldı , kafasına 4 mermi sıktı. sonra evine döndü, gazetesini okudu polisin onu almasını bekledi , pişman değilim dedi.

cihan vardı dersleri çok iyiydi kafası zehirdi. tübitak'dan burs alıp new york'a kadar gitti. geri döndü konya'da görücü usülü evlendi , 2'de kızı vardı. kredi kartı borcu yüzünden kafayı sıyırdı , çocukları balkondan attı eşinin boğazını kesti kendisi de intihar etti.

ya ne kadar sıradan ve aaa evet bunlar bizim ülkede olan unsurlar diyoruz. insanlara baksanıza metrobüste , otobüsde , herkes beyninde kavga halinde. kaynanasına edemediği küfürü ediyor , belki çayına zehir attı rahatladı, iki de sahte göz yaşı döktü. bir beyaz yakalı ip arıyor ona terfi veremeyen müdürünü odasında astığını düşünüyor , keza 17 yaşında merve hayatta aşk kalmamış diye facebook'dan beyni köreltme derdinde. cihan onu sevmediği için nasıl kıskandırabilirim diye düşünüyor.

her şeyin alt yapısını kurduğumuz hayallerde yaşıyoruz. adam fakirliğinden dolayı değil eğitimsizliğinden dolayı kızgın olması gerekirken , hatayı ingilizce bilmediği bir işe ingilizce bilmeyen bir müdüre yaslayıp tercüme gelince yapamayan ve fırça yiyen kişi olduğunu anlayınca , ona trafik cezası kesen polisinde eğitimsiz olduğunu anlayınca ve onu polis olmayan yerde hız yaparak intikam aldığını düşününce daha doğrusu kabullenince kimle yaşayacağız iyi güzelde işte toplum bu diyorsun. başı sonu bu kadar..

tamam aynı yerdeyiz, sorun ruh hastalığının da bir hastalık olduğunu kabullenmek. psikolojisi bozuk olup haberi olmayan lakin kamyon , otobüs kullanan , ders veren , yazı yazan , minibüs kullanan , adam bıçaklayan , fener maçı için sabah 7 de stat önünde olan adam. stres atma derdinde , galatasaray'a küfür edince motive oluyor koca koca adamlar çünkü sokakta etse hemen bıçaklanacak o da bu durumdan şikayetçi bakmayın. sorsan toplum onu anlamıyor ne kadar değişti ülke.

devletten neden soğudumun cevabı bundadır işte. bir metrobüste 40 km'lik yolu yaşlıya yol vererek ayakta geçiren bir genci , en ufak bir omuz atmada böbreğine bıçak sokacak psikopatla aynı ortama sokan devlet! inatla eğitime ehemmiyet vermeyen , 25 yıl sonrasının katillerini şimdiden eğitemiyorsunuz dediğimiz yapı. türkiye'de insanlar ölünce helallik alınır.

acizane bir tavsiye her evden çıkarken helallik alın. ilk selam verdiğiniz kişi ruh hastası!

selametle

devamını gör...
çocuk cinayetlerinin, tacizlerin, ırkçılığın, gasp ve bilumum suçun sadece türkiye cumhuriyetinde olduğunu sanan yazar beyanatıdır. başlık "dünya toplumunun ruh hastası olduğunu kabullenmeme durumu" olarak değiştirilip içerisine biraz da dünya'da vuku bulan cinayetlerden, ahlaksızlıklardan biraz da dünyaca fame seri katillerin, diktatörlerin hayatlarından serpiştirilip az yağlı tavada kavrulsa katılacağım önerme.
devamını gör...
sistemli bir biçimde hemen hemen iki aydır, cinayet haberlerine maruz kalmış her insanın düşünebileceği durum. aramızda bir takım soysuzların yaşadığı doğrudur ve hızlı bir biçimde dejenere olduğumuzda doğrudur.
devamını gör...
maalesef algı kötüyü seçiyor.
takdir edilmese de, gözden kaçsa da iyiler iyi kalmalı.
devamını gör...
herkes doğrudur, doğru düşünür ve doğru yapar. kırmızı ışıkta geçen minübüs şöförüne "sebebi neydi ki?" demeye cesaretimiz yok. çünkü "sen benden daha mı iyi bileceksin?" diye soruyla muhatap olmaktan çekiniriz. içimize atarız her olumsuzlukla karşılaştığımız gibi. "hadi bu sefer de sövmeyeyim." sonra bizim de aslında bir dönüşüm geçirdiğimiz bir gerçektir. hem de küfrettiğimiz insanlara dönüşüyoruz. tüm sinirlerimizi ilk fırsatını bulduğumuzda atmaya çalışıyoruz. e1k abimin dediği gibi bu ya tribünlerde oluyor veyahut gücümüzün yettiklerine karşı.

biraz bu halinden tedirgin olanlar hemen 182'yi arayıp psikiyatri polikliniğinden sıra alıyor. son 5 yılda antidepresan kullanımı %56 artmış. biz yine iyiyiz avrupa'da prozac denilen ilacı leblebi niyetine götürüyorlar.

şehrin en sakin canlılarının sokak köpekleri olduğunu biliyormuydunuz?

hepsi eroin kullanmış gibi sabahtan akşama kadar uyuyorlar ya da bir koala edasıyla yemek aramaya çıkıyorlar. onlar bile sinirleniyor bazen. yine insanlar yüzünden. adam dükkanın önünden sakince geçen köpeği kovalamaya başlıyor. kaldırım da mı senin ulan? at kafası..

tam uyuyacakken yoldan geçen doğan slx ya da motosikletlerin egzoz patlatmaları hanginizi sinir etmiyor? gece 23:30 a kadar inşaat çalışmaları hanginizi sinir etmiyor?
tam işe gelirken bastığınızda kenarından su fışkıran kaldırım taşı...

bunların hepsi bizim ruh sağlığımızı bozuyor. kabullenmiş olanlar ise daha da tehlikeli insanlar olacaktır. kabullenmek istemiyoruz. kabullenirsek suçlu gibi hissedeceğiz. hep başkalarının düzelmesini bekleyeceğiz. köydeyken sokak lambası bozulduğunda babam direğe çıkıp tamir ederdi. babaannem yoldaki taşları kenara çeker, annem toz olmasın diye yolları sulardı. biz belediye gelsin, zabıta gelsin, yetkili bir abi gelsin toplasın diye bekliyoruz. size bir sır vereyim. bir halt yaptıkları yok. trafik polisi yaya geçidine araba parkediyor.

tahammül çıtamızı çok aşağıya çektik ve kamoon diyoruz.

Allah (c.c) yardımcımız olsun.
devamını gör...
ama her ülkede oluyor..

soygun için girdiler, yaşlı kadını kolonya ile ateşe verip kaçtılar!

ankara’da bir evde çıkan yangında yalnız yaşayan 68 yaşındaki ş.y., hayatını kaybetti. jandarma, yaptığı detaylı incelemede yangının kundaklama sonucu çıktığını belirledi. olayla ilgili gözaltına alınan 3 kişinin, soygun amacıyla eve girdikleri, para ve ziynet eşyaları çaldıktan sonra evi ateşe vererek yaşlı kadını canlı canlı yaktıkları ortaya çıktı.

mamak ilçesi’nde, 17 mart’ta çıkan yangında evde yalnız yaşayan ş.y., yanarak can verdi. ş.y.’nin cenazesi otopsi için adli tıp kurumu’na kaldırıldı. jandarma ekipleri evde yaptıkları incelemede ise yangına neden olacak herhangi bir delil bulamayınca kudaklama şüphesi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. andarma’da çapraz sorguya alınan h.u. ve t.e., ifadelerinde suçlarını itiraf etti. şüpheliler, yaşlı kadının evine hırsızlık amacıyla girdiklerini, çantasındaki 30 lira ile yüzük ve bir iki parça ziynet eşyası aldıklarını, kadını bayıltıklarını belirtiler. evin her tarafına kolonya döküp ardından da ateşe verdiklerini anlatan şüpheliler, yangın çıktıktan sonra da olay yerinden uzaklaştıklarını kaydettiler.
devamını gör...
kusurlu suclu sorunlu olanlarin asla kabul etmemesi söz konusu. toplumda boyle vakalar var bu toplum nereye gidiyor diyenlerse genelde akli selim insanlar. aramızdaki o derin yarilma her geçen gün kendini yeniden gösteriyor. yetkililerden adimlar istiyoruz oyle de sonuca baglanmiyor. bi dram ki her gun 20 snlik haberlerle kendini tekrar ediyor ve artik yavastan ulkenin asli gerceklerinden biri olmaya basladi.. çözümsüzlüğü konusunda bu kadar yetersiz kaldigimiz baska bi alan var miydi bilemiyorum.. ama artik koskocaman bi kara deligimiz var. ıcine masum canlari ceken karambole giden insanlari hatırlatan hic yok edilmeyen ama bizden insanlari ayiran koskoca bi kara delik. bakınız bu bir dramdır sözünü bu kadar manidar kilan olmadi hiç.
devamını gör...
yalnız kendi postuna özen gösterenlerin gücü elinde tuttuğu bu zor zamanlarda, her birimize hatırlatılan "hayvanlığın baki, postun da bizim" türü göndermeler üzerinden durumu okumak zor değil lan.
devamını gör...
üzücüdür. bugün haberlerde bir adamın kediye yemek verir gibi yapıp tekmeyle hayvanı uçurduğunu gördüm. sinirlerim yerinden zıpladı. o adamı elime verseler diye neler neler hayal ederken kendime geldim. resmen ruh hastası olmuşuz.
insan dışarı çıkınca adres sormaya korkuyor. tek başına minibüste kalmamak için akla karayı seçiyor. kimseyle gözgöze gelmek istemiyor dışarda. saçmasapan şeyler kabul ama inanın savunma mekanizması bu kadar tuhaflaştı.
devamını gör...
katıldığım bir tespittir.

bir psikiyatrist der ki; "benim danışanlarım değil, onları bu hale getirenler hastadır".
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar