türk kahvesi vs filtre kahve

aralarında uçurumlar olmayan iki kahve çeşidi versusudur. bir kahve sevici ve her gün türk kahvesi içen biri olarak türk kahvesi diyorum. hem bu filtre kahve denen nane, makinanız yoksa çok zahmetli.
devamını gör...
gün içerisinde bir fincan türk kahvesi içmiş isem günün sonrasında tercihim filtre kahve olur. ikisi birlikte kremalı kahveleri uzak ara sollar.
devamını gör...
bir versus.
neye göre kıyaslasam bilemedim.
benim için türk kahvesi eğlenceli ve dedikodulu konuların konuşulması için içilecek bir şey ( tabi bu dediğim en az bir insanla bulunulan ortamlar için geçerli ). oysa filtre kahve felsefe ve sosyoloji konuşmak için daha elverişli gelir.
şaka bir yana türk kahvesi üç taneden sonra tıkıyor, filtre kahve yap gibi maşallah akıp akıp çenemi gevşetiyor.
bu arada birgün kahve alırken çekirdekleri çeken adam söyledi, bu kahve makinalarının bir öğütme derecesi varmış 14 seviye olmak üzere sanırım. işte bi’ seviyede çekilince türk kahvesi oluyormuş başka bir seviyede çekilince de filtre kahve oluyor dedi bana.
devamını gör...
türk kahvesinde kafein oranı daha çok düşüktür ve bardak bardak icilecek bir tarzda değildir. hem işlevi hem de keyfi açıdan filtre kahve all the way.
devamını gör...
kahvenin hayatımızdaki yerine kazananı belli olacak versus.
ben o pütürlü telveyi, kısa süren keskin içimi sevmiyorum. ben kayan, aroması yoğun et kalınlığı ince bardakla içilen filtre kahveyi tercih ederim.
devamını gör...
bizim kahveyi pek sevmiyorum, sevemedim.
türevlerini daha çok seviyorum mesela osmanlı, menengiç gibi...
ve filtre kahveyi de türk kahvesinden daha hafif bulduğumdan daha çok seviyorum.
devamını gör...
türk kahvesi merhaba kadim dostumdur.
filtre kahve naber moruk yaadır.

günlük hayatta ikisini de tercih ediyorum fakat türk kahvesi için vakit ayırırım. filtre kahve için karton bardağa doldurtup alelacele gideceğim yere yetişirim. bu süre zarfında elemanı daha demlenmedi mi diye de darlamayı ihmal etmiyorum. eminim çok küfür yemişimdir.
devamını gör...
her iki kahve çeşidinin kıyaslanması. kıyaslamaya girmeden önce ikisi de doğal kahvelerdir. ne katkı maddesi, ne süt-şeker vs içermezler. temel fark birisinin posası-telvesi-yağı kahve içinde kalırken, diğerinin tüm her şeyi filtre kağıdında kalır. dolayısı ile türk kahvesinde okkalı bir tat oluşurken, filtre kahvede daha fresh bir tat elde edilir. türk kahvesi yemekten sonra iyi gider, filtre kahve atıştırmalık vs ile daha iyi gider. en keyifli olunan anlarda türk kahvesi iyi giderken sohbet, çalışma, araç kullanma , yalnız kalıp demlene esnasında filtre kahve iyi gider.
devamını gör...
aslında olaya türk kahvesi ve filtre kahve olarak bakmak yerine kahve olarak bakmak daha sağlıklı. türk kahvesi ( bundan sonra tk olarak anılacak) ile filtre kahve ( bundan sonra fk olarak anılacak) arasında hem hazırlama yöntemleri bakımından hem de kahve çekirdeklerinin gerek menşei gerekse kavrulma düzeyi ve öğütülme kalınlığı arasında fark var.

kahve, ulaşım imkanlarının sınırlı olduğu yıllarda pahalı bir ürün olduğu için sadece belli bir kesim tarafından alınabilen bir üründü. türk halkının ağırlıklı olarak çay içmesi biraz da bu nedenledir. eğer kahvenin anavatanı olan iklim kuşağında bir ülke olsaydık kahve içen bir toplum olacaktık. çay içiyoruz ve muson asyasında mı yaşıyoruz diyebilirsiniz haklı olarak. çay bize cumhuriyet döneminde geldi. hem toprak yapısı hem yıllık ortalama yağış miktarı olarak muson asyası tadında rizede üretilmeye başlandı. normalde kendi iklim ve yetişme koşullarına uygun olmasa da mikro klima olarak ürün tuttu ve bugun üretimin tamamı rizede. aynı mantıkla anamurda muz var diyebiliriz ama bir equador muzu olmuyor işte. kahve de böyle demeye çalışıyorum.

ulaşım imkanları artınca kahve de daha kolay bulunabilir duruma geldi. eskiden sadece belli ülkelerden gelen kahve çekirdeklerinin kavrulması ile yapılan tk yerine artık farklı aromalara sahip kahvelerden fk içebiliyoruz.

kahve, hazırlanış biçimiyle de yaşadığımızı çağı yansıtıyor. ben mesela 1 fincan tk içmek için odun kömürü mangalı yakıp bakır cezveda ağır ağır kahve pişiremem. osmanlı insanı olsaydım bu benim rutin, sabah kahvaltıdan sonra içtiğim bir şey olurdu.

bu dönemde french press ile kahve yapmak ne kadar pratik olduğu halde fp yi zor bulup kahve makinesi alanlar var. ya da çıplak ateşte tk pişirmek zor geldiği için elektirikli cezve de tk yaptım oldu diyenler de var.

artık kimsenin hiçbir şey için yeterli zamanı yok. bütün günü evde geçiren "ev hanımı" bile, kahve yaparken seda sayanın kadın programında tanıtımını yaptığı için aldığı kahve makinesi ile tk yapıyor oysa ruh olarak tk böyle bir şey değil.

her şeyin bir usulü bir adabı var. tamam demiyorum mangal alalım ama hiç değilse bakır cezvede taze öğütülmüş kahveden kısık ateşte yapabiliriz.

ama matrix filminde the merovingian'ın da dediği gibi kimin vakti var.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar