türk toplumunda huzurla evlenilememesi

son zamanlarda aşırı dikkatimi çeken durum. benimki de dahil buna, nerde bir nişan muhabbeti duysam sorundan sıkıntından geçilmiyor. mevzu sadece maddi değil. o onu dedi, bu bunu dedi, beni nasıl davet etmez, o benim nişanıma gelmesin filan iki insan birbirini sevmiş huzurlu bir şekilde niye evlenemiyorlar.

tabi bu huzursuzluk genelde evlenen çiftten değil çiftin ailelerinden kaynaklanıyor. birbirine üstünlük kabul ettirmeye çalışma, saçma sapan ego tatminleri, birbirine laf sokmalar filan derken işin içinden çıkılamaz hale geliyor ve yeni evliler arasında daha evlerine girmeden fitne fesat başlıyor.
devamını gör...
her ailenin kanayan yarasıdır evlilik süreci. yalnızca aileyi değil akrabaları da kapsar. ülkede evlenmeye kalkan korku tüneline girmiş gibi bir sürece giriyor.
devamını gör...
sebebi cipiu'nun da dediği gibi gıybet, hased, üstün olma çabası, fitneler ve kibirden kaynaklanmaktadır. çift daha evlenmeye karar verir vermez çevredekiler hemen başlayıp, "*aman kendini ezdirme, *kadın kısmı bir dediğini iki etmeyecek, *ipleri baştan sıkı tut" der. bunun sonucunda da çift daha evlenmeden birbirine ajan gözüyle bakmaya başlıyor. sanki evlenmiyor da siyasete atılıyor gibi oluyor.

bir de şöyle bir durum var. sebep her zaman maddiyat değildir, bu doğru. fakat maddiyat hep büyük rol oynar. evlilik süreci başlar başlamaz giderler, giderler, borç, taksit, ha babam para ver para dağıt. şimdiki evlilikler salak saçma göreneklerden, "onda var bende de olsun, bir kere evleniyoruz" lardan dolayı 70 bin tl den aşağı olmuyor. bu sorumluluk çoğu zaman erkek tarafının olduğundan ya hanımının çalışmasını istiyor, ya kredi çekip faizden dolayı harama bulaşıyor ya da evlenmekten vazgeçiyor. şuan iş arkadaşım yeteri kadar parası olmadığı için evlenemiyor mesela.

bunların yanında teknolojinin gelişmesiyle birlikte ihtiyaçlar ve masraflar git gide çoğalıyor. büyük boy televizyon, lüks mobilyalar, mikrodalga fırın ve daha bir çok şey güya zaruri sanılarak ihtiyaç listesine eklendi. devamında da araba ve ev olacak. yani kısacası adam evlendiğinde ömrü boyunca borç altına girmeye imza atıyor gibi artık. şuan değilse de ileriki zamanlarda olacak ne yazık ki oysa bunlar huzur değil huzursuzluk veriyor. birkaç sene önce internette bir yorum okumuştum. adamın biri 5 yıl çalışıp borç ödedim, 6. senemde boşandım diye yazmıştı. sebebi malum.
devamını gör...
beklentilerin haddinden fazla olmasından da kaynaklanan durum. insanın kolay memnun olamayacağı gerçeğini de işin içine katarsak sıkıntılar ister istemez kaçınılmaz oluyor.
devamını gör...
yapısal sorundan kaynaklı olan durum.

aksiyonu seven bir milletiz. ikinci ve üçüncü şahısların devreye girmek istemesi ile gerçekleşen durumdur.
devamını gör...
erkeğin de, kızın da arkadaşlarının gaz vermesi.

kız tarafının damafın ümüğüne çökmesi.

kaynanın da gelinin ümüğüne çökmesi.

sonra iki sülalenin de hani nirde çocuk diye gelin damadın ümüğüne çökmesi.

türkiye'de kimsenin mutlu olmak için evlenmemesi.
(bkz: doymuş erkek isteyen kızlar)
(bkz: yapacak bir şeyi kalmayanın evlenmek istemesi)
(bkz: çocuk için evlenmek istemek)

karı kocanın kişisel zamanı olmaması. hep birlikte takılmaya çalışması.

(bkz: evliliğe nalet bir şey gözüyle bakmak)
devamını gör...
"kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" düsturunun tersi yönde hareket etmekten kaynaklanır. toplumdaki evlilik ve aile yapısını yerle bir eden popüler tv dizilerinin de bu sonuçta payı büyüktür. "televizyon bir şamardır. hem de kendi hanemizde kendi elimizle suratımıza inen büyük bir şamar. "
devamını gör...
kürt toplumu daha büyük sıkıntı. en ufak bir elastikiyet yok. gelenekler ilahi bir buyruk gibi. mısırlı gençler en son isyan etmişti. demek ki araplarda da durum benzer.
devamını gör...
ne kadar saçma bir yaklaşım bu ya. ulan evliliğin kendisi huzursuzluğa davetiye çıkarmaktır zaten. siz filmlerde evlendiler ve mutlu son düşünceleriyle yaşıyorsanız başka tabi. birincisi bir olaya ne kadar çok müdahil olan varsa orada saçmalık bitmez. ikincisi evliliği kutsamak çok yanlış. insanları daha genç yaşta yetiştirirken iş sahibi ol, evlen, yuvanı kur, arabanı ve evini al, oğlunu okut, ever, düğününü yap şeklinde yetiştiren ananeler* ve anne-babalar baştan huzursuzluğa davetiye çıkarıyor. oysa evlilik devletin sizi kendisine daha fazla bağımlı olmanız ve uysal şekilde önünde köpeklemeniz için kurduğu bir düzenin ta kendisidir. bunu evlendikten sonra anladım ya o da işin ironisidir.
devamını gör...
son çocuk olursan huzurlu evlenebilirsin. çünkü evlense de gitse diye bakarlar ya, ondan.

kaç tane çocuğunuzu yediniz böyle anneler biliyor musunuz? anneler diyorum çünkü babalar garip. o çocuklarınız hala mutsuz bence. aģlayın hadi.
devamını gör...
huzursuzluk toplumdan değil çiftlerin kendisinden kaynaklanır. genelde hiç evlenmemesi gereken iki insanın mutlaka evlenmeleri gereğine kendilerini inandırmalarından kaynaklanır. sonra da "adam şerefsizin teki çıktı riza baba" .
devamını gör...
olay tamamen işsizlikle alakalı. kendi huzursuzluğundan geçip başkasının huzursuzluğuyla ilginen bir toplum olduk. bizim işimiz yarım başkasının işini konuşuyoruz yani. şu zamanda oturup kendimizle adamakıllı ilgilenirsek başkasının ne ettiğiyle ilgilenmeye zaman kalmamış olur. lütfen işimize bakalım.
devamını gör...
doğrudur. çünkü millete gösteriş yapacağız diye tutturanlar, ayağına yorganına göre uzatmayanlar çoktur. denge yok bizde denge. saçma sapan adetler gelenekler falan. arada akıllı biri çıkarsa anca o düğün düğün olur. borç batağı değil.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar