maddesel olarak onlarca sebep sayılabilecek lakin umut vaadeden şeyleri de barındıran durumdur.

kendi adıma gözlemlerimi aktarayım,

2020 yılında yaşanan covid sebebiyle insanlar doğayla içiçe yaşamanın güzelliklerini ülkemizde fark ettiler.

lakin olaya nereden başlanılacağı, nasıl bir ekipman ile hareket edileceğini henüz tam olarak kafalarda oturtamadık. decatlon'a yahut n11'e gidip su geçirmez çadır alıp, 2 tane de katlanır sandalye alınca olay bitti diyenler ya akşamları donuyor ya da sıkılıp ben ağa bundan sonra hotelime /pansiyona yahut gündelik evime giderim deyip olaydan vazgeçiyor.

kampçılığın yerleşmesi için vatandaş ile birlikte devletin biraz bu konuda ön ayak olması lazım. tabi hotel gelirlerinden muaf vergisini alamayacak devletimizin buna yardımcı olmasını beklemek beyhude. ne karavanlar için yer var, ne de sahillerde kampçılar için alan. zaten en güzel yerler peşkeş çekilip kapatılmış durumda. ülke insanına ait plajlarda bile 2 km yürümen mümkün değil abazan güvenlik görevlileri "yasak gardaş burası x hotelin" deyip kumu, kumsalı sahili kapatıyor.

diğer yanda zaten ormanlık alan içerisinde kümbetin yeri diye belediye ye avantısını verip yamaca tel örgüyle çömmüş adamlar senden gecelik 50 lira istiyor. bakın su hizmeti yok, ışıklandırma yok yer parası. zaten ülkede asıl mesele bu ya taksicisi dahil hizmet vermeden parayı istiyor, öyle de mide bulandıran insanlar topluluğu. neyse olaydan sapmadan biz devam edelim.

yukarıda bahsi olan durumları göz önüne aldığımızda karşımıza iki manzara çıkıyor ya kendiniz sakin yerleri bulup yerleşeceksiniz ekipmanlarınızla yahut yüksek bir aracı kendinize sığınak ve gölgelik yapacaksınız. eğer ülke içerisinde bolu, sakarya, sinop, artvin, hopa, kaçkar gibi daha yeşil alanlar söz konusu ise yağmur mm olarak daha korunaklı waterproof ürün gamına ihtiyacınız var. hem soyunurken hem sıcağı içeri sokmama noktasında black and fresh çadır almanız mutlak gerekliliktir.

çadır dinlenme üssü değildir, gün boyu yürüyüş yapıp, doğa ile mücadele edeceğiniz için zaten bitkin şekilde geleceğiniz yerdir ve bebek gibi uyursunuz. içeriye nem almayan ve mutlaka sinekliği olan ( kendinizde çakabilirsiniz) ürünler tercih sebebi. çadırların yanında verilen sabitleme aparatları avucunuzda kalır gidin babalar gibi 5 tane 30 cm lik inşaat demiri çivisi alın bakın hareket ediyor mu?



decatlondan mutlaka 2 adet ayakla şişirilen yer yataklarından alın. keza ister diktirin ister max 150 lira civarında olan beyaz tentelerden edinin özellikle 13-17 arasında yemek yaparken ekstra gölge hayat kurtarır. dünya dışında gezegende geçen 4 saniye dünyada 11 yıla eş ise kampta ekstra her 2 kilo gerçek hayatta 12 kiloya eşittir. ekstra yük hamaliyettir aracınız yoksa yahut araçtan uzakta 15 km plus trekking söz konusu ise 15 kiloyu aşmayın canınız çıkar.

orta ve üst kademeli ve 1 haftadan uzun kamp işlemlerine geçtiğinizde decatlon ürünlerinin ancak %30 civarı işine yarayacaktır. bu kapsamda 5 gün ve üstünde gerekli malzemeleri sayarsak,

1) gidilecek bölgenin acil durum istasyonlarına yönelik checklist hazırlayın

2) tulum, yastık ve çadırın hava alma özelliğine dikkat edin tavsiyem husky çadır ve türevleri


3) maksimum 32 parçadan oluşacak ve metal kaplı yemek aparatlarınızı hazır edin.

4) ısıtıcılar noktasında camping gazın ürünlerini inceleyin.

5) pusula, balta, ip, urgan, iğne takımı, şırınga, su geçirmez radyo, çakı gibi ekipmanlarınızı hazır edin.

bunlarla birlikte 40 kiloyu geçmeyecek şekilde,

mat veya kampet
şişme ürünler için pompa
baton veya baston
pil veya gaz
su filtresi
buzluk veya soğutucu
termos
yağmurluk
bandana
pürmüz veya magnezyum tutuşturucu

gibi ürünler yer lokasyon ve ihtiyaçlara göre sizlere büyük yardımda bulunacak unsurlar.


ve son olarak eğer aracınız ile dağ bayır deniz kenarı orman kullanan birisiyseniz araç üstü uyku sistemleri son derece kullanışlıdır. bursa organize sanayide en kral açılır perdeli çadır seti 5.500 tl sonra ver elini güzel ülkem..

devamını gör...
hayalini kuran çok kampa giden az. kiminle sohbet etsem kamptan, karavandan, doğaya kendini atmaktan bahsediyor ama gidebilen o kadar az ki. bu aslında içimizin darlandığını ama bu darlıkla nasıl başedeceğimizi de bilmediğimizi gösteriyor bence. türk insanı bir dönem piknik modasını sevdi. şimdilerde herkes sıkıldı bu işten ama yerine henüz bir şey koyamadık. kamp işini öğrenmemiz lazım ama öğrenirken kamp yaptığımız yeri temiz bırakıp dönmek meselesi var. en zor öğreneceğimiz kısmı burası. doğayı kirletmek konusunda rekor kırıyoruz çünkü.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar