türkiye'de profesyonel futbolun yasaklanması

ivedilikle hayata geçirilmesi gereken toplumsal irade.

kamu düzeninin sağlanması isteniyorsa bu kesinlikle bir kısıtlama değil özgürleştirme olacaktır. sporun her dalı gibi futbol da bu ülkede daima olmalıdır ancak amatör olarak. bakınız amatör futbol kitlelerle buluşacak ve maç öncesi barlarda bira içip insanlara küfreden futbol fanatiği tiplemesi yerine kasabasının mahallesinin futbol yakımında oynayan antrenörlük yapan toprak sahalarda hakemlik yapan bir futbolsever tiplemesi oluşacaktır.

dahası milyonlarca doları yutan balansı bozuk bir ekonomik etkinlik yerine değer üreten para kazandıran bir oyun tesis edilir amatör futbolla. pislik kusan iğrençleşen fanatizmi destekleyip sonra aaa neden insanlar ölddürüldü anlamadık diyen iki yüzlü şahıslar da barınamaz amatör futbolda.

ilk yapılması gereken 3 büyükler denen dokunulmaz örgütlere dokunmak ve bu oluşumları kanun tanımaz eşkiya yuvası kimliğinden arındırmaktır.

yazılacak çok şey olsa da anlaşılması gereken anlaşılmıştır diye umut etmekteyim.
devamını gör...
adam haklı beyler. ütopya ama maalesef bu önerme. 3 büyüklere dokunmak gerek en başta. bu ülkede futbol sadece onların tekelinde sahi siz cidden zevk alıyor musunuz bu ligden bu ülke futbolundan, mhk'dan tff'den memnun musunuz ey anadolu takımını tutanlar?
devamını gör...
milletçe layık olduğumuzdur. futbolu boş zaman eğlencesi, "temaşa" olarak görmeyip, fetiş unusuru yapanlar, takımı yendiğinde sokaklara dökülüp, kaybettiğinde ağlayan veya adam öldürenler ehlileştirilene kadar da yasak kalmalıdır. bununla birlikte, biz de bu kafa varken, biz halı saha maçlarında da seyirci olarak terör estirebiliriz ya neyse. yani bunu hak ediyor olsak da, bu ehlileştirme işi için yasaklamaktan başka süpersonik fikirler de gelmiyor değil aklıma.
devamını gör...
yıllardır savunduğum yasaklama işi.

evet arkadaşlar, birazcık futbolun içinde birisiyim ve laçkalık diz boyu.

zaten aklım erdiğinden beridir spor sanat moda ve tv dünyasında dönen paraların kaynağı nı sorgulayan bir insanım. yahu sabri sarıoğlu, necip uysal, selçuk şahin gibi işsizliğe, bilime, açlığa, susuzluğa, küresel ısınmaya ve aklımıza gelmeyen bir sürü zaruri şeylere faydası olmayan insanlar neden eski parayla trilyonlarca para kazanırlar da benim kardeşim gecenin bir yarısı, şehir elektriksiz kalmasın diye yüzbinlerce volt elektrik ile uğraşırken yaklaşık 3000tl aylık maaş alır. yahu bu futbolcuların aldıkları maaşları sorgulamaz mı insanlar.

sorgulamayı bırak, asgari ücretinden para artırıp, bu dandik ligimiz futbolcularını izlemek için bir gününü harcıyorlar. çünkü mallık derecesinde duygusal olmak derdinden muzdaripiz.

aykü ve ahlak seviyesi düşük taraftarlar olarak artık bir isyan çıkartmalıyız bu dengesizliğe.

son olarak, galatasaray kulübü genel sekreterliği gibi bir görevi icra eden fatih işbecer isimli insan şöyle demişti.

galatasaray fakirleşirken, birileri zenginleşmiş. gelişmiş bir ülke olsaydık, bu laflar üzerine galatasaray kulübü başta olmak üzere, tüm spor camiasının anasını bellerdi devlet.

gerçi yıldırım demirören gibi beşiktaş'a evrakta sahtecilikten avrupa'dan men cezası aldırmış bir kötürüm zihniyet ülke futbolunu yönetiyor. ne desek boş arkadaş.

ateist olsaydım katil olmam gerekirdi diye boşuna demedim. ilk olarak bu yıldırım demirören'i öldürürdüm.

özetle gelişmemiş bir ülke olarak, profesyonel futbol ülkemize lükstür arkadaş. hatta profesyonel sporlar lükstür.
devamını gör...
rusya'ya 2-0 yenildi milli takım.

çarşamba ve perşembe oynanan avrupa maçlarında ise galatasaray, kendi sahasında şalke karşısında mucizevi bir şekilde beraberlik kazandı. fenerbahçe aynı şekilde mucizevi bir beraberlik kazandı. beşiktaş kendi sahasında genk'e tokatlandı. akhisarspor ise sevilla'ya 6-0 yenildi.

akhisar dışında avrupa'nın önde gelen takımları ile karşılaşmayan, ülkemizin osmanlı mirası en büyük üç kulübü galibiyet kazanamadılar. toplamda 10 milyardan fazla borcu olan bu kulüplerimizin.

neyse fazla uzatmaya değmez bu leş futbol ortamını anlatmak. zaten ben la liga, premiyer lig izliyorum, futbol zevkim azalmıyor.

kangreni durdurmak için, bazen kolu, bacağı kesmek gerekir. yoksa gövde gidecek lan yöneticiler.
devamını gör...
atilla türker imzalı, beşiktaş üzerinden yapılan soygunu anlatan yazı sonrası, iyice istediğim yasaklanma durumudur.

#profesyoneltürkfutboluyasaklansın iyice temizlenene kadar demeye devam edeceğim her ortamda.

buradan

--- alıntı ---

ama şu noktayı önemle belirteyim. sözleşmenin özel koşullar başlıklı 8. maddesi gereği... otoparktan sağlanacak aylık cironun yüzde 30’u, aylık kira bedeli olan 30 bin lirayı geçtiği takdirde, cironun yüzde 30’u kulübün, yüzde 70’i ise kiralayan şirketin olacak. aslan payı, beşiktaş’ın değil yani. kiralayan şirket, her halükarda beşiktaş’ın kazandığının 2 katından daha fazlasını kazanacak.

--- alıntı ---
devamını gör...
türkiyenin bir numaralı yandaşı olmasına rağmen kimsenin ses etmediği/edemediği holdingi koçların patronu ali koç'un, sportif amaçlı bağış kampanyası yapmasından sonra, derhal yürürlüğe sokulması gerekendir. ne yazık ki ülkemizde bunu yapabilecek bir diktatör, bir atatürk, bir kanuni, yavuz yoktur.

adı bağış kampanyası oluyor ali koç yapınca ama normal sıradan bir insan yaptığında adı dilencilik oluyor işte maalesef. lan bu bildiğin dilencilik azizim. kimin yaptığının önemi yok, dilencilik bu. niye yapılıyor, eğitime, kültüre, bilime, açlığa, susuzluğa, doğallığa, savaşlara, silahsızlanmaya felan zerre faydası olmayan spor kulübü için yapılıyor. peki bu spor kulüplerini batıranlar, dilencilik yapılarak para istenilen halkın içindeki asgar ücretli, yoksulluk sınırı altında yaşayan memur, işçi felan mı? hayır. zenginoğlu zengin olan aziz yıldırım, fikret orman, ali dürüst, adnan polat, ali koç, ünal aysal vs. gibi isimler. keyfini bu zenginoğlu zenginler çıkartıyor ama cemeresini gariban halk çekiyor. devlette buna izin veriyor. ulan şu mallık derecesinde duygusal olmak derdinden bir kurtulamıyoruz yıl olmuş 2019 arkadaş.

devlet vergilerle halkı yolar. devlet yöneticileri zengindir, zenginoğlu zengindir genelde.
spor kulüpleri halkı yolar. spor kulüpleri yöneticileri zengindir, zenginoğlu zengindir.
sanatçılar (sanatçı dediysem isim babında. yoksa sanatçı ne gezer la türkiye'de) halkı yolar. dünya çapında ürettiğimiz ne bir film, ne bir şarkımız vardır dillerde. grammy, oscar ödülleri ara ki bulasın. örovizyonda bir şampiyonluğumuz vardı işte yıllar önce hasbelkader. sonrası tufan. cem yılmaz gibiler halktan sövüşlediği paralarla lüks otomobil koleksiyonu yapar, diğer ünlüler birbirlerinin eşlerini değiş tokuş eder, esrar, eroyin partilerinde magazin olurlar felan. la bir oscar, bir grammy felan alan yok.
futbolcular ise dünyada en gıptayla bakılan mesleği yapmaktadırlar. evet meslektir futbolculkuk azizim. senin benim bir yılda kazanabileceğimiz parayı, bir maç sonrası prim olarak kazanırlar. neden bu kadar çok para kazandıklarını soracak halk ara ki bulasın. halbuki o paralar halkın parası, bizim paramız. ha bu kadar para veriyoruz, karşılığında ne alıyoruz. leş bir futbol, leşlik içerisinde bir futbol dünyamız.

(bkz: spor sanat tv ve moda dünyasında dönen uçuk paraların kaynağı)
devamını gör...
hayır bağdat caddesinin zengininin fenerbahçe'ye bağış yapmasını anlarım da, hakkarili adama ne oluyor? değişik bir şizofren türü. adamlar kulüpleri resmen darmaduman etmiş, fatura gene taraftar adındaki şuursuz insan kesimine kesiliyor. olacak iş değil.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar