(bkz: çelişŸki)

müslümanlığŸın gerekleriyle türklerin karakteristik yapıları karşŸılaşŸtırıldığŸında her aklı başŸında bireyin ekşŸını.
sen deli gibi içki iç, çin hatunlarına asıla asıla onlara saldıra saldıra bilmem kaç bin km.'lik duvar ördür sonra da gel müslümanlığŸı seç. olacak işŸ değŸil azizim ya!
devamını gör...
...için gerekenler

1- akıl baliğ olmamak
2- akla sahip olup kullanım kılavuzunu kaybetmek
3- fazla gelen aklın da insanda oluşturabilceği tablolardan birine sahip olmak...
devamını gör...
eski türklerde put yoktur ve türkler genel olarak hep tek tanrıya inanmışlardır. islamiyetin gerektiğinde savaşı en kutsal yol olarak belirlemesi ve türklerin savaşçılığı bunda etkili olmuştur.
devamını gör...
iyi ki bu anlamama marazına mübtela olanlar o günkü atalarımız arasında yokmuş yahut etkisizmiş yoksa hâlâ suratımız boyalı, tuhaf kıyafetler içinde ateş etrafında manyak manyak hareketler yapıyor olacaktık.
devamını gör...
neyse ki şu an,suratımızda bir kilo sakal,başımızda sarık,üstümüzde cüppe, elimizde taş, kare bir binanın etrafında döndükten sonra, bir deliğe taş atıyoruz.
devamını gör...
sizin kafanızın çalışmadığına işaret eder. süreç içinde olan bir şey, başka bir şey değil. o kültür havzasına girince oranın dinini benimsediler.
devamını gör...
biz türkler hep müslümandık Allah islamdan haberdar olmayan milleti ancak tanrıyı aramakla sınav eder bizim atalarımız da islama en yakın dini yaşıyorlardı Allah her millete bir peygamber göndermiştir gök tanrı inancında olanlar dinini o zaman yaşayan hristiyanlara göre bile daha az deforme etmiştir.
devamını gör...
zerdüştlük, hristiyanlık ve musevilik dinini kabul eden türkler de var, bu nasıl oldu diyen yok ama.
türklerin islamiyeti seçmiş olması zoruna gidenler pekala başka dine geçebilirler. sizi tutan yok, belki bu iyi de olabilir.
devamını gör...
1-türkler dediğinizde kast ettiğiniz kavime "ıslamı seçti" diyemezsiniz.bugün burada türklüğe ve onun örfüne hakaret edecek kadar aklını yitirmiş bir çoklarından daha türk hazarlar museviliği macarlar iseviliği,uygurlar maniheizmi benimsemişlerdir.bu örnekleri çoğaltmak mümkün.bu yüzden bu soru "müslüman türkler nasıl müslüman oldular?" olarak sormak iktiza eder.

2-burada da sünni islam adı altında emevi arapperestliği yapan ve bayezid-i veli(hangi niteliksiz softayı meczubu yağlayacaklarsa ona takarlar bu etiketi zaten) döneminden itibaren yükselip hakim akım hale gelen mezhepçi arapperest tiplerin safsataları ise yükselişi osmanlı'nın ilk çeyreğinde başlamıştır.

bu tayfanın yazıp da sonra utanmadan "yalan yazan tarih" diye ortalıkta gezdiği tarihe göre türkler islamiyeti talas'ta tanıştıkları araplar üzerinden öģrenmiştir.halbuki türkler'in islamiyeti öğrendiği ana havza horasan'dır öğrendikleri kavim de araplar değil farslardır.

bu dönemde devlet dili,din dili türkçedir.bunun muhafazası yönünde yapılan mücadeleler de muhakematul lugateyn üzerinden anlaşılacağı üzere farsça ile yapılmıştır.

dini yapı heterodokstur.mezhepçilik belasından özellikle korunmuştur.uzun süre de bu böyle devam etmiştir.mesela anadolu'da hacı bektaş-ı veli'nin kurduğu bektaşilik şii olarak görülürken mevlevilik sünni olarak bilinir.ama makalat mesnevi ye göre çok daha sünni bir kitaptır.yahut kolonizatör dervişlik evresindeki pek çok tarikat hatta hoca ahmet yesevi'ye kadar ki hemen hemen tüm inanç gruplarının sünnilik ve şiiliği üzerine tartışmalar mevcuttur.

burada günlük hayat ve siyasi hayatta da din emevi belasına teslim edilmemiştir.anadolunun türkleşmesinde gaziyani rum ile baciyani rum birlikte hareket etmiştir.kadını yok sayan kureyş kafasının aksine.

selçukluda tuğrul bey gidip büveyhoğullarını yendikten sonra halifeye kendisine kılıç kuşatıp din ve devleti kati surette birbirinden ayırmıştır.

ertuğrul bey'in boy meclisinde tengri inancına mensup erkek kardeşi ve çok sayıda tengrici kayı yönetime ortaktır.kimse kimseye "boyanıp ateş etrafında garip danslar ediyorsun" da demez "bi avuç sakal şeytan taşlıyorsun da.

ya da peygamber övgüsüne mazhar olmuş fatih'in kayzer ünvanı ile kiliseyi doğrudan kendine bağladığı,müslüman tebanın yönetimini de sadrazam etrafında divana dağıtarak ikisinin de üstünde bir hüviyet üzerinden devlet yönettiğini bir oğlunun adının "cem" diğerininkinin "bayezid" olduğunu görürsünüz.

aşırılaşma "bayezid" döneminde başlamıştır.arapperest ruhban sınıfı "ulema" ya yaslanarak cem'i deviren bayezid veli sıfatı karşılığında babasının roma'ya dünya hakimiyetine giden devletini bu meczublara teslim etmiş fatih'in planlarını iptal etmiştir.ıran'da da aynı dönemde aynı kafanın benzeri olan safeviler iktidara gelince iki tarafın radikalleri birden fırsata çevirmişlerdir. ki bu dönemde dahi şahkulu gibilere hürmet gösterilmiş ayaklarına defalarca elçiler yollanmış uyarı-sürgün-hal şeması izlenmiştir.

bir taraftan memluklerin pompaladığı arapçılık diğer taraftan safevilerin pompaladığı farsçılık devletin temellerini sarsmaya başlayınca yavuz,bir darbeyle babası niteliksiz softa bayezid'i tahttan indirmiş safevi ve memluk devletlerine üstünlük kurmuş,ve halifeliği doğrudan üstüne alıp şeyhülislam makamına dini yetkilerini deruhte ederek bir kez daha dinin devletin yoluna çıkmasını engellemiştir.

fakat ne yazık ki genç yaşta vefat ettiğinden devlet kanuni'ye kalmıştır.kanuni de devletin parlak devrinin finalini yine devleti meczublara teslim etmek suretiyle yapmıştır.ıbn-i kemal ve ebu suud denen iki arapperestin etkisinde devlet sisteminin ve dini yapının etkisi baş göstermiş pargalı gibi devletin nitelikli ve aydın kadroları "iki ibrahim geldi biri put yıktı biri put dikti" gibi safsatalarla ve "uykudayken yemin bozmak adam öldürtmek" gibi uydurma fetvalarla ayakları kaydırılarak devletin temel dinamikleri yok edilmiştir.

bu dönemde yazılan fuzuli'nin şikayetnamesine yahut alevi isyanı olarak gösterilen kalendar şah isyanına destek veren sünni dergah ve aşiretlere bakarak durumun vehameti anlaşılabilir.bu dönemde fatih ve yavuz'un dehası ile kazanılan imkanlar har vurup harman savrulmuş,avrupa'nın beli doğrulmuş ve toplumun kimyası emevi hizipçiliği,iptidailiği ve tektipçiliği devleti ve toplumu mahvetmiştir.

bektaşi piyadeler ve sünni sipahilerin ortaklaşa avrupa'ya taşıdığı,topunu macarın türkle kafa kafaya verip döktüğü,ve çağ açtığı,sahn'ı seman'da ıtalyan hocayla türk hocanın yan yana ders anlattığı,ayasofya camiinin imamında dil bilme ve mukayeseli ilahiyat gibi modern teolojik şartların arandığı devlet,kadını erkeğiyle,müslimi gayri müslimiyle örnek toplum,

ıptidai rezil devamlı birbiriyle kavga eden cahil bir sürü,kendi toprağını ıtalyandan öğrenen aciz bir devlet diye evrilerek silinip gitmiştir.

o yüzden bugünkü siyasal mezhepçi leş şeyle türklerin geçtiği hak din islam arasında dağlar kadar fark vardır.

o yüzden şimdi dibine vurdukları arapperestliğe bakmadan insanlara türklük ve müslümanlık öğretenler her dönemde türklüğe "etrak-ı bi idrak,tağut,zalim" gibi arap zırvaları ile saldırırlar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar