tutumluluk dozajı kaçmış tuhaf pintilikler

tasarruflu olma dozajını biraz kaçırmış birinin hastalık boyutundaki garip cimriliği.
birkaç örnek:

ramazan bayramında şeker toplamaya gelen çocuklar, zile basınca saklanmak, çocuklar pes edip gidene kadar saklandığı yerde beklemek.

elektrikten tasarruf edeceğim diye mum ışığında kitap okumak.

leğende yıkanmak. yıkandığı aynı suyla çamaşır ve bulaşık yıkamak.

patatesin kabuğunu ince soymak için duvara sürtmeyi denemek.

sıcak su dolu bardağı, suyun rengi değişene kadar maşayla ipinden astığı poşet çaya aşşağıdan yukarı doğru birkaç kez dokundurmak.

içilmiş boş rakı şişelerini ters çevirip bekletmek; 20 tane şişe birikince kapağa akan rakıları toplayıp bir şişe rakı elde etmek.

sigarayı izmarite kadar içerek tütün israfını önlemek.

çok kısa kalmış kalemin ucuna aynı kalınlıkta kamış takarak bitene kadar kullanmaya devam etmek.

kavanozun dibinde kalan çikolatayı sıyırmak için isviçreli bilim adamlarının geliştirdiği yeni sıyırgaçtan bir tane almak.

biten dişmacununda kalan son damla macunu çıkarmak. gerekirse macun tüpünü keserek kalan ne varsa diş macununa sürmek.

şampuan bittiği zaman şişesinin içine su döküp çalkalamak ve böylelikle en az 5 seyans yetecek yeni şampuan elde etmek. aynı sistem sıvı sabun bittiğinde de uygulamak.

sadece promosyona giren ürün almak.

yatmadan önce tüm fişleri çekmek.

yıkayıp yıkayıp aynı prezarvatifi kullanmak.

tuvalet kağıdını fön makinesiyle kurutup, kullanılmamış yerleri kesip tekrar kullanmak. aynı işlemi selpak mendilde de uygulamak mümkün.



(bkz: bir bardak suyla banyo yapmak)


(bkz: yeni alınan arabanın koltuk poşetlerini 6 ay çıkarmamak)

devamını gör...
bu sabah bir tanesine denk geldiğim pintilik. ben böyle tipleri dizilerde var zannediyordum, gerçekte de insanın karşısına çıkabiliyormuş.
ailemizin marketi bim'de alışverişimi yaparken bi dayı müsaade istedi, manav reyonundaki dijital terazinin önünden çekildim. akabinde bu dayımız kucağındaki 10 tane kazandibini tek tek tarttı. bir tanesini kenara ayırdı. sonra dost peynir kutularından bir kucak taşıdı onları da tarttı, yine bir tanesini kenara ayırdı. tekrar bir kucak peynir kutusu alıp onları da tartarak bir tanesini daha kenara ayırdı. ardından kenara ayırdığı 2 peyniri de tartarak birini seçti.
yeminle izlerken ben yoruldum, bunaldım. gramların peşinde koşarken harcanan hayat.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar