uğur ışılak

kasıntı bir hali var bu abinin. tabii fıtratı öyle olabilir bilemiyorum ama biraz itici. ha şarkıları güzel, ona bir şey diyemem.
devamını gör...
yillarca cok agir sözlerle elestirdigi insanlari simdi atv deki programina cikarip övgüler yagdiriyor. ısmail yk yi bile yere göge sigdiramadi cok yadirgadim yani.
devamını gör...
bir dönem haykırış adlı grupta yer almış marşlar söylemiştir, sonrasında kendi başına devam etmiş oldukça popüler olmuştur. tavırlarında milliyetçi muhafazakar duruşunu ön plana çıkaran bu şahıs türkçe sesli, anadolu motifli evrensel müzik yapıyorum diyerek sanatını tarif etmiştir. oldukça güzel şiirleri ve besteleri vardır şahsıma göre tek kötü yönü milliyetçi olmasıdır. onun dışında ismail türüt ile olan yakınlığıyla beni kendinden soğutmuştur.
devamını gör...
sanat adam işidir diyerek yola çıkan sağlam karakterli adam gibi adamdır. sanat dünyasında bir tane sağlam adam var deseler uğur ışılak mı diye sorma ihtiyacı bile hissetmem ...

severim kendilerini, bestelerini, sözlerini ... ve dahi eşsiz yorumlarını
devamını gör...
uğur ışılak 15.11.1971 yılında almanya'nın neviges şehrinde dünyaya geldi,türkiyede sereflikochisarli.serefli,mutavazi,ornek bir sanatci avrupada özellikle almanyada tum gurbetcilerimizin oldugu ulkelerde sevilen sanatci.
devamını gör...
sanat adam işidir sloganını kullandığı afişte con con gözlüklü fotosuyla yarmıştır. hangi adam concon gözlüğü takar dedirtmiştir. garip çelişkileri vardır.
devamını gör...
müessir eserinden, eser müessirinden bağımsız olamaz, yani eseri sevmeyip müessiri sevmek yada müessiri sevmeyip eserini sevmek olmaz, şeklinde bir sözle özellikle ben adamı değil şarkısını seviyorum diyenlere güzel bir gönderme yapan sanatçıdır. adamdır.

(bkz: kendisini sevmem ama müziği güzel)
devamını gör...
(bkz: sevdamızın adı berrak) ile tanınan sevilesi bir abimiz. lakin ondan önce de marşlar söyler idi. hatta bir abisi vardı bunun sağlam islami marşlar okurdu. sonradan türkü saza geçti. yakında saksafona caza geçer.
ha bu arada aklıma geldi grubun adı (bkz: haykırış). çok haykırdılar. da kimse takmadı galiba.
devamını gör...
bu ülkede hiç bir albüm "3.5 milyon satmamıştır" şeklinde bir çıkış yapma isteği vardı zamanında. bunu okuyanlar sanki 3.5 milyon satan biri zannetmişlerdi. halbu ki bu slogan uğur ışılak'ın varmak isteği hedefiydi. olmadı tabii...
devamını gör...
güzel insandır, bazıları gibi savrulmamıştır
ahmet baydaroğlu ve abdullah ışılak gibi az bilinen devlerin rahle-i tedrisinden geçmiştir
Allah yolunu her daim açık etsin cümlesini haketmiştir kısaca
devamını gör...
almanya'da dogup büyümesine ragmen türkiye de egitim görmüs bir cok yasitindan meslektasindan cok daha nezih türkceye sahip olan sanatci. albümlerindeki eserlerin tamami kendi güftesidir. öyle kasinti, kibirli felan da degildir. hem dindar hem duygusal hem milliyetci hem özgürlükcü olabilmeyi beceren ender kisilerdendir.
haykirislar isimli 5 albümden olusan esleri ile piyasaya cikan isilak, dönen alçak olsun isimli albümüyle büyük ün yapmistir. cok olgun ve dolgun eserleri mevcuttur.
devamını gör...
''gençlik kulübü'' diye bir projesi vardı. bilmiyorum ne oldu.

özgün müziksanatçısı.

türkiye'de ''ses sanatçısı'' bir kaç tane var, birincisi bu.

devamını gör...
bir ozandır. eserleri kalitelidir, kimileri mesaj içerir. fakat gittiği konserler de haktan, hukuktan bahseder ışılak. fakirin onurundan, gururundan, adamlıktan bahseder. altındaki cipi bir çelişki yaratır kanımca. daha mütevazi davranabilir söylemlerine göre bence. ama yine de eserleri kalitelidir..
devamını gör...
geçtiğimiz günlerde (ya da aylarda), petek dinçöz'lü bir sabah programına çıkıp şahsımı üzmüş şahıs...yapma güzel abicim, yapma lütfen...sen bilirsin yine de...
devamını gör...
özel bir üniversitenin edebiyat bölümünde yatarak okuyan sanatçı.*
devamını gör...
her şeyi bildiğini düşünüyor. az biraz fren hacı. az biraz...
devamını gör...
kusursuz değil. ama iyi birisi.

müslümanlardan ahmet kaya kadar saygı-ilgi görmüyorsa, (o mantığa göre hiç değilse sanatına) yine kendisinden gelsin;

(bkz: yıllarıma vay)

hatta şu da,

(bkz: gelme üstüme)
devamını gör...
sol frame'de görünce şimdi, aklıma geldi.

chp için şarkı söylemişliği vardır garibanın. duruş oturtamamışlığın ama duruş sahibiymişçesine davranmanın en güzel örneklerindendir. çok bilgiççe konuşur, bilgece değil.

tanıyan büyüklerden dinlediğim kadarıyla yalnız, iyi niyetli, temiz bir insan. sanırım saf bir tip. bütün bunları birleştirip kendisi hakkında yargıya varınca bu sonuca ulaşıyorum. kandırılmaya müsait, çabuk hareket edebilen, aceleci mizaçlı, aslında iyi niyetli ama kapsamlı düşünme, tartma, hesap etme melekesini haiz olmayan biri.

sesi çok iyidir, neredeyse hiç detone olmaz. müthiş bir gücü vardır sesinin ve dahi etkileyiciliği. bazı besteleri de fena değildir, bu manada yererken hakkını da teslim etmek istedim.

de müziği bana hitap etmediği için, sadece bana dinletenler dinlettiği zaman kendisinden haberdar oluyorum. bir ara bayağı modaydı, sonra kayıp mı oldu? yoksa hala ünlü mü? ben mi bütün bunlardan uzağım, ayırdına varamadım.
devamını gör...
bişey var eksik birşey. ülkücüleri ve ülkücülerin şarkı,türkü,kahramanlık türküleri söylemesinden çok hazzetmem. o yüzden bu adamdan da hazzetmezdim. ama arasıra tv'lerde konuşmasını görüyorum, samimi gibi geliyor. bununla beraber iman gibi beynime kodlanmış olan ülkücülerin samimiyetsiz oldukları gerçeği de baskı yapıyor bir taraftan.

sonuç olarak; hakkında kötü konuşmuyorum, müziğinden hoşlanmıyorum.
devamını gör...
bir şiiri..

gözümün içine derin manidar,
baksan neye yarar artık geç oldu.
araya örülen çok duvarlar var,
yıksan neye yarar artık geç oldu..

ölünceye kadar bil ki bu sürgün,
ölmekten bin beter olsan da her gün,
biçare haldeyken karşıma bir gün,
çıksan neye yarar artık geç oldu..

coşsan yüreğimde seller misali,
titretsen bağrımı teller misali,
aşkımı koynuna güller misali,
taksan neye yarar artık geç oldu..

mesken tutarım da en viran yeri,
cenneti vaat etsen dönemem geri,
köprüleri yıkıp son gemileri,
yaksan neye yarar;artık geç oldu..
devamını gör...
bir ara anadolu'yu "maya tuttu maya" sloganıyla gezip duran kişi. amacı neydi bilemiyorum.
devamını gör...
abdullah ışılak ile beraber çıkardığı haykırış albümlerini hala büyük bir zevkle dinlediğim daha sonrası çıkan parçaları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim insan.

şimdiki halini görünce haykırış albümündeki sözler, fikirler ve o düşünceler abdullah ışılak 'a mı aitti acaba diye düşündürür. *
devamını gör...
yıllar önce canın olayım isimli bi eseri kulagımdan içime işlerdi..canın olayım dedirtirdi insana..canın olayım..
sadece söz olmuş tekrarlar..geçememiş sözden öte..geçen yıllarmış..geçmeyen yaralara inat..ne denir amennadan öte..

dinlemek isteyenler için;http://www.dailymotion.com/...
devamını gör...
kendisiyle ilgili bütün hüsn-ü zannımı 2002 genel seçimler öncesi kaybetmiş kişidir. şöyle ki kendisi bu seçimlerde chp'nin resmi seçim gezilerinde haydi anadolu şarkısını seslendirmiştir. sorun bu mu? tabi ki değil. profesyonel bir insan herhangi bir partiye şarkı yapıp helal parasını cebine koyabilir amenna. ancak basın toplantısı esnasında söylediği bir söz hala kulaklarımdadır. kendisine siz sağ görüşlü bir sanatçısınız ama sol bir partiye verdiniz şarkınızı diyen gazeteciye: sırıtarak, uğur ışılak'ın sağı solu belli olmaz demiştir. bizim mahallede sağı solu belli olmayan adamlara pek itimat edilmez ben de o gün bugündür kendisinden pek hazzetmem. zira mümin şerrinden emin olunan kimsedir. yani ne olduğu belli olan, yamulmayan...
devamını gör...


--- alıntı ---

feyza tanık: albümlerinizde genel olarak eserlerin söz ve müziği size ait. söz mü önce ortaya çıkar melodi mi? öncelik sırası var mıdır?

uğur işılak: bu tamamen değişkendir. bazen güzel bir söz gelir ona müzik yaparsınız, bazen ikisi aynı anda dökülüverir bazen de bir beste yaparsınız ona söz yazarsınız. ama asıl olan uyumdur.

feyza tanık: biraz da siyasete girersek ve şöyle geçmiş seçimlere dönersek: 2002 seçimleri sırasında ak partinin kullandığı “haydi anadolu” şarkısını chp kullanmıştı. siz daha sağ kimlikli bir sanatçısınız ve şarkınız hem sağ hem sol görüşlü bir parti tarafından benimsendi. sizin açınızdan bu nasıl bir durumdu?

uğur işılak: iì‡ki parti de birbirinden habersiz bir şekilde karar kılmışlar bu eserde ve çalmaya başlamışlar meydanlarda. bize haber geldiğinde: ben bu eseri anadolu insanı için yazmıştım sonuçta anadolu insanına dinletiyordu iki partide. değişen bir şey yoktu bizim için. ama o eseri ak parti veya chp’ye özel olarak yapmış olsaydık bir kaygımız olurdu belki. iì‡nsanlar partiye özel müzik yapan biri olarak görürdü o zaman beni.

gerçi öyle görenler olmadı mı oldu elbette. ama şöyle bir şey var ki ben bu eseri yaptığımda daha ak parti kurulmamıştı.

ayrıca benim yıllar evvel yapmış olduğum bir eserin iki parti tarafından da beğenilip benimsenmesi çok güzel bir şeydi. sağcısı da benim anadolu insanım, solcusu da. ak parti gençliği de chp gençliği de dinlesin ve faydalansın isterim. sadece halk demeyle olmuyor biraz da hak demek lazım

feyza tanık: ben hep sanat konusunda şunu savunuyorum: sanatçının sanatına siyaset bulaştırmaması gerektiğini. sanat sonuçta temelinde insan unsurunun bulunduğu ve bulunması gereken bir şeydir benim için. siyasetse bizlere öğretildiği ve gördüğümüz kadarıyla bu tabi ki benim düşüncem tamamen; temelinde insan maddesinin olduğu ama insani bir şey bulunmayan bir kavram.

mesela uğur işılak dendiğinde daha ziyade sağ kesimin sahip çıktığı bir isim. bu aradaki denge nasıldır?

uğur işılak: olması lazım.

feyza tanık: ama benim kastettiğim sanatta siyaset yapmamak.

uğur işılak: dünya görüşü olanın mutlaka bir yaftası olur bunu atamazsınız. sanat camiasına bakın, kimse kendi görüşünü ifade etmese de insanlar kategorize eder; bu sol bu sağ der. siz vatan, millet, tasavvuf diyorsanız, siz vatan millet ve devlet konularında hassasiyet gösteriyorsanız yaftayı yemişsinizdir zaten. size sağcı diyecekler. ama siz devrimlerden, her iki kelimede bir laiklikten bahsediyorsanız, kimse size sağcı demez.

feyza tanık: sizin siyasi duruşunuzdan konuşalım biraz da vatan memleket meselelerine giriş yapalım.

uğur işılak: ben hayatımın hiçbir döneminde solcu olmadım. ama ben sağcıyım da demedim. kendimi sağcı olarak da tanımlamıyorum çünkü sağcılık gibi çok cılız bir kavramın içine sıkışmak istemiyorum. aşk adına hangi tanımı yaparsanız yapın o aşk değildir ve bununla aşkı sınırlamış olursunuz. aşk ise özgürdür. dolayısıyla bizim mayamızda aşk varsa bırakın tanımımızı yapıp kendimizi sınırlandırmayalım. ama bu benim siyasi görüşümün olmadığı anlamına gelmez. herkesin mutlaka bir dünya görüşü vardır.

feyza tanık: peki şu anki hükümetle ilgili, başbakanımızla ilgili düşüncelerinizi sorsak size?

uğur işılak: bu konuda çok şeffafım. ben başbakanımızı çok seviyorum. partizan değilim, hayatımın hiçbir döneminde de olmadım. ama şunu söyleyebilirim, türkiye cumhuriyetini ve türk milletini hem ülkemizde hem uluslar arası planda en güzel şekilde temsil eden önemli liderlerden birisidir recep tayip erdoğan.


feyza tanık: siz başbakan erdoğan’ı kişisel olarak da tanıyorsunuz ve seviyorsunuz. ve takip ediyorsunuz gündemi, yönetici ve lider olarak birkaç örnekle anlatsanız bir sanatçı ifadesinden neler çıkacak?

uğur işılak: bir defa vefasız ve balık hafızalı olmamak lazım. bundan 8-9 yıl evveline gitmek lazım. 2001 yılını hatırlatmak istiyorum. 2001 yılını yaşayanlar bu ülkenin nasıl bir halde olduğunu çok iyi bilirler. 2001’de sokaklarda araba azalmıştı, alışveriş merkezleri bomboştu. ve insanlar daha kötü bir felaket gelir diye bin lirası varsa bin lirasını yastığının altında saklıyordu. ve türkiye’de o dönem en yaygın fikir “yurtdışına gitmek” idi ve en çok satan kitaplar da “yurtdışına nasıl gidilir” konulu olanlardı. iì‡nsanlar ülkesine bu kadar güvensiz bir haldeydi. türkiye’nin arjantin olması konuşuluyordu ve bu gidişle tamamen iflas eden bir ülke olacağı beklentileri yüksekti. “artık iflah olmaz” deniliyordu, dünya bankalarında kredi notu tamamen düşürülmüştü. kredi için banka kapılarında bekleyen koca bir ülkeydik.

adımız büyük ama kendimiz küçücük olmuştuk

bugünleri istirham ediyorum türk halkı unutmasın. bunları unutmazsak başbakanı daha iyi anlarız.

feyza tanık: dünle bugünün teatisi yapılsa zaten pek çok şey anlamını yitirir. ancak hafıza-i beşer nisyanla maluldür de büyük bir gerçek. ara ara hatırlatma şart veya yokluğun tadı varlıkta hatırlanmaz.

uğur işılak: 2001-2002’yi unutanlar 2010’u anlayamaz. ben işin bu noktasındayım. “yahu ne oldu ki” diyor ne olmadı ki, “ne yaptı ki” diyor ne yapmadı ki!

altında araban var, “şimdi para yetmiyor” diyor. e tabi araba aldın taksit ödüyorsun, ev aldın taksit ödüyorsun. bir tanesi yetmedi, “bir tanesinde oturur bir tanesini kiraya veririm” dedin ikinci evi aldın taksit ödüyorsun. yine “eskisi gibiyim, hep sıkışıyorum” diyor. ama eskiden ne iki evin ne araban vardı. onun için eğri otur doğru konuş insaflı ol.

kendi çevremden hareket ederek de söylesem 2001’de dibe vuran çok kişinin altında evi arabası var.

bunlar bu 8-9 yılın içinde oldu. o yüzden vefasız davranmamak lazım.

“ne değişti ki kardeşim kesemdeki para aynı” diyor, kesendeki para aynı ama standartların çok değişti. geçmişini unutursan bugünün kıymetini anlayabilmen mümkün değil!

feyza tanık: referandumdaki evet / hayır neye evet veya hayır sizce? uluslar arası bağlantılar ve ekonomi açısından görüşleriniz nedir?

uğur işılak: türkiye artık yatırımcılar tarafından tercih edilen ülkedir. çünkü para güvenin olduğu yere gider hem istihdam oluşturur hem kazanır hem kazandırır.

birileri çıkıyor “hayır” diyor!

yabancı sermayeye hayır diyor!

uluslar arası bağlantılara hayır diyor!

rusya ile bağlantıya hayır diyor!

avrupa ile bağlantıya hayır diyor!

amerika ile bağlantıya hayır diyor!

ortadoğu ile bağlantıya hayır, diyor!

iì‡ran’la bağlantıya hayır, diyor!

hıristiyanlarla bağlantıya hayır, diyor!

islam alemiyle bağlantıya hayır, diyor!

Allah aşkına sen her şeye hayır diyerek ülkeyi nasıl idare edeceksin?

“az olsun ama benim olsun” mantığı beceriksizlerin işidir.

bana kalırsa hepsine evet. amerika’ya da evet, rusya’ya da evet, iì‡ran’a da evet. asıl mesele, ülkemizin menfaatine uygun ilişkiler geliştirebilmektir.

feyza tanık: peki bu referandum sürecinde insanlar ne kadar özgür kararlarında ve konuya ne kadar vakıf sizin gördüğünüz kadarıy


uğur işılak: bence yarısından fazlası tam olarak vakıf değil. tam olarak vakıf olmasına da gerek yok zaten. hayrı şerri bilmeyenlerin “hayırda hayır vardır” slonganlarına mukabil, hayırlı iş yapanlarla birlikte hareket etmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

feyza tanık: peki, siz ne diyorsunuz?

uğur işılak: bu milleti darbelerle sindirmeye ve tepkisiz hale getirmeye çalışanların gelecekte böyle bir zulme cesaret edemeyecek olması beni mutlu ediyor. üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçerek, hukuku, kendini üstün ve seçilmiş görenlerin elinden kurtarmak beni mutlu ediyor. şehit ailelerine, gazilere, özürlülere ayrımcılığın pozitif şekilde yapılarak devletimizin onlara vefa borçlu olduğunu hatırlaması beni mutlu ediyor. hasılı kelam milletimin istikbalini müspet manada etkileyecek her şey beni mutlu ediyor..

daha ne diyebilirim ki..


--- alıntı ---

http://www.haber7.com//habe...

devamını gör...
sevmediğim kişi. hele hele siyasi partilere şarkı yapmak çok itici.
devamını gör...
göz kapaklarını hiç kaldırmadan ve aynı anda elini hiç indirmeden şarkı söyleyebilen tek şarkıcı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar