ümmetçilik

islamcılık görüşünün, millet vakıasını benimsemeyen kolu. ümmetçi islamcılıktan ayrı bir de milliyetçi islamcılık var ve ekseriyet bu iki uç arasında dağılmış bulunuyor.
devamını gör...
"her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik. eğer Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı. fakat o, size verdiği farklı şeriatlar dairesinde sizi imtihan etmek istediği için ayrı ayrı ümmetler yaptı. öyleyse durmayın, hayırlı işlerde birbirinizle yarışın! zaten hepinizin dönüşü Allah'a olacak, o da hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri size bir bir bildirecektir"

maide suresi 48.ayet
devamını gör...
etnik köken, kültür, renk, zevk, maddi durum vs gibi bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek, bir şekilde sahip olunmuş; değiştirilebilen veya değiştirilemeyen; ahlaki veya imanã® bir zaafın ya da üstünlüğün simgesi olmayan ve yargılanma konusu veya sebebi yapılmaması gereken farklılıkların tümünü görmezden gelip * * üstünlüğün takvayla olduğunu kabul eden ve tüm müminleri kardeş ilan edip söz konusu farklılıkların ciddi sorunlar çıkarmasına izin vermemeyi ideallerinden biri olarak belirleyen akım.
devamını gör...
tüm müslümanlar'ın -adını ümmet koydukları- tek bir grubun şubeleri olduğunu sanan veya öyle olmasını isteyenlerin zihniyeti.
devamını gör...
islam düşüncesinin temel yapı taşlarından ve veda haccında aldığımız son nasihatlere göre dinimizin temel düsturlarındandır.

islam dünyasının son yüzyılında milliyetçilik, mezhepçilik, bölgecilik gibi tüm bölücü unsurlara ve zararlı fikirlere karşı islam toplumunu birleştirip tek vücut eyleme çabasıdır.

yüzyılımızdaki ilk temsilcilerinden biri cemaleddin afgani olup 20. yüzyılın başından itibaren islam ümmetinin yükselen değeri olmuştur.
devamını gör...
kendi kendine bile destek olamayan arap milleti etrafında bütünleşme teorisi.gizli ve sinsi bir arapçılık anlayışıdır.ha bir de milliyetçiliği küfür ilan edip , ümmetçiliğin daniskasını yapanlar var ki onlara söyleyecek tek kelime bile lafım olmaz.
devamını gör...
günümüz islam dünyasında iki tür algılayışı vardır. birincisi: devletleşerek veya kurumsallaşarak herkesi kendine benzetme yöntemidirki militarist yaklaşımdır. ikincisi: sivilleşerek sosyo-kültürel-ekonomik alanlarda yoğunlaşıp insanlara ulaşma gayretidir. tebliğ dinin özünü teşkil ediyorsa aslolan ikinci yaklaşım tarzıdır.
birinci yaklaşımda milliyetcilik tümü ile reddeilmez. belirli ölçülerde yedekte tutulur. ulus ve devletler cağında zaten devletlerin insafına terkedilmiş bu gruplar yer yer milliyetciliği ümmetcilikten önceye koyabilir-koyuyor. ikinci gruptada milliyetcilik belirli ölçülerde vardır fakat sivil, sözleşmelere dayalı stratejileri ve hürriyetci olduğu için belli insani ve evrensel kontrol mekanizmalarına sahiptir ve dolayısıyla milliyetcilik istenilsede ön plana konulmaz.
birinde içten dışarıya milliyetcilik belirgenleşirken, diğerinde dıştan içeriye doğru milliyetcilik derinleşir.
birinde benzetme vardır, diğerinde benzeşme. bir ütopyadır ve demokratikleşmeden mümkün gibi gözükmüyor.
devamını gör...
hucurat suresi 10. ayette Allah'ın kullarının bir kısmını "kardeşlik bağı" ile bağlamasından sonra, müdafaa edilmesi, aşkla bağlanılması gerekli olan idealdir.

bir ideoloji ya da sistem değildir, islam şeriati içerisinde, nasla * kuvvet ve şeref kazanmış olan bu ideal hiç bir müslümanın reddedemeyeceği bir konumdadır.


--! spoiler !--

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ


mü’minler ancak kardeştirler; öyle ise o iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah’dan sakının ki merhamet olunasınız!

(hucurat suresi: 10. ayet)

--! spoiler !--
devamını gör...
islam kardeşliğidir kısaca...

müslümanlar vücudun azaları gibiyse, birine bir şey olduğunda diğerleride rahatsızlık hissediyorsa, doğru yoldayız demektir ümmetçilik adına...

ama burda bir ince nokta var...

birine bir şey olduğunda rahatsızlık duymak demek, offlayıp pufflayıp yatmak değildir...

dinamik anlamda bir şeyler yapmaktır...

bi hareket halinde bulunmaktır...

ama bi şeyler yapmaktır...
devamını gör...
muslumanlarin batinin icimize soktugu kavmiyetcilik, taassupculuk, ulkecilik ve vatancilik gibi hastaliklari birakip, bir an once benimsemesi gereken mefhumdur. eger bir kisi kendine muslumanim diyorsa rasulullah'in ummet hakkindaki gorusunu benimsemek zorundadir.

çünkü peygamberimiz (s.a.v) yemin ederek şöyle buyurmuşlardır: ''allah’a yemin ederim ki, siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz ve yine Allaha yemin ederim ki, siz birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.''(riyazussalihin)
ve yine buyurdular ki, ''müslümanların derdiyle dertlenmeyen, onlardan (yani müslümanlardan) değildir.''(keşfulhafa)
bir rivayette de, ''müslümanların derdini dert edinmeyen, bizden değildir.'' buyurmuşlardır.

''müslümanlar bir vucudun azaları gibiydi, azalardan birisi acıdığında bütün vucut onu hissedecekti''.

''müslüman, müslümanın kardeşidir. ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz. mümin, mümin için bir binanın tuğlaları gibidir. onlar birbirini tamamlarlar.'' (riyazussalihin)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar