umut

türkiye'nin faili meçhul kalmış hangi siyasi davası varsa hepsine birden fail yaratmak için nisan 2000'de gerçekleştirilen ve yıllar süren mahkemelerin ardından suçsuz üç insanın idama mahkum edildiği operasyonun adıdır umut. ömür boyu müebbet hapislerde umudumuz tükenmedi.
devamını gör...
fakirin ekmeğidir..

büyük bir yangının küçük kıvılcımıdır.. hayatın özünü oluşturan sevgi ateşinin körüğüdür.. ne demektir işkence? umutsuz hayat işkencedir aslında.. bu böyle olacak deyip bunu kesinleştirip artık zihnin olumlu bir şey üretmesini engellemektir işkence denilen şey..

umut hayaldir.. hayalsiz hayat.. var mı düşünebileniz? en realistinizin bile hayalleri vardır.. ama gerçekleşebilecek ama ütopik.. umut her şeydir.. evet demeye kalan bir kaç adımdır umut.. ve gerçek.. gerçek umut edilmeye korkulmayandır..

devamını gör...
umudunu kaybedenin başka kaybedeceği kalmaz. (boise)
umudum umudum dersiniz, sevinirsiniz, "beni sahiplendi, bırakmayayım şunu" demez.
tabi mü'min de ümitsiz olmaz.
devamını gör...
bazen bütün boşluklarını doldurur hayatımızın, bütün anlamsızlıklarına anlam katar...umut gerçekleştiğinde bir umut değildir artık; artık anlamsız olarak bir parçası oluverir hayatımızın.
devamını gör...
aynı zamanda arabacı cabbar'ın hikayesini anlatan bir yılmaz güney filmi. güney'in, hayatın ağır yükü altında ezilen insanlara, babasına, çukurova'ya, ve çaresizliğe bir ağıtı.
devamını gör...
bir nazım hikmet şiiri.


--- alıntı ---

umut

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar doğar güneş doğarken
ve güneş doğarken çöp kamyonları
ölüleri toplar kaldırımlardan
işsiz ölüleri aç ölüleri

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken köylü aile
erkek kadın eşek ve karasaban
saban koşulu eşekle kadın
toprağı sürerler toprak bir avuç

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ölür bir çocuk
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli sekiz de
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te doğduğu için

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken tombul bir adam
yatağından çıkar dalgın giyinir
'bugün kimi kime gammazlamalı,
amirin gözüne nasıl girmeli'

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken zenci şoförü
ağaca asarlar yol kıyısında
gazyağına bulayarak yakarlar
sonra kimi kahve içmeye gider
kimi saç tıraşı olur berberde
kimi dükkanını açar erkenden
kimi genç kızını öper alnından

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken mahpus kadını
kolları masaya bağlı sırtüstü
çıplak memeleri al kan içinde
sorguya çekilir bir bodrumda
sorguya çekenler cigara içer
biri yirmisinde altmışlık biri
gömlekleri terli kollar sıvalı
ve kum torbaları elektrodlar

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneşdoğarken gülyaprağına
uçak alanından sessiz pilotlar
'H' bombası yükler tepkililere
ve güneş doğarken güneş doğarken
otomatik silahlarla biçilir üniversitelilerle işçiler
akasya ağaçları bulvarın
pencereler balkondaki saksılar
ve güneş doğarken devlet adamı
konağına döner bir ziyafetten
ve güneş doğarken kuşlar ötüşür
ve güneş doğarken güneş doğarken
genç bir ana bebesini emzirir

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ben bir geceyi
bir uzun geceyi gene uykusuz
ağrılar içinde geçirmişimdir
düşünmüşümdür hasretliği ölümü
seni memleketi düşünmüşümdür
seni memleketi dünyamızı.

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken hiç umut yokmu
umut umut umut... umut insanda.

--- alıntı ---
devamını gör...
nazım hikmet şiiri. kimine çok gelir, kimine yetersiz ama nazım hikmet'in yeterli bir şiiri.


işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ölür bir çocuk
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli sekiz de

ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te doğduğu için
devamını gör...
çocuk umut.
baharda gül, sevda türkülerinde sen varsın çocuk.
çocuk gül.
çocuk çiçek.
hayır, hayır, hayır... çocuk umut.
*

baba mapus damlarında yatıyor, anne baba oluyor. anne adam oluyor, baba kokuyor. kabuğu sertleşiyor, beli bükülüyor, kolları kaslanıyor, belki bir duvara yaslanıyor. anne baba oluyor.

anne çoktandır çalışıyor, baba anne oluyor. baba duygusallıktan arta kalan zamanlarında durgunlaşıyor. baba anne oluyor, yemek yapıyor, çamaşır yıkıyor. belki bir duvara yaslanıyor. baba anne oluyor.

çocuk büyüyor, anne baba, baba anne oluyor, çocuk çocuk kalıyor. çocuk çocukluktan uzaklaştıkça baba oluyor, baba kokusu arıyor. anne baba olmuştu, çocuk baba oluyor. anne anne, baba abi, çocuk baba oluyor.

umut tükenmiyor, anneyi anne yapmak, babayı baba yapmak, çocuğu çocukluğa döndürüp.
anneyi babaya, babayı çocuğa, hasreti vuslata...

umut baba, umut anne, umut çocuk.
devamını gör...
hayatın "olmamışlar" yönüne atılan olta. olmamışları tutup, olur kılmak için.

ilahi bir güce yaslandığında, çoğalan; hayatın kurumuş damarlarına kan pompalayan etken.
devamını gör...
umudumu benden koparmak istiyorsa
buna cevap vermeye hazır değilim
ben biterim biliyor musunuz
umudum biter
söyleyecek sözüm biter
ben sustum...umudu güzel anlatır bu dizeler.
devamını gör...
öyle bir kısraktır ki; hiç bir merminin vuramayacağı kadar hızlı ve bitimsiz koşar. öyle bir ateş tir ki; hiçbir su/deniz/ okyanus onu söndüremez. öyle bir çığlıktır ki; hiçbir zorba onu susturamaz.
ve konuyla ilgili veciz harika bir şiir;

umut yürürlüktedir.

umutsuzluğa düşmedik hiçbir zaman,
yenildiğimiz oldu, ama umutsuzluğa düşmedik;
bir daha ağarmayacakmış gibi çöken karanlık
doldurmadı değil günlerimizi,
bir daha ter dökmeyecekmiş gibi kuruyan alın
döl vermeyecekmiş gibi çekilen kan
korkutmadı değil korkuttu elbet,
teslim olacağımızdan da korktuk, öleceğimizden de...
ama umutsuzluk
-sonu gelmiş de hani dünyanın
hiçbir şey kalmamış gibi tutunacak
boşluğa değer ya insanın elleri-
düşmedik ona, yalnız olmadık, yani çaresiz olmadık.
kavradık nereden geldiğini çünkü umudumuzun,
şafağı savunmak olduğunu kavradık geceye karşı
ne bizimle başladı, ne kesilip kalacak bizden sonra
kavradık durdurulamaz yapan nedir bu akışı,
ve sıradan bir er olduğumuz halde bu kavgada
boyun eğmiyorsak önünde koskoca bir ordunun,
doğruladığı için bizi yaşamın her dakikası
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar