bunca yıllık üniversite, master ve doktora hayatımda ilk defa bugün şahit olduğum olay. dersi aldığımız hoca amerika'da bir akademisyen ve yaz okulu için türkiye'de bizim okulda ders veriyor. daha ilk günden hepimizin ismini öğrendi. ders soru-cevap ve grup çalışması formatında ilerliyor ama o 3 saatin nasıl geçtiğini anlamıyoruz. okuduğumuz her makaleyi derinlemesine inceliyoruz ve bir sürü şey öğreniyoruz.

dikkatimi çeken önemli bir husus ise, hocanın derste sessiz duran öğrencilere ara ara bugün hiç sesini duymadım demesi ve muhakkak herkesin konuşmasını istemesi. hoca o kadar sıcak ve oluşturduğu öğrenme ortamı o kadar tehlikesiz ve samimi ki, bunca yılın kronik suskunu şahsım bülbül gibi şakıyor derste resmen.

lakin bu sıcak sınıf ortamına rağmen sessiz olan ve hiç konuşmayan kişiler de var. hoca onlara ara ara isimleriyle küçük sorular yöneltiyor ya da baskı oluşturmamaya çalışarak fikirlerini duymak istediğini söylüyor. tüm bunlar benim için yeterince sıradışı ve üst düzeyken bugün şahit olduğum olay, adeta başka bir ülkedeymişim gibi hissettirdi. hoca bugün oldukça sessiz duran bir öğrenciye ders dağılırken, vaktin varsa birazcık görüşebilir miyiz diye seslendi. o an gözlerim yaşardı, düşmemek için hemen yanımdaki sandalyeye tutundum ve olayın şokunu atlatmaya çalıştım.

bir üniversite hocası derste suskun duran öğrencisiyle bu durum üzerine konuşmak istedi resmen. öğretme anlayışına, dikkate, samimiyete ve profesyonelliğe bakar mısınız? Allah'ım nolur ileride ben de böyle bir akademisyen olayım nolur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar