üniversiteden anladığımız

kaliteli eğitim goygoyunu bir kenara bırakmak gerektiği kanaatindeyim, zira kimse kaliteli bir eğitim alıp alanında uzman olmak için üniversiteye gitmiyor. misal; herhangi bir alanda en profesyonel eğitimi yozgatta alabileceğini bilen bir insan, üniversitede alacağı eğitimden önce mutlak surette şehrin genç jenerasyona uygunluğunu incelemektedir.

yeni üniversite açıldığından şehirde ne gibi bir değişiklik olabilir diye düşündüğünüzde, normal bir insanın aklına en basitinden ele alacak olursak, kültürel mekanlarının turizm açısından bir artış görmesi, kütüphane sayısının artması, mimari yapılarda estetiğin güzelleşmesi, mühendislik harikası şehir planlamaları görmeyi hayal edersiniz. lakin bizler bar gibi fastfood zincirleri gibi ve market gibi oluşumların ani bir artış gösterdiği ortamlara şahit olmaktayız.

kabul edelim. üniversite bizlerin zihninde oluşturduğu "aile esareti" kavramından kurtulmak için kaçmayı düşündüğümüz ve hiç bir sorumluluk almadan özgürlüğümüze kavuştuğumuza inandığımız bir sosyal ortamdan ibaret artık.
devamını gör...
hadi anadolu üniversitelerinden başlayalım. genelde çevrelerindeki büyük üniversitelerin kompleksleri altındadırlar ve bunun hıncı öğrencilerden alınır. akademisyenlerin %85-90'ı kendini kaf dağına yerleştirmiştir. şehrin nüfus ölçeğine göre üniversiteliler farklı farklı algılanır. yolunacak kaz, aylak tayfası, günah yurdu. öğrencilerin genelde ilk sene bir umudu olsa da zamanla koyverirler. sanayi- üniversite işbirliği, öğrenci- akademisyen ilişkisi, okullardaki idare entrikaları. çabalayan öğrenciler, akademisyen yok mu? var hem de canını dişine takarak. mesela bir ara amerika'daki model uçak yarışlarına uçak gönderen türkiye'deki 4 üniversiteden biri bozok üniversitesi idi.

gelelim büyükşehirdeki, imajlı, köklü okullara. buradaki akademisyenler anadolu'ya bakarak daha az kompleksi siz düşünün. öğrenci büyükşehirde daha fazla fırsatın içinde boğuluyor. hatta kimisi o kadar boğuluyor ki salıveriyor kendini sokağa. böylesi okullarda idari entrika daha büyük oynar ve anadolu'ya göre daha oturmuş bir sistem beklersiniz ama kesinlikle işler daha çok aksar. siz türkler nasil diyorrr ah evet nerrde cokluk ah evet evet. güzel işler çıkar proje bazlı. ama bu tüm öğrencilerin öyle olduğu anlamına gelmesin hakikaten çok boş adamlar da var. hele hele bir de okulun adı üstünden kibree boğulduysa he deyin geçin. o bir şekilde kendini bir şey sanmaya devam edecektir.

özel okullar holding işidir diyor ve geçiyorum. üzerinde parmak yormama değmez.

yurtdışı güzelleşmesi de yapalım mı? yani bir kere üniversite sayısı yönünden çok fakirler. halbuki bizde öyle mi? fakirler. hocaların mütevazı olması bir yana rahatlar. ancaaak bu rahatlık bir yere kadar. size bir proje mi verdi, yaptın mı kopyala yapıştırı, yakalandın mı kontrol eden sisteme. geçmiş olsun komisyon önünde uzaklaştırma ile karşı karşıyasın. kopyaya mı yeltendin omg. öyle bu seferlik görmezden geliyorum asistanı yok. bir de bazı okullarda esnek sınav takvimi var. mesela hoca açıklamış büt tarihlerini. 3 hafta boyunca haftada bir gün sınav yapıyor. sen uygun olduğun vakit giriyorsun. lan nasıl olabilir böyle bir şey biri bana bunu açıklasın! utanmasa bayramın birinci gününe final koyacak öğrenci işlerimiz bu sisteme denek olarak bir gönderilsin tüm yurop'u delirtmezsek ben de bir şey bilmiyorum.

daha anlatacak çok şey var. kendi doktoraları için proje hazırlatıp öğrenci sömüren, tübitak destekli, 3-5 kuruşun hesabını yapan akademisyenler. kulüp ayağına birbirini kesen kıymetli gençlik. makale sayısı kasan, zinhar ulaşılamayan, kibrinden ölse de öğrenciyi insan yerine koymayan canım hocalar ve yardımsever öğrenci işleri...

açıköğretim, ikinci öğretim, auzef bunlara da dalardım ama başka zaman.
bu arada ikinci öğretime derse giren hocaların ekstra ücretlerinin öğrenci harçlarından verildiğini, bu ücretlerin hocaların ünvanına göre değiştiğini, o yüzden proletarya sınıfı araştırma görevlilerinin mükemmel bir joker olduğunu biliyor muydunuz?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar