up

pixar'dan surprizlerle dolu yeni komedi - macera animasyon.

-----spoiler------
78 yasinda bir balon saticisi olan carl fredricksen , kaybettigi cocukluk aski esinin ardindan, en buyuk hayalleri olan south amerika icin yola cikmaya karar verir. pek de siradan olmayan bir yolla...( evinin catisina binlerce balon takip ucmayi basaracaktir)
yolculuga basladiktan sonra farkedecegi kucuk bir problemi olacaktir carl'in.
8 yasinda fazlaca optimist "russel"..

russel :good afternoon. are you in need of any assistance today sir?
carl : no .

russel: i could help you cross the street.
carl :no.

russel: i could help you cross your yard?.
carl : no.

russel: i could help you cross..
carl: no!!!

russel'ida yaninda goturmek zorunda kalan carl'in basi bir hayli agriyacaktir.


------spoiler--------



pixar'in gise rekorlarini zorlayacagini dusundurmustur. komik dakikalara hazir olun,macerali dakikalar,biraz huzun ,biraz drama ,inanilmaz 3d efektler,ve saglam bir hikaye.. pixar yine kendinden bekleneni yapmis, turunun en iyisi oldugunu seyirciye kanitlamistir. gecen diyaloglar kulaklara ziyafettir.1 saat 36 dk'lik suresi seyirciyi slkmayip, dikkatin dagilmasini engellemis, tadinda birakmayi bilmistir. senenin gorulmesi gerek "en" lerindendir.

dipnot: dun amerikali seyircisiyle bulusmustur film, bayram tadindaydi..



3-5 saat sonra gelen edit: comic kelimesinde ki kafasi gozu yarilmislik durumunu bildirdigi icin (bkz: kakamaya) ustada tesekkuru borc bilirim.
devamını gör...
filmdeki yaşlı adamı erol günaydın seslendirecekmiş. güzel bi animasyon olacak. imdb de 18. şu an ve bir animasyonun ilk yüze girmesi bile zordur. ayrıca yanılmıyorsam 29 mayısta amerikada gösterime girmesine rağmen bize ekimde geliyor.
devamını gör...
hayatı boyunca yaşamak istediği macera hayalini gerçekleştirmek için evine binlerce balon bağlayıp güney amerika'nın vahşi doğasına doğru yolculuğa çıkan 78 yaşındaki baloncu carl fredricksen'ın hikayesinin anlatıldığı yeni bir komedi. ancak carl, yolculuğa başladıktan sonra en büyük kabusunu da yanında götürmekte olduğunu fark eder: fazlasıyla iyimser, doğa kaşifi 8 yaşındaki russel'ı.

seslendirenler arasında erol günaydın bulunmaktadır.
devamını gör...
pixar ın kendini aşmaya devam ettiği büyüklere masallar serisinin en yeni animasyonu.

boyumuzdan/kendimizden büyük hayallerimizin gerçekleşmesi için kaybedeceklerimizin boyumuzdan/kendimizden küçük olmasını beklediğimiz gerçekliğini öyle güzel anlatan bir hikaye/kurgu ki kendi hayatlarımızda sürekli ertelediklerimizle, belki de artık düşlemekten kaçındıklarımızla bir iç hesaplaşmanın içine çekebilir sizi.

sessiz sinema tadında geçen ilk 10 dk başlı başına müthiş bir aşk hikayeseydi. aşkı anlatmak için ne sözlere ne de gerçek oyunculara ihtiyaç olmadığını ispatlayan aşkla paylaşılan bir ömrün kutsal seremonisiydi adeta.
film içindeki filmin sonu olan bu sevimli yaşlı çiftten birinin vedası, çikolata tadındaki bu filme buruk bir tat vermiş olsa da anlatılmak istenen hikayede eşinden miras kalan "stuff ı'm going to do" defterinin boş sayfalarını doldurmak için birlikte kurulan çocukluk hayallerini gerçekleştirmeyi deneyecek cesareti vermesi ve bu çılgın yolculuğun fitilini ateşlemesi bakımından bir başlangıç noktasıydı.

film bu noktadan sonra afacan ufaklığın da katılmıyla gayet keyifli/eğlenceli bir maceraya dönüşüyor ve bir animasyon filmi için uzun sayılabilecek süresine rağmen zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.
yaşlı amcamızı erol günaydının seslendirmiş olması da bu filmi rahatlıkla dublajlı izleyebileceğinizin güvencesi.
devamını gör...
ilk on dakikasında hüzünlenmeyen izleyicisinin lanetlendiği film. pixar'a hayran kalmamak elde değil. wall-e'den sonra izlediğim en güzel animasyon film. üstelik ice age serisini saymadım bile.
devamını gör...
wall-e' den sonra gördüğüm izlenebilecek en duygusal, en fantastik animasyon film. yıllardır gerçekleştirilmek istenen bir hayalin gerçeğe dönüşü, duygusal ve komik mimiklerle bu kadar gerçek bir şekilde beyaz perdeye yansıtılması, insana normal bir film izliyormuş hissiyatı vermesi, ne kadar ustaca hazırlanmış olduğunu kanıtlıyor. animasyon sevenlerin kaçırmaması gereken bir film.
devamını gör...
82. oscar ödüllerine en iyi film, en iyi orijinal senaryo, en iyi müzik, en iyi ses ve en iyi animasyon dallarında aday olmuş -sonuncu adaylığından da anlaşılacağı üzere- bir animasyon filmdir. ana hikayesi harikadır ama filmin sonlarına doğru girişilen macera, ana hikayenin üstünü örtmüş ve pokemonvari bir basitlik getirmiştir. (bkz: yukarı bak)
devamını gör...
izlediğim en saçma animasyon. her ne kadar bir animasyon olarak başarılı olsa da içerisinde barındırdığı fikir ve alt metinler bencillik ve yalnızca kendi çıkarını düşünmek üzere kuruludur.

adamın evinin arkasına gökdelenler diken elemanlardan köpeklere, carl'dan russel'a, kaşif lavuktan kevin'a kadar her karakterin yalnızca kendi çıkarını gözeterek yaşadığı bir evreni anlatıyor. bunun tek istisnası cennet şelalesi'nde bunlara yardım eden sarı köpek. filmin sonunda carl'ın russel'ı kurtarmaya gittiğini söyleyenlere de onun derdinin russel değil kendi vicdanını rahatlatmak olduğunu belirtip devam edeyim. ayrıca film açıkça izleyicinin carl'ın tarafını tutması maksadıyla hazırlanmış.

carl'ın ve karısının çocukluklarında, evlenmelerinde, russel'ın çocukluğunda aile diye birşey yok. o yaşta bi çocuk tek başına öylece hareket ediyor.

bir insanı yaşadığı topluma bağlayan bütün bağlardan müstesna olmayı, bunu marifet saymayı, bencilliği, sadece kendi çıkarını gözetmeyi konu edinen animasyon. pixar'ın yaptığı en kötü işlerden birisi

ps: eksi de almışım. eksileyen mesaj da atsa bi zahmet
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.