usta

bir müslüm gürses şaheseri. intro bölümü lezizdir. adnan şenses versiyonuda vardır fakat müslüm baba yapmış yapacağını bir kere, kusura bakma be adnan usta.


gel otur yanıma derdimi dinle
canım dediklerim yordu be usta
gözyaşın kaldıysa ağla benimle
dostum bildiklerim vurdu be usta

kimseler halim sormadı
eyvahsız günüm olmadı
tükendim birşey kalmadı
bu nasıl yaşamak usta

elveda gencliğim elveda derde
perdeler kapandı ömür sahnemde
vakit doldu artık bana musade
hakkını helal et helal et usta

çareler icinde caresi kaldım
ben bittim cilem bitmedi usta
cefadan payımı düşeni aldım
ben bıktım o benden bıkmadı utsa

kimseler halim sormadı
eyvahsız günüm olmadı
tükendim birşey kalmadı
bu nasıl yaşamak usta


elveda gencliğim elveda derde
perdeler kapandı ömür sahnemde
vakit doldu artık bana musade
hakkını helal et helal et usta
devamını gör...
özellikle kurtlar vadisi pusu dizisinde memati karakterinin polat alemdar karakterine seslenişi, '' usta izin ver şunun kafasına sıkayım 2 tane '' gibi.
devamını gör...
müslüm gürses'in nadide, damar, depresif şarkısıdır.

çilesiz bir günüm olmadı gitti
bilmedim ömrümün suçu ne usta
Allah'ın gücüne gider mi bilmem
verdiği bu candan ben bıktım usta

mutluluk kapımı çalmadı gitti
dalımda bir yaprak görmedim usta
"murat yalan imiş umutsa hayal"
böyle yaşamaktan bıktım ben usta
bıktım ben usta
böyle yaşamaktan bıktım ben usta

bu kötü yazıma kader diyorlar
dertler zincirine vuruldum usta
gittiğim bu yolun dönüşü yoktur
hakkını helal et elveda usta
devamını gör...
bir osman öztunçparçası;

ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
sebebim ustam koca babam
sana yazıyorum ey gidi ihtiyar
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum

köylüydün belki ama onurlu mamur
bilirdin bir çok şeyi bir çok bilenden
sıcaklar altında orak sallayan
güneşten kavrulan teni bilirdin
kendini bilirdin kendini

onaltı yaşındaydım
bir gün türkiye tanıyacak diyordum beni
rençperiydim vahşi ve çılgın saflıkların
gülerdim benden ileri ve geri olanlara
dengesiydim her ikisinin
çocuksu, saf, masum gülerdim
birazda erkekçe
onaltı yaşındaydım

kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim
utanmadım ruhuma çizilen resmin yırtılışından
bir gül dalıydım koparılan
çelik bir kol
her fırsatta kasırgalaşan yellerinde
yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüştüm
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim.

bu ezan hangi selaya çıkar baba
nefesim acıyor.
sözlerim gözde kaldı artık
kaşlarım sual.
duymasın güzellerin gülü can birazdan gideceğimi
birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar
ben de yolculuk telaşı var.
bu ezan hangi selaya çıkar baba.

vurgun yedim baba vurgun
oltu taşı tesbihim , tütün tabakam ve siyah çakmağım şahit
bir de yüreğime çizdiğin resmin vardı yanımda
üç damla kan düştü geceye
üç damla baldıran zehri
vurgun yedim baba vurgun

ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
rakipte olacaktı
ikimizin elinde iki 14'lü ve gece
birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
yıldızlar yağacaktı üzerime
beni sabaha götüren.
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.


bir gece düşüme giren ihtiyar adam
"murad olsun söyleyim oğul" dedi
zafer nerde gizlidir dedim
ömrüne ömür can güzelin yüreğinde
peki güneş nerede saklanır dedim
"yavuzun atının ak yelesindeki sırdır oğul" dedi
bir gece düşüme giren ihtiyar adam.

burda insanların yalnız ağzı var
siyah beyaz bir fotoğrafın içindeyim muzdarip
düşüncelerim kurşuna dizildi sabaha karşı
esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar
açıldı sonsuza giden yol
burda insanların yalnız ağzı var.

ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
ve buyur eyledi ötelerden o ihtiyar adam
hoş geldin oğlum osman hoş geldin
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar