utanç

bana baktığında çiy altındaki çimen kadar
güzelleşiyorum
uzun otlar ansımıyor benim gururlu
çehremi, yürüdüğümde ırmak boyunca.

utanıyorum kederli ağzımdan ötürü,
paslı sesimden, kaba dizlerimden ötürü.
gelip bana baktığında
öyle yoksul ve çıplak hissettim ki kendimi.

yolda hiç bir taş bulmadın
şafağın ışığındayken daha da çıplak olan
bu kadına baktın
ve duydun şarkısını.

ova yolunda susuyorum ki
kimse anlamasın mutlu olduğumu
geniş alnımın ışığından
ya da titreyen elimin deviniminden.

gece ve düşüyor çiy ota.
bak bana uzun uzun ve konuş tatlı sözlerle.
öptüğün kadın güzellikle ışıyacak yarın
yürürken ırmak boyunca!

(bkz: gabriela mistral)
devamını gör...
10.
bir ülkü tamer şiiri.


soğuk bir tül örtüyorlar yüzümüze,
sanki ölmek için beyaz bir uykusuzluk;
belki utanmasak bizi bırakacaklar,
terliyoruz, tırnaklarımdan damlıyor kan
onun üstüne,
soğuk bir tül örtüyorlar üstümüze.

hangi odaya saklansak şimdi onlar,
hangi sokaklara çıksak ölüm;
girildikçe biten sevişmemiz onlar yüzünden,
ne zaman boynuna uzansam ölüm kokuyor
yalnızlıktan, o yalnızlık,
kelimesi artık şiirde unutulan.
devamını gör...
bilincine varılmış suçun yol açtığı acı verici duygu olarak tanımlanıyor.. ama suçla ilişkisi olmayan utançlar da vardır.. mesela; engelli bir kıza 44 gün boyunca tecavüz etmek haberini okuyup da insanlığından yani insan sıfatına o kişinin de sahip olmasından utanmayan çok az kişi vardır.. burada söz konusu olan insanların bu denli bozulabilmesinin insan olarak hepimizi ortak sorgulamaya itmesi.. burada kişinin insan olarak bu kadar onursuzlaşmasından utanç duyarız.. bazı insanların duymadığı utanç bizim utancımız olur.. böylesi bir utancın kaynağıysa o kişi ile özdeşleşmek değil kendimize karşı duyduğumuz sorumluluk neticesinde gerçekleşir.. bu ''o kişiyle'' ortak yanımızı (yani insanlık sıfatını) görmekten kaynaklanır ki bu bir yanıyla acı verici ve ezicidir, ama diğer yanıyla ötekine bir köprü oluşturmaz..
devamını gör...
utanç o kadar öznelerarası bir duygulanımdır ki, tam da bu yüzden ötekiyle, ötekinin çıplaklığıyla karşı karşıya gelmeyi, dolayısıyla da kişinin kendi çıplaklığıyla yüzleşmesini gerektirir. utancın tetiklediği belli bir kırılganlık, bir güvencesizlik vardır ve utancın politik rolündeki büyük güç ve potansiyel buradan gelir. artıkın kimselerin utanmamasını daha net anlayabiliriz lan hacım. anladık mı? yav he he di mi.
devamını gör...
utanma duygusunun daha ağır bir durumunu çağrıştırıyor. fakat burada utanç verici durum, daha çok bir başkası adına yaşanıyor. yani belli bir kimse/kesimin içine düştüğü durumdan dolayı utanmak. üstelik aşağılanma duygusuyla beraber. mesel aile bizden birisi hırsızlık yaptı. duyacağınız şey utançtır. yani basit bir yüz kızarması değil.

mesel ben yıllar önce bir yakınımın vize işlemleri için hollanda konsolosluğna gittiğimde, oradaki kalabalığı gördükçe utanç duyardım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar