vals

'dansların kralı' olarak da adlandırılan bir dans türüdür. en belirgin özelliği, çiftlerin birbirine sıkıca tutunup bir nokta çevresinde dönerek dans etmeleridir. *
devamını gör...
salon dansları içinde en güzeli.bir viyana valsi bir de modern vals var.modern dans daha partneri atıp hoplatmalı.viyana valsi ise zamanında viyana köylülerinden beğenilerek fransız burjuvasına sunulmuş kelebeğimsi bir dans.kesinlikle kendine has bir havası,duruşu var.
devamını gör...
mabel matiz'i yine yeniden evime, odama, gelmeyen sabahlara getirmiş şarkı.
bazen ne oluyor? bazen zaman herkese davrandığı gibi davranmıyor. bazen bitmek bilmeyen bir yıkılış başlıyor. deprem oluyor ve günlerce aylarca sürüyor gibi oluyor. yıkım sürüyor. yığıldıkça yığılıyor toprak, beton, toz, kir... yani bir kere sarsılıp enkaz altında kalmak gibi değil, öyle değil. süregelen bir yıkım.

yıkıldıkça dinliyorum: beni bu tuzlu sularla yıkasın diye, şarkılara yaklaşıyorum.

"daldığı derinden çıktı çöl rüyam
kalbimin serabı
bir kader gibi çöktüğü zaman
bak deliklerimden, sır ağır değil
çınlayan bir çocukluğun korkularıyla
bak, bitti son duam
tek başına bir vals bu
her daim çalmaz
kaldı gözlerimde bir avuç hayal
gelmiyor sabahım, geçmiyor zaman
kaldı gözlerimde bir avuç hayal
gelmiyor sabahım, geçmiyor yaram."
devamını gör...
düşünce yapısı coğrafyaya göre değiştiği gibi müzik ritimleri de farklı oluyor.

batıda bir vatandaşı çevirip 3/4'lük ritim yaptırabilirsiniz.

bir..ki..üç..
bir..ki..üç..

ülkemizde ve doğuda ise bir çocuğa aynısını saydırmak isterseniz, sonuna istemdışı gizli sus ekler. yani ritmi 4/4'lüğe çevirir.

bir..ki..üç..(sus)..
bir..ki..üç..(sus)..

bu yüzden 3/4 ritimli vals bize hızlı ve heyecanlı gelir. müzik de güzelse neşelendirir.

batıda vals müzikleri yaygınlaşınca bizim müzik sanatımız longa ve sirto'ları ortaya çıkarmış ve galip gelmiştir.

zira biliyoruz ki türkler özgür düşünce ve ideal toplum dinamikleriyle pek çok sanat alanında dünyanın en iyisi idiler. böylelikle insan ruhunun her haline hitap edecek müzikleri ürettiler.

öyle ki dünyanın en büyük alimlerinden kabul edilen türk filozofu farabi, kendi çaldığı besteleriyle insanları önce güldürür, sonra ağlatır, sonra uyutarak kalkıp gidermiş.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar