var

cemal süreya şiiri.

şu senin bulutsu sesin var ya
uçtan uca tersyüz ediyor geceyi

yataklar var konuşmak için
öpüşmek için telefon kulübeleri

güneşler var, yıldızlar, samanyolları,
karpuzlar gümbür gümbür kapılarda.

tanrılar sofrası amma karanlık
yiyemem tek lokma yiyemem orda.

şu senin tutkulu sesin var ya:
ortak güzellik artı yara izi.

tutar ellerinden kaldırırsın
adı kötüye çıkmış tüm sözcükleri.

yeni törenler gerek bize
yeni törenler -kimi zaman en eski.

dert etme, bütün dilleri içerir
bitki konumu, küçükbaş hayvan sesi.

şu senin dolayık sesin var ya
dondurma yiyen gürbüz bir kız gibi müstehcen,

balkon demirine dayalı bir arka kadar şakacı,
i̇lk doyumdaki gibi yeşil elma tadında.

kimlik denetimi yaptıktan sonra
resimli roman okuyan bir er gibi giderici.

şu senin alçaktan sesin var ya
pencereler var burnumun kemiğinde sızı,

aşklar var unutulmamak için,
boğulmak için ilk sevgili.
devamını gör...
bir özdemir asaf şiiri:

deniz nerede pırıl pırıl,
nerede yolculuklar, yollar..
orada adımlarım var.

trenler midir gelen, insanlarıyla..
gemiler midir giden, dumanlarıyla,
orada gözlerim var.

sayısız yeşil rengi yapraklar mı verir..
tadları, meyvaları, gıdaları
ağaçlar mı verir, topraklar mı verir..
orada ağızlarım var.

renk renk, biçim biçim açan çiçekler mi..
ilkyaz dolu bahçeler mi..
ses kaynayan geceler mi..
orada duyularım var.

nerede kuşlar, orada kulaklarım.
nerede taşlar, topraklar, ellerim orada.
nerede sevilecek vücud ve kadınlar,
orada kollarım, dudaklarım var.
devamını gör...
şu senin bulutsu sesin var ya
uçtan uca tersyüz ediyor geceyi

yataklar var konuşmak için
öpüşmek için telefon kulübeleri

güneşler var, yıldızlar, samanyolları,
karpuzlar gümbür gümbür kapılarda.

tanrılar sofrası amma karanlık
yiyemem tek lokma yiyemem orda.

şu senin tutkulu sesin var ya:
ortak güzellik artı yara izi.

tutar ellerinden kaldırırsın
adı kötüye çıkmış tüm sözcükleri.

yeni törenler gerek bize
yeni törenler -kimi zaman en eski.

dert etme, bütün dilleri içerir
bitki konumu, küçükbaş hayvan sesi.

şu senin dolayık sesin var ya
dondurma yiyen gürbüz bir kız gibi müstehcen,

balkon demirine dayalı bir arka kadar şakacı,
ilk doyumdaki gibi yeşil elma tadında.

kimlik denetimi yaptıktan sonra
resimli roman okuyan bir er gibi giderici.

şu senin alçaktan sesin var ya
pencereler var burnumun kemiğinde sızı,

aşklar var unutulmamak için,
boğulmak için ilk sevgili.

cemal süreya
devamını gör...
1. istersen (isterse...) gibi konuşulan iş üzerinde bir kimseyi serbest bırakmayı anlatan bir söz.
2. "var kıyas et, varın hesap edin" biçiminde, bu kıyas ve hesabın vereceği önemli sonuca dikkat çekmek için kullanılan bir söz.
3. önüne getirildiği cümleye ısrarlı istek düşüncesi katarak "tek" anlamında kullanılan bir söz.
4. "haydi" anlamında kendisinden sonra kullanılan fiilin yapılması gerektiğini anlatan bir söz.
*
devamını gör...
kâinatta veya düşüncede olan, mevcut, vâkî1. [sıf.]
el var pençe olmuş, el var yumruk-necatigil

olma, bulunma.

elde bulunan, mal, servet, varlık.
sonunda bir dişiye mal edersin varını-nâfiz

olanca, hep:
var kuvvetiyle itekledi.
*
devamını gör...
ne de doğru demiş..:

deli gönül, neyi özler durursun?
acınacak dostun, cânânın mı var?
dünya yansa yorganın yok içinde,
harab olmus evin, dükkânın mı var?

devamını gör...
hadi bağam dei bunu adlandır da varlığından haberdar olalım...

yok'un zıttıdır diyenler dışarı çıksın...

soru basit arkadaşlar var nedir?

cevap lütfen mantık çerçevesinde olsun öyle oluş...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar