vavien

sinemaya "burhan altıntopu" izlemeye gidecekler için hayal kırıklığı olacaktıhttp://r.baştan sona ağzını ayıra ayıra güleceğini zannederek filme gidip sonra da 'çok kötüydü be!' diyecek tayfanın sözlerine şahit olunabilinir.
devamını gör...
dün gece izledim ben bu filmi. izlemek isteyenlere öncelikle söylemek istediğim şey şu; bu film sulu bir komedi değil. bu film bir kara komedi. sürekli kahkahalar, türlü şakalar falan bekliyorsanız boşa gitmeyin paranıza yazık..

oyunculuklar üzerine konuşmaya gerek yok. gayet güzeldi. kullanılan küfürler yerli yerindeydi. absürtce serpiştirilmiş küfürler değildi. küfüre gülen bir millet olduğumuzdan ben de bol bol güldüm o sahnelerde.

filmde en beğendiğim nokta aralara sıkıştırılmış detaylardı. mesela celal'in yanıp sönen çakmağına çok güldüm ben. artık senaristten mi kaynaklanıyor yönetmenin kabiliyetlerinden mi bilemiyorum ama film genel itibariyle taşra kültürünü inanılmaz yansıtmış. ben de erbaa gibi küçük bir kasabada büyüdüm. filmi izlerken hep çocukluğum aklıma geldi. film o ortamı o kadar güzel resmetmiş ki, duygulanmadım desem yalan olur.

senaryo gayet güzeldi. fakat daha farklı ve daha parlak bir son yazılabilirmiş.

not: yazım boyunca coen kardeşler dememeye olağanüstü gayret gösterdim, ve bunu başardım. kendimi tebrik ediyorum.
devamını gör...
filmi izlemeden once komedi olmadıgını bılıyordum.

filme gelince abi engin ve binnura zaten bir hayranlıgım oldugundan kotuleyemeyecegim bile lakın benım fılmden aldıgım bir mesajda var onu da belırtmeden gecemeyecegim

o adam hangı olaydan sonra oyle mutlu olmaya basladı..
anlayan varsa beri gelsin
devamını gör...
--- spoiler ---

tahminlerime göre samsun'daki sibel adlı konsomatris ten azarı işitince, eşinin para yerine kendini tercih ettiğini görünce, kankasından sopayı yeyince, ve nihayet eşinin kendisine iş aldığını görüp eşine saygısı artınca birden mutlu olmaya başladı başrol karakter.. fakat bence senaryo zincirinin en zayıf halkası bu noktadır.. zira gerçeklikten epey uzak bir hadise. en azından bu kadar kısa zamanda bu kadar keskin bir dönüş...

--- spoiler ---

devamını gör...
şu ara sinemaya gitmeye başladım.. son 10 günde gecenin kanatları,vavien,avatar,adını sen koy, neşeli hayat...hepsine gittim..
vavien dışındaki diğer dört filmde uyudum.vavien'de uyuyamadım. o kadar güzeldi. coen kardeşler tadı,kara film,american beauty güzellemesi,türk lester burnham'ı aklıma gelen ilk kelimeler. gerçekten sıkı bir karakter draması idi.. running with scissors,american beauty gibi filmleri seven varsa koşa koşa gitsin. en az onlar kadar iyi.
devamını gör...
siyad ödüllerinde 11 dalda yani tüm dallarda aday olarak girmiş mahsun kırmızıgül ün olay yaratan filmi güneşi gördüm ise türkiye den oscar adaylığına gitmesine rağmen siyad ödüllerinde adaylığı yok ilginç.
devamını gör...
film güzelde ergenlik çağına yeni adım atmış karşı cins 2 çocuğun her görüştüklerinde cinsel dürtülerinin hortlamasıyla samimileşmeleri hangi amaca hükmediyor,neyi anlatmak istiyor anlayabilmiş değilim.
devamını gör...
torrent sitelerine düşünce izleme fırsatı bulduğum ve sinemaya gitmeye değmeyecek kadar vasat bir film olduğuna karar verdiğim engin günyadın filmi.
engin günyadın'ın burhan altıntop fırsatçılığından kurtulamadığı bir yapım olmuş.
filmin ilk daikaklarında ergen bir çocuğun tavırları ve filmin muhtelif yerlerinde kapı komşusu olan başka bir ergen kızla fingirdeşmeleri sanki filmi almış götürmuş! olmassa olmaz gibi gereksiz dialoglar.

filmin sonunda şöyle bir mesaj aldım.

1. evli kadınlar saftır, kocaları istediği gibi kandırabilir.

2. para herşeydir.
devamını gör...
iyi bir film denebilir, binnur kaya'nın arabanın kapısından uçup uçuruma yuvarlanıp günler sonra çıkagelmesi güzeldi. hatta evin kapısını zorlayıp öyle saç baş dağınık vaziyette perişan bir şekilde içeri girmesi en başta celal'in kabusu gibi gelmişti bana ama gerçek çıktı. celal ve sevilay'ın berbat evliliğinin anlatımı iyiydi, sevilay'ın o acıklı bakışları yetiyordu anlatmaya.
sevilay'ın aptalca bağlılığının, celal'in her durumdan zeytinyağı gibi suyun üzerine çıkarak kurtulmasının, evin çocuğu yeni yetmenin babasının yolundan gidişinin ince bir anlatımı vardı.
filmin sonunda celal'in birden şahane bir koca ve baba oluşu, mutlu mesut ailesiyle pikniğe gitmesi biraz tuhaftı. karısının parayı celal'e vermesi bu mutlulukta bir etkendi ama celal'i asıl mutlu eden şeyin oğlunun televizyoncu esnafın kızıyla tenhalarda buluştuğunu öğrenmesiydi "aferin lan aferin saaa" deyip durdu öğrenince.

fakat şunu belirtmeden geçemiyciiim sözlük, engin günaydın sanki oynadığı tüm rollerde burhan altıntop'u oynuyor, bir türlü üzerinden atamadı şu adamı burhan tepkileri, burhan mimikleri, burhan gülümsemesi...
devamını gör...
senaryodaki kör noktaların fazlalığını saymazsak eli yüzü düzgün bir film olmuş denilebilir. özellikle taşra kasabasının atmosferini gayet güzel yansıtmış. senaryo biraz aceleye gelmiş gibi. örneğin ilker aksum gibi bir oyuncudan daha fazla verim alınabilirdi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.