yada dergi

milli eğitim bakanlığı tarafından çıkarılmaya başlanan eğitim dergisi. bir öğretmen olarak kpss'ye girip sınırda kaldığım için atanamadım ve bir büfede çalışmaya başladım. o sıralarda büfeye yada diye bir dergi geldi. benim, bizim, öğretmenlerin dergisiymiş. heyecan dolu gözlerle müşteri aralarında dergiyi inceledim, okudum. çok mutlu oldum, böyle bir derginin ihtiyaç olduğunu düşünüyordum. sayfaları yağlı kağıttı, masraftan kaçınılmamış. bir anda bir sürü hayal kurdum. atandığımı, dergiye abone olduğumu, kendimi bu dergideki yazılarla geliştirdiğimi, dergiye yazı gönderdiğimi vs. sonra gelen müşteriye marlboro touch blue vermeye devam ettim. büfe kariyerime bir süre sonra son verdim ki bir sonraki kpss sınavına daha iyi odaklanayım. dergiyle tanıştığım günlerde instagramdan derginin hesabını aradım ama bulamadım. henüz açmamışlardı demek ki. çok yeniydi. aradan aylar geçti. geçen gün "harbi yada dergisine ne oldu, bakayım instagram hesabı açmışlar mı?" dedim ve arattım. açmışlar. 300 küsür takipçileri var. gönderilerin açıklamaları çiçekli böcüklü bi samimi bi samimi, oh be dedim. harika. dergi yüksek mevkideki insanların odalarının masalarında gelen insanlar göz gezdirsin diye bulunan reklam dolu sırf basılmak için basılmış gereksiz dergiler gibi olmayacak dedim. ancak bu derginin hayal ettiğim gibi olup olmadığı konusunda hala şüphelerim vardı. öğrenmek için özenle bir metin hazırladım ve mesaj olarak gönderdim. görüldü yaptılar. bekliyorum hala. mesajımın üzerine paylaşım yaptılar, yine aşırı samimi, çiçekli böcekli dünya barışılı çocukları ölmesinli. mesajıma cevap alamadım. keşke en azından sen kimsin lan atanamamış öğretmen. git büfede bizim dergiyi sat anca deselerdi. daha çok üzülürdüm tabi evet :d cevap alamamak üzdü. hayallerim suya düşmek üzere.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar