yalan

çok başarılı birathena şarkısı. ahanda sözleri

ansızın, tarifsiz gelir ya
o zamanlar sormaya cüretin kalmaz olanından
feri soluk, niyeti kayıp, dardayım
aşk nefrete ne yakınsın

kin kırdı her okşamak istediğimde seni
elimi gözlerimi gömdüm tebessüme
yalnız kendine inkarın
sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
yalan söyleme bana

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
zaten yoktur nedeni

uzak düşmüşüm kendimden, aklım fikrimden
çaresiz sürükleniyorum
bilerek peşinden
yalnız kendine inkarın
sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
yalan söyleme bana

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
zaten yoktur nedeni

yoook
halin saf değil
niyetin baska
baska ooof
yoook
halin saf değil
niyetin baska
başka
güzel

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
yalan söyleme bana

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
devamını gör...
üç hal dışında, islam dininde yasaklanmış hadiselerden biridir.


ümmü külsã»m şöyle dedi:

"ben resã»lullah sallallahu aleyhi ve sellem'in, şu üç hal dışında, halkın yalan söylemesine ruhsat verdiğini hatırlamıyorum:

harbte,

kişilerin arasını düzeltmekte,

(aile dirliğini sağlamak için) kocanın hanımına, hanımın kocasına söylediği sözlerde"

hadisten öğrendiklerimiz

1 yalan konuşmak haramdır ama yalan söylemenin câiz olduğu yerler de vardır

2 harpte düşmana karşı, aralarını bulmak için küskün insan veya grublara karşı söylenecek yalanla eşlerin birbirlerine karşı söyleyecekleri yalanlara müsaade edilmiştir

kaynak: mumsema islam arsivi sünnet & hadisler bölümü.

devamını gör...
sayısız şarkılar bestelenmiş; binlerce şiir, öykü, roman yazılmıştır adına. birçoklarının yuvasını dağıtmış, yine bir o kadarının hayata bakışını değiştirmiştir. insanoğlunun en değerli hissiyatlarından birini, hayata, insanlara olan güvenini çalmıştır; oysa belki de çoğu insanı hayata bağlayan tek kaynaktı güven. tüm bunların nedeni, asırlardır hakim önünde sanık sandalyesinde ifade veren bir ömür saplandığı karanlıktan çıkmaya tenezzül etmeyen, bir sonraki nesil için yeni taktikler doğuran ve bunların gelişmesini insanoğlunun eline bırakan yalandır. kimi için çok basittir yalan, birçoklarının hayatını kendilerince sorunsuz devam ettirmesini sağlar yalan... ilk bakışta çok da ürkütücü olmayan yalan...
zordur birine güvenmek, karşısındakine kayıtsız teslim olmak, şüphe duymaksızın inanmak. insanoğlunun belki de ilk öğrendiği duygu, zamanla oluşması en zor duygu haline gelmekte. ilk öğrendiği duygu diyorum; çünkü insan gözlerini dünyaya açmasıyla birlikte annesine güvenmeyi öğreniyor.
"yalancıı!.." sokakta gezinirken oyun oynayan çocukların arasına karıştığımızda beş yaşlarında bir çocuktan duyabileceğimiz bir suçlamadır 'yalancı' kelimesi. yazık ki bu, yalanın hayatımıza ne kadar erken girdiğini gösteren somut bir kanıttır. evet, yalan ilk olarak aile ve arkadaşlarımızla ilişkilerimizde hayatımıza yerleşitiyor. komşu teyze kapımıza dayanıp kırdığımız camı annemize gösterdiğinde: "ben yapmadım anne" deriz. nedenleri farklı olabilir; belki korkudan, belki görünmez bir kaza sonucu camın kırılmasına neden olduğumuzdan belki de başka bir sebepten... fakat bu, yalan söylediğimiz gerçeğini değiştirmemekte; oysa o küçük yürek bilse ki yalanın insan ruhuna bir defa işlemesiyle bu illetten kurtulmanın zor olduğunu, bulaşır mıydı hiç yalana? seve seve razı olurdu kulağının çekilmesine belki de, seve seve katlanırdı dışarıya çıkmama yasağına, bilseydi bunun bir illet olduğunu. ardından okul hayatı başlar ve türlü türlü yalanlar kovalar birbirini. o çağlarda pek masumdur bu yalanlar, tıpkı küçük bedenlerin masumluğu gibi. küçük beyinler ödev yapmama bahanesini elektriklerin kesilmesine bağlamayı öğrenir bu çağlarda, bunun bir illet olduğunun farkına varmadan. ruhu karanlığa iten bu alışkanlıkla büyük çocuk. ilkokul, ardından lise, derken üniversite de biter. bu süreç içerisinde aşık olur insan. ne yazık ki birçokları buna da yalan bulaştırır. artık yaşın ilerlemesiyle söylenen yalanların bedelleri de ağırlaşmaya başlar. ilk kalp kırıklıkları yaşanır bu dönemde. ardından iş yaşamı başlar. insanın kendisini bazı olaylar karşısında zorunlu hissetmesinden dolayı burada da yalan eşlik eder hayatımıza. kısacası eğer kurtulamazsak bir ömür bizimle yaşayacak, sonuçlarıyla birlikte.
insanlar yalanı çeşitli kategorilere ayırmıştır kendince. bunlardan en hafifine, en masumuna 'beyaz yalan' derler. görünürde çok zararsızdır, hiçbir kötü niyet yoktur; fakat yalanın ortaya çıkmasıyla birlikte insana yaşatacağı travma o kadar masum olmayabilir.
insanı yalan söylemeye iten birçok sebep vardır. kimi gururundan yalan söyler, kimi elindekini kaybetmemek, kimi daha çok yükselmek için; kimi ise doğrunun doğruacağı sonuçların daha kötü olacağını düşünerek yalan söyler. belki işe yarar kısa süreliğne de olsa bu yalanlar; peki ya sonra? hadi kırılan kalpleri, sarsılan güvenleri bir kenara bırakalım. insan ruhunda açtığı derin tahribatlara ne demeli? farkında olmadan insan; her yalanı ince ince hesaplarken, ardından tasarladığı yalanı nasıl söyleyeceğini düşünürken ve söylerken, daha sonra söylediği yalanın ortaya çıkmaması için uğraşırken sarf ettiği çaba sonrası yorulan ruhunu nasıl dinlendirecek? yalanın zararı tek yönlü değil, iki yönlüdür. tek kişinin söylediği yalan, birçoklarına dokunur, birçoklarını üzer.
sigaradan, uyuşturucudan ayrılan tek yanı yalanın soyut olmasıdır ki başka da bir fark yoktur. hepsi bağımlılık yapar, hepsi insanlara zarar verir. peki bundan kurtulmak çok mu zordur? insanın yapacağı tahliller sonrasında alacağı kararların olumlu olacağı ihtimali yüksek değil midir? zira söyleyecek yalanı bulmak, nasıl söyleyeceğini düşünmek, ardından söylediği yalanı unutmamak için uğraşmak çok daha meşakkatli bir iş olsa gerek! işe önce küçük yalanla büyük yalan arasındaki farkı bulmakla başlanmalı, ardından verdiği tahribatlar tahlil edilmeli, yalanın aslında ne kadar zavallı olduğu görülmelidir. bunlardan sonraysa karar vermeli insan, yalanı kendisine hayat yoldaşı yapıp yapmayacağına.
eh karar sizin, ben daha ne diyebilirim ki!

devamını gör...
candan erçetin in mükemmel bir şarkısın adı

geri döndüren gördün mü geçmişi
boşa soldurdun o nazlı gençliği
bir avuç toprak için yor kendini
dünyada ölümden başkası yalan
yalan başkası yalan
zaman kendine benzetmez herkesi
hesapsız açar baharlar pembeyi
açmadığın dalda sözün geçer mi
dünyada ölümden başkası yalan
yalan başkası yalan
sitem etme haberi yok dağların
ellerini gözlerinle bağladın
faydası yok geç kalınmış figanın
dünyada ölümden başkası yalan
yalan başkası yalan
devamını gör...
fd nin orjinal altyazılıalbümünün bence en güzel şarkısı özellikle de müziği alırda götürür bırakıverir uzaklara

ne kaybetmeler buldum ben
bir elim bile kayıp gitti ötekinden
her şehre bir çakıl taşı fırlattım
aslında hiç olmayan denizimden

bir film şeridi gibi geçiyorum şimdi
olmayanlarımın içinden,
çok isteyince oluyordu hani,
söyle ner'desin,
hiç gelmeyen?

bu şarkılar
hepsi yalan
seni benden neden alıkoyar zaman?
kapım çalmaz..gelen olmaz..
yoksun diye iştahsız;sabah olmaz zaman

ama..
bıktım..
karanlıktan.
devamını gör...
yeliz söylerse severek dinlenendir.

yalan yalan yalann yalan ..

gözümdeki ateş kalbimi yakınca..
sandımkı aşkımız ömür boyunca!
meğer bu bir oyunmuş kolay oynanan
beni sevdığın varya o bile yalan..!

yalan yalan yalann yalan ..

ayrılık yok artık böyle demiştin
bilesin seni nasıl nasıl sevmiştim
oysa gerçek farklıymış uyandığım an
anladımki sevgi koca bir yalan !

yalan yalan yalann yalan ..

söz vermiştin bana seninim diye..
başka bir aşk bulmuşsun yine kendine
söyle mutlumu simdi kalbini çalan?
yoksa bu yeni sevgin odamı yalan!

yalan yalan yalann yalan ..

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar