yapılmış en aptalca dalgınlık

daha önce şahit olduğum olay öğrenci yurdunda ketıldaki* suya ısınmış mı diye parmak sokan arkadaştı. bunu dalgınlık olarak rahatlıkla adlandırabiliriz fakat bu gün gördüğüm olay dalgınlıktan öte bire bir aptallıktı. çalışan motorun turbosuna parmağını sokan makine teknikeri parmağının kopmasınına katlanmak zorunda kaldı. parmağını sokmasının gerekçesi ise pervanenin dönüp dönmediğini kontrol etmekmiş ve bunu söyleyiş tarzından yine olsa yine yaparım mihvalinde bir anlam rahatlıkla çıkıyordu. bu aptallığı yüzüne vurulduğunda; başkasının mı parmağı kopsun? şeklinde kahramanca verdiği cevap, o fır dönen pervanenin çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için parmak koparmaktan başka yöntem olmadığını bize öğretti.
devamını gör...
mutfakta sıkça yapılan dalgınlıklardır;

*

günlerden bir gün puding karıştırdığım blender ın -mikser yerine blender kullanmam da ayrı bir dalgınlık örneği zaten- fişini çekmeden yıkamaya kalkınca ve dönsün de daha iyi temizlensin diye parmağım bıçaklarında iken düğmesine basınca ....* bıçak iyi körmüş biraz örseledi parmağımı o kadar.
devamını gör...
anahtarı kapının arkasında unutup kapıyı çekmek.
alt kattakilerin balkonundan titreye titreye kendi evinin balkonuna çıkıp kapının arkasındaki anahtarı almak.
titreye titreye geri balkondan komşunun balkonu kullanarak inmek.
indikten sonra geri apartmanın merdivenlerinden çıkıp normal şekilde eve girmek.

edit: bunu okuyup "ee ne var bunda" diyorsan sen de bizdensin topraam gel sarılak.
devamını gör...
metrobüsle yapılan yolculuk sırasında köprünün tam ortasındayken pencereden fsm köprüsüne bakıp ne güzel görünüyor, diğerine de bakayım nasıl görünüyor diye düşünmek. metrobüsün diğer tarafındaki pencereden bakıp boğaziçi köprüsünü göremeyince şaşırmak. 2 saniye sonra durumu farkedip, gülmemek için çırpınmak..
devamını gör...
telefonla konuşup, otobuse yetişmeye çalışyordum
her nasıl olduysa önümdeki taşı göeremedim.
taş dediğim aslında neredeyse benim boyumda ki bir kaya*
resmen kayayı kucakladım
elideki tefon bir yere fırladı dağıldı
notebookumum ekranı krıldı
ve bir çok yerim kanayıp morardı
kafam harıç sağlam biraktığım bir şey kalmadı *



devamını gör...
dalgınlıkla yapılan şeyler zaten aptalcadır ve dalgınlık aptallığa mahsustur sadece aptal olduğunu kabul etmek istemeyen bünye buna da bir kılıf bulmuştur adı da dalgınlıktır.

devamını gör...
dalgınlıkla yapılan şeyler zaten aptalcadır ve dalgınlık aptallığa mahsustur sadece aptal olduğunu kabul etmek istemeyen bünye buna da bir kılıf bulmuştur adı da dalgınlıktır.

devamını gör...
dalgınlığın aslında aptalca bir hareket olmadığını sadece bazı dalgınlıkların aptallıklardan kaynaklandığını ifade eden tümce.
devamını gör...
yaz kuran kursuna başlamıştım henüz beş altı yaşlarındaydım

annem çok güzel bir etek giydirdi o gün ,sanırım dolama diyorlardı ozamanlar etek böyle bağlamalı bişi
annem sıkıcada tembih etti tuvalete gidersen derya ablan bağlasın eteğin sen yapamazsın tamam mı diye tama uf tamam deyerek gittim camiye
neyse camiden çıktıkm eve geliyorum tabi derya ablaya eteğimi bağla demeye utanmıştım kendim halettim yani öyle sanıyordum*
yolun karşısına geçerken etek cart indi aşagı yolun ortasında ışık görmüş tavşan gibi kaldım tabi
adamın biri arabayı durdurdu direksiynda nasıl gülüyrdu ama hala aklımda eteğimi aldım elime başladım ağlamaya
neyse eşi indi geldi yanıma yol ortasından kaldırdı ne tatlısın şekersin ağlama diyerek teselli etti biryandan o da gülüyrdu tabi
ben kilotluçorabımı gördünüz ama diyerek cüzü bi tarafa eteği bi tarafa fırlattıp başımda başörtüyle öylece eve geldim
şimdi "şal-tayt kombinli sözde tesettürlü hanım kızları gördükçe niye okdar gider yapmışım nan yaşlı çifte diyorum.
devamını gör...
evin kapısını açmak için öğrenci kimliğini çıkarmak, öğrenci kimliğinin yanlış olduğunu düşünüp akbili çıkarmak, akbille kapının bağlantısızlığını kavrayınca anahtarın varlığını hatırlamak. çok uykusuz kaldıysam demek ki.
devamını gör...
başörtüyle üniversiteye adım atılamayan zamanlarda, başörtüsünü kapıdaki kulübede unutup otobüs durağına yürümek, kara kışın kulakları üşütmesiyle " nan keşke şapka taksaymışım, sağlam soğuk varmış" dedikten sonra kapalı olduğunu hatırlayıp, paparazilere yakalanma korkusuyla club çıkışı yüzünü saklayan ünlü pozuyla okula geri yürümek.
devamını gör...
en yakin vakitte olani soyleyeyim metrobus gişelerinden öğrenci kartıyla geçmeye çalışmak.
bi arkadaşa gulmustum akbille kütüphaneye girmeye calisyor Allah hemen başıma geldi!!!! o degil bi de gişe değiştirdim bozuk heralde diye eminim ya yeni doldurmusum. e ama uykulu uykulu oluyor boyle.kinayip gulmeyin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar