yaş ilerledikçe yaşamdan soğumak



içiniz geçmiş la sizin dedirttir başlıkları okurken insanın içi üşüyor resmen.

aslında tamamen öğrenme, amaç edinme gibi hususlardan kaynaklanıyor bir bebek. cocuk ve genç öğreneceği çok şey olduğundan bu tür soğumalara girmiyor ama insan büyüdükçe egosu da büyüyor olacak ki artık hayattan tat alamaz hale geliyor.

devamını gör...
katılmadığım durumdur.
yaş ilerledikçe daha da keyif alır oldum yaşamdan.
her an ellerinden kayıp giden zaman, daha değerli oluyor gözünde insanın.
devamını gör...
anneannemden gözlemlediğim kadarıyla yaşama bağlanma ve hep gençliğe özlem var. kadın Allah hayırlı ömür versin seksenbeş yaşında doktor izin verse göz ameliyatı olacak. parasını da kırk keseye koyuyor nerdeyse. bence dünyaya ve yaşamaya meyil artıyor.
devamını gör...
yaş ilerledikçe arkadaş sayısındaki azalma, evlenmekten uzaklaşma, bazı müzik türlerinden soğuma gibi şeyler de beraberinde geliyor. e haliyle içimize inceden bir sancı giriyor ve yavaş yavaş soğuyoruz. önemli olan inceden giren sancının daha sonra varoluşsal sancıya dönüşmemesi. dikkat ediniz efenim ben bir aralar içerisindeki hüznü kaldıramıyorum diye tezer özlü okumazken, şimdilerde tezer özlü kitaplarına dalmış bulunuyorum.
devamını gör...
içinizdeki çocuğu güzel şeylerle beslerseniz, ona güzel bakarsanız, katil olmazsanız, kimse sizi soğutamaz bu hayattan.

o küçük çocuk önemli.

140 yaşında bir çocuğum ben.
devamını gör...
yaş ilerledikçe yaşama daha sıkı sarılır insan. 20 li yaşlarda ölüm çoğu kez dağarcıkta bir kelime olarak yer alırken, 40 lı yaşlardan sonra çevredeki aile büyüklerinin birer ikişer dar-ı bekaya irtihalleri ile sıranın yavaş yavaş kendine geldiğini idrak eder. kalan yaşamında kendine çeki düzen vermeye çalışır, yaşamını anlamlandırmaya uğraşır.
sen ânı tanımlamazsan, ân seni tanımlar...
devamını gör...
kaçınılmaz son...ibo bir şarkısında güzel anlatır bu durumu;
ben böyle değildim yaşarken oldum
bu kötü kaderi sonradan buldum
aldana aldana ömrümden oldum
beni doğduğuma pişman ettiler

arabesk ama gerçek... yaşamın söndürmediği neşe, soldurmadığı sevinç yok.
devamını gör...
biz büyük ve kirlendi dünya...

ben de aksi olan bir durumdur.
ilerledikçe zaman daha bi zevk alır oldum yaşamaktan. kendimi yeniden doğurmanın lezzetini keşfediyorum. güzellikleri yeniden görüyorum. yeniden örüyorum saçlarımı. yineleyerek yaşıyorum zamanı. yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak, yeni yemekler yemekten kaçınmıyorum.

35 den sonra gerçekten hayat değişiyor dostlar. nasıl yaşamak istiyorsanız öyle yaşıyorsunuz. yolda kalmak da yoldan çıkmakta yol da size kalmış.
devamını gör...
yaş ilerledikçe değil de kurulan hayalleri gerçekleştiremedikçe yaşanan hayal kırıklığıdır o bence. üniversiteye yeni başlamış bir tıfılken, şu yaşta neleri başarmış biri olacağımı hayal ederdim hep... ama hayat benim o şapşik düşlerimdeki gibi ilerlemedi... tepki olarak bencilce çevremi ve acımasızca kendimi suçladığım kısır bir döngünün içine düştüm sanırım. ama anladım ki* hayat dediğimiz şey tam da bu zaten... sonuç olarak tüm o memnuniyetsizlikleri ve başarısızlıkları, bir kedinin mırlayışı ya da filiz veren bir çiçeğin güzelliği karşısında anlık olarak unutabiliyorsak, mutluyuz bence.

not: peh peh peh... içim mutmain olsun diye inanmadığım şeyleri yazma konusunda da pek mahirmişim... Allah'ım çoklu kişilik bozukluğu sendromu mu yaşıyorum nedir?
devamını gör...
büyüdükçe, dünyaya ne için geldiğini anlayan insanlarda gözüken normal bir durumdur. halbuki şöyle der ünlü bir düşünür. hayatta iki kere doğar insan. birincisi ana rahminden çıktığında. ikincisi dünyaya neden geldiğini anladığında. işte biz o ikinci kısımdan sonra mecburen yaşıyoruz bu hayatı. evliya olup Allah dostu olacaksın veya delirip Allah dostu olacaksın. diğer yollar sakıncalı azizim. maalesef bize sakıncalı yollar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar