yaşlılarla vakit geçirmek

ister memlekette dede evinde kalınan bazı günler olsun, ister kısa vadeli birkaç saat. fark etmez. hem güzel yanları var hem de cidden zorlandığınızı hissettiğiniz anlar.

benim için en iyi yanlardan birkaçı :

* bolca sevap puanlarının gelmesi çokça dua almanız. su versen allah razı olsun deniyor. bir gün dedim anane ne güzel böyle dua almak. tükenecek mi yavrum demesini hiç unutmucam. *

*ev temizliği, ev işi gibi durumlarında azcık iş yapın hemen mutlu olmaları.

*herhangi bir rahatsızlık , hastalık anında torunların onları hastaneye götürmesi ve millete bunun övgüyle anlatılması. kızı oğlu götürse bu denli mutlu olmaz ha. torun başka. bir de şey var tabi. dedenin ananeye poca anlıyor bu işlerden ,onunla git demesi.

*ezan okunur okunmaz namaz kılan insanlar olması. bir süre sonra siz de öyle olmaya başlıyorsunuz. yatsı namazını kılınınca yatakların hazırlanması, herkesin odasına çekilmesi falan.. hem uyku da düzenleniyor.

*eskilerden bahsedilmesi. biz iç anadoluluyuk gardaş. bizde şamanizm bazı öğretilerde yer etmiş. * kah o öğretiler, saçma zırvalar olsun, kah bizimkilerin gerçek survivor tadında yaşam sürmesi olsun.



*sülaledeki herhangi acı bi olaydan, sevdiğine kaçmış bi kıza edilen bedduadan hızlı şöfor dedenin ağır geçirdiği motosiklet kazalarına, tarla tapan işlerine, hac hikayelerine, günlük yaşam koşturmalarına. herkesin birbirinin işine koşması , birlikte yaylaya gidilmesi, halı dokunması vs.belki başka yaşlılarda yoktur ; ama bizimkiler deli gibi çalışmışlar. abla erken gelin olmuş, erkek kardeşlerden biri okuyor, diğerinden hayır yok, ananem de babasıyla gece tarlaya gider sabaha kadar iş yaparmış. at binermiş. tek gittiği de olurmuş. o zamanın insanı bir başka babayiğitmiş sanırım. şimdi düşünüyorum gece vakti tarlaya kadın başına gideceksin ve başına hiçbir iş gelmeyecek..

çay yapılsın içilirken anlatılsın. oh en sevdiğim bana bunlarla gelin.


zorluklara gelince; gözlük, tesbih ,telefon, su şişeleri hep bir şeyleri yerlerde unutuyorlar. sonra arayışa çıkıp 2 dk içinde buluyoruz.

*az gören göz, az duyan kulak.. sanırım dedem alt komşuya a haber yayını yapıyor o izlerken biz o odadan başka odaya geçiyoruz. * bir şeyi anlatırken onların duyabileceği desibele çıkmak biraz zor. işitme cihazını da başkalarından iyi duymamışlar, almıyorlar da..

*kuranı tesbih çekmeyi şiir okumayı çok seven , bunları kaplayan eden, koli bandıyla aşk yaşayan dedenin al bunu oku diye bişiler vermesi. kuvvetle muhtemel dini şiirdir. peygamberimizi rüyada görmek için okunan duayı bana okutmuşluğu var. dede ben görmem ki diyorum oku sen diyor. nitekim o gece rüya bile görmedim. *

*telefonla biraz fazla takıl, islam düşmanları Allah demekten bizi alıkoymak için yapmış oluyor. bazı din noktalarında hiç anlaşamıyoruz.

* bir iş istediği gibi olmasın ocağı batasıca diye söylenebiliyorlar. ki ben bedduadan hiç haz etmem. dedem için doktorun verdiği ilaç 2-3 gün işe yaramazsa hemen doktora bi ocağı batasıca denir..
hep bir acelelik ,sabırsızlık..

*yemek konusunda anlaşamıyoruz. olgun insan esneme payı gösteren insandır bence. ve yaş aldıkça farklı tatlara açık olmayı da getirmelidir. ama dedemde öyle değil. nadiren yine de hatrım için yiyor sanki tontonum.

bazı sözleri basmakalıp, elinden tutulur bi yanı olmayan basitçe bi eleştiri gibi geliyor. bazen de özgürlüğümü kısıtlama gibi. zihniyet farki belki de.
aileden lise yıllarında ayrılıp kendince bi düzen kurunca insan tahammulu azaliyor mudur ,nedir.?

geçenlerde burda çalışıp çalışamayacağımı sordu dedim puanla bu işler şöyle böyle. açıkçası yaşadığım şehirden de memnunum. tam olarak hissiyatımı ifade etmedim. onun yerine yine geliriz gideriz vs tesellilerle konuyu kapattım.

var olsunlar, Allah başımızdan eksik etmesin ama belirli aralıklarla görüşmek, hasta sağ iken yanında olmak, haftada en az bir kez arayıp sormak, sıla ı rahımde bulunmak ancak bunu uzatmamak gerektiğini anladım şu 1.5 aylık süreçte.

kirmadan kizmadan etmeden onlari idare etmek bir sanat gibi. tamam bunda iyiyiz çok şükür de oto fren mekanizmasi , kasmalar..

belki de ben asla zorlanmaya gelemeyen özgürlüğüne epey düşkün, mesafeyi seven, gurbette olmayı özlediğine hemen kavuşmaya tercih eden, bencil bi torunumdur bilemiyorum.. yanılma payım saklıdır.
devamını gör...
terapi gibi benim için. bi yaşça büyüklerim bi de çocuklar tabi...biri geçmişim diğeri geleceğim...ikisinden de öyle çok öğreneceğim şey, alacağım ders var ki...

hastasıyım amca ve teyzelerle yapılan amansız diyalogların, sessizliklerindeki derin manayı düşünmenin, sorularındaki asıl teveccühü keşfetmenin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar