yazarların aile içindeki rolleri

#özgürler 

her birey bulunduğu ortamda bir rol üstlenir. kişilik tek tip değildir ve girilen her ortamda bazen bir yön bazen diğer bir yön ortamın şekli, kişilerin buna tepkisi doğrultusunda değişir. aile de bir ortamdır. uzun süreli ilişkiler ve değişen rollerin en fazla yaşandığı kurum olmasına rağmen bazen küçüklükten yapışan ve bir daha çıkmayan bazı beklentiler olabiliyor kişileri belli şekilde davranmaya iten.

bazen arkadaş çevresinin en zıpır genci olan delikanlı evin en sakini veya sorumluluk alanı olabiliyorken, evde annesinin sözünden çıkmayan kız arkadaşlara kök söktürebilir.

bu konuda yazarlar aileleri içinde hangi role bürünmüşler, en fazla hangi özellikleri ön plana çıkıyor diye bir merak neticesinde açılan başlıktır. roller ve rollerin aile içindeki işlevi bilimin de alanına girmektedir lakin isteyen açıklamalı da belirtir dümdüz de söyler. karışmayalım.

ben başlayayım: ailenin muhalif, kendinden emin, başına buyruk evladıyım. neredeyse herkes bu konuda hem fikirdir. **
devamını gör...
3 kiz kardes abisi tek erkek evlat ve hatta baba tarafindan tek erkek torun. bu sebeple bir koleksiyonun en nadide parcasi gibi bir sey ehehehe. *
devamını gör...
kız kardeşimi dershaneye götürüp getirmek.
onun dershane taksitini ödemek ve harçlığını vermek.
sabah kahvaltısı için zeytin sosu hazırlamak.
araba ile evdekilerin getir götür işlerini yapmak.
doğal gaz parasını ödemek.
tv yi açıp kapatmak. bir kaç kumada ile açılıp kapandığı için o işi bana yaptırıyorlar.
biri sinirlendi mi paratoner görevi üstlenip streslerini almak. babam anama sinirleniyor korkuyor gelip bana bağırıyor. (bkz: :))
ve en önemlisi sabah fırından ekmek almak gelirken ekmek getirmek.



devamını gör...
ben şahsen, hayırsız evlat rolünü başarıyla sürdürmekteyim, başarılarımın devamını dilemiyorum, dilemiyorlar, dilemezler, sonuçta niye dilesinler ki?
devamını gör...
küçüklüğümden beri evin reisliği vazifesi bana yapışmış bir roldü. babam bile bir çok şeyi bana sorar onay alırdı. olmaz dediğim hiçbir şeye onay vermezdi. abim de vardı ama onu kimse tınlamazdı. gerçi yine tınlamıyorlar oda ayrı bir mesele.
küçüklüğümden beri bir çok şeyin benim kontrolümde olması bana inanılmaz özgüven kattı ancak, diğer gençler gibi deli dolu bir yaşantım hiç olmadı. hep ağırbaşlı olmak zorunda hissettim kendimi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar