yazarların yaşlandığını farkettiği anlar

kaç yaşına geldin hala okuyor musun sorularıyla karşılaştığı an..
he okuyom sana mı dert oldu diye çıkışmak istese de insan tebessümle geçiştiriyor mecburiyetten..
devamını gör...
yeğenlerimin dayım ne kadar da güçlü, dayı babamı da dövebilirmisin dediği andır.

olgun dayının buna cevabı ise, babanı dambıll niyetine kullanırım küçüğüm.
devamını gör...
amca olduğum ilk gün yaşlandığımın farkına vardım. kucağıma alıp, kulağına ezan okuyup adını koyup, Allahın verdiği bir hediyeye binlerce kere şükrediyorsun.

sonra düşünüyorsun Allah nefesi verendir.

ve devamı geliyor Allah nefesi de alandır.

ve yaşlandığını hissedebiliyorsun artık. ölüm yavaş yavaş yaklaşıyor çünkü.
devamını gör...
dolmusta yuksek sesle konusan liselileri gulumseyerek dinlemedigimi faek ettigim zaman. artik somurtup, pis pis bakip yetmezse sussunlar diye arada da azarliyorum.
devamını gör...
yüksek lisanstayken okumaları büyük bir şevkle yaptığın, ödevleri inanılmaz bir özenle hazırladığın, yüzlerce makaleyi erinmeden okuyup ayıklayıp işine yarayanları en verimli nasıl kullanacağın konusunda saatlerce kafa patlattığın o günlerin çok uzakta olmasıdır. kafa kaldırmıyor artık gerçekten, 4 ortalamayı tutturduğum azimli, kararlı, hevesli günlerim çok uzakta kaldı sanırsam. *
devamını gör...
çok da yaşlanmak değilde büyümek diyelim benimkine otogarda memleketime gitmek için beklerken asker uğurlamalarına denk gelmiştim ve neredeyse tamamının doğum yılı benden sonraydı...
devamını gör...
senden küçükler için bile "kocaman adam" diye bahsedildiği andır. daha beteri de var da onu da söyleyemiyorum. ilki neyse de ikinci durumu düşününce bile insana koyuyor bak.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar