bu bizim türk insanımızın maalesef ki düşüncesiz sosyalliğindendir.yani iki çeyrek takiyorum diye "bence düğün şurada olmalı şöyle olmalı" dedikoduları yapmak ve bi şekilde damadı masraf yapmaya zorlamak bizim insanımızda var herhalde sadece.ondan sonra adam 50-60 bin tl kredi çekiyor bankadan ve düğünden gelen para en fazla 20 bin falan oluyor.gerisini ödeyecek 5 sene boyunca vs vs.

vahşi kapitalizme karşı olduğum kadar buna da karşı olmaya çalışıyorum.basit ama samimi bir düğünün canı mı çıktı?ne var biz para taksak da düğünden gelen paralar çiftin cebine kalsa ve onları rahatlatsa?babasından eline birşey kalmayan ve düğününü tek başına üstlenen damadın stresini düşündük mü?

evleneceğin kişiyi bulmaktan daha sıkıntıymış evlenmek.bu düşüncelerin olmasının en büyük sebeplerinden birisi de aman kaç kere evleniyoruz en lüksü olsun tipi gelinlerdir.duruma göre anlayış gösterebilen bacılara ablalara selam olsun...
devamını gör...
tam anlamıyla aptallıktır. üç gün sonra unutulacak olan bir düğün için sırf desinler diye bu kadar borca girmek başka türlü tanımlanamaz.
devamını gör...
hayatı yanlış yorumlamak sonucu başımıza gelebilecek olay. bir kaç sene önce bir düğün 20 bin tl falan deniyordu gün geçtikçe rakam çıkıyor, elli bin tl borç öde, ev için kredi çek senelerce öde sonra araba vs de vs. hep borç mu ödeyeceğiz ? çok cuzi miktarlarada düğün yapılabilir ama buna razı olacak kişiler lazım, razı olanlarada selamlar olsun.
devamını gör...
başlığa itibar edersek borç sanki ailenin borcu.

erkek düğün yapan taraf olduğu için borç onun borcu oluyor.

kadın çalışıyorsa belki ortak ödeniyor ama pratikte çok mümkün değil.
devamını gör...
bir kere evleniyorum taammıaağğ! mantığındaki doyumsuz varoş kızlar yüzündendir. eğitimli ve kültürlü hiçbir kadın eşini bu denli bir yükün altına sokmaz. bu tarz kızlarla evlenen erkeklere hiç acımıyorum arkadaş, bir ömür kapris çekeceksin, şanslıysan önce sen ölürsün.
devamını gör...
bence de 50 bin iyi gibi.



tabi Allah hepimize masraftan ve gösterişten uzak düğün nasip etsin.

ayrıca şu da var: çiftleri borç altına sokup, bir de onlardan mutluluk bekliyorlar. o borçlarla nasıl mutlu olsunlar. Allah ıslah etsin.
devamını gör...
''hanım kız daha önceden calışıp, kendisine ceyiz yapmamışsa demek ki...'' dedirtir.

yav ceyizindeki dantelleri de mi hazır aldın?
devamını gör...
ışte bunlar hep italyan kumaşı gelınlık, özel dikim koltuk kumaşı, özel tasarım mobılya, bır envanter pembik zerzevat. aşk, sevgı hikaye damada gıydırmek şahane.

aslında dışarıdan baktığın zaman ne kadar da mutlular. halbuki mesele iç organlarda ciğerim. çürüyen onlar.
devamını gör...
düğün takılarıyla borç ödemek yerine lüx otellerde pahalı, havalı balayı yapılıyorsa; boşanma avukatı tutacak para da bulamaz ya la bu sefiller. *
devamını gör...
geçenlerde başlığını da açmıştım. arkadaş! bu bildiğin zulüm ya... hatun kişisiyle en başta konuşmak lazım belki de. gerçi kime ne anlatacaksın ki? geçenlerde bir hocaefendiyi dinliyordum. şimdi anakronizme düştüğümü falan söyleyeceksiniz ama asr-ı saadet dönemindeki evlilikleri uzun uzadıya işledi. peygamberimizin evlendirdiği sahabelerine tavsiyeleri ve evliliği nasıl kolaylaştırdığı üzerine... şimdi evlilik, sünnet; faiz, haram! yazıktır günahtır. kimin umurunda peki? kızın mı, annesinin mi? Allah (c.c) istikametten ayırmasın.

(bkz: faize bulaşacağını bile bile evlenmek)

devamını gör...
en başta konuşmak şeklinde yorumlar olmuş.
bir erkek evleneceği kişiyi seçerken nasıl bir insanla evlendiğini göremiyorsa evlenmesin.
eğer evleniyorsa kıza da zulm etmesin.

barbie bebek ile oynayarak hayatının ken bebeğini arayan biri tabiki de piremsesler gibi evleneceğini hayal ediyor.
devamını gör...
deliliktir.

tüketim toplumuna düşman olmaya devam ederek ölmeyi düşünüyorum. pahalı eşyalara, pahalı kıyafetlere ve sürekli her şeyin en iyisine sahip olmam gerektiğini düşünen sisteme karşıyım. bu demek değil ki alışveriş yapmayı hiç sevmiyorum. bayılıyorum. beni tatile diye ıkea denilen şu tüketim çılgınlığının içine atsınlar şu kadar şikayet etmem. haftalarca gezerim orada. aldığım ne varsa kendime alınmıştır ama. ben istedim diye alınmıştır. başkasının beğenisine sunulmak için değildir. benim o. ben bencilim. bana ait olan benimdir ve kimseyi ilgilendirmez.

evlilik dediğin şey artık başkalarını memnun etme amacı taşıyor. eşyalar pahalı olmalı çünkü komşular ne der? düğün olmalı çünkü komşular ne der? iyi bir düğün salonu olmalı. takı alınacak mesela. neden? bana sayısı belli şekilde istenen takının açıklamasını yapsın birileri. benim değerim mi 5 burma bilezik? benim değerim altın ile mi ölçülüyor? amaç nedir? neden istenir bunlar? ayıp aslında. düşünsene aile sana kızı için istediği takının her şeyini söylüyor. bunları biz normal sayıyoruz ama değil. bunlar hediyedir ve erkek tarafından dilerse kadına alınır ve hediye edilir. o erkeğin bileceği iştir. ailelerin ya da kadının değil.

işte böyle böyle borçlanıyor çiftler. ne gerek var? borçsuz yaşasana evliliğini. 2 bin ödemek yerine onu harca. git evine bir şeyler al. kendine al. niye en baştan aldığın her şeyi 5 sene ödüyorsun? mantık? biz ihtiyacımız olanı belirlemiştik 30 bin yetti. net 30 bin. düğün yok, nişan yok, takı yok, sadece eşyalar var, nikah var, nikah günü giyilecekler var. ailesi bir girdi işin işine düğün salonu fiyatı eklendi direkt olarak.

niye? çünkü memnun edilmeleri gerekiyor. etmem. yalnız başıma kedilerimle ölürüm de yine etmem.

haliyle bunlar delilik.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar