yeni hayat

konusundan çok süper bir holyvud filmi çıkabilecek sürükleyici roman.sadece muhteşem kaza sahnesi tasfiri bile tek başına romanı başarılı kılmaya yeter.bir de bilinç altında öldükten sonra daha güzel bir hayat olduguna dair bir anafikri vardır.intihar eğilimli depresif kişilerin okurken dikkatli olması gereklidir.
devamını gör...
" 'bugün bu kasabada' -evet kasaba demişti- 'bir lokma bir hırka demek ayıp sayılıyorsa ve ellerine kına yakan hanımlar küçümseniyorsa o postacının ve otobüslerin ve kahve televizyonlarının amerika'dan getirdikleri yüzündendir. hangi otobüsle geldin sen?' " (33. baskı, s. 176)
devamını gör...
"hani çocuklara sorarlar ya, niye ağlıyosun yavrum diye; derin bir yara içinde bir yerde kanadığı için ağlar, ama soruyu soran amcaya der ya, mavi kalemtıraşımı kaybettim diye, işte öyle kederleniyorum ben de, vitrindeki bütün şeylere." (33. baskı, s. 185)
devamını gör...
"bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti," diye başlayan; yolculuklarla, rastlantılarla, meleklerle, karamelalarla, saat markalarını kendine rumuz edinmiş ajanlarla dolu etkileyici bir orhan pamuk romanı. her şeyin ötesinde sadece türk romancılığında değil, evrensel alanda ciddiye alınması gereken bir edebi eser. akıcı cümleler, özenle seçilmiş kelimeler ve hikayenin dahice hazırlanmış kurgusu kitabı klasikler arasına dahil etmeye yetiyor. bazı yerlerinde hikaye ağır gidiyor, ancak ne yapıp edip kendisine bağlıyor, okurken o otobüslerde olma arzusu yaratıyor okuyucunun içinde.

öte yandan zeki demirkubuz'un masumiyet filmini az da olsa anımsatıyor. özellikle kahramanın sevdiğiyle birlikte otobüslerde yurdun dört bir yanını arşınlaması ve üstüste gelen tesadüfler bu benzerliği güçlendiriyor. ancak yeni hayat'ta kahraman, masumiyet filminde olduğu gibi yalnızca aşkının peşinden gitmiyor. okuduğu kitabın etkisiyle kendini bulmaya, kaderinin peşinden koşmaya adıyor hayatını.

özetle, yeni hayat bir türk klasiğidir. okunmalı, okumayanlara okutulmalı, şiddetle tavsiye edilmelidir.
devamını gör...
kapak fotoğrafının methini duyarak okumaya niyetlendiğim (istasyon manzaralı bir pencere, bir tren, bir masa, bir genç ve aydınlık bir kitap), içindeki bozuk kurulmuş cümlelerin varlığına rağmen sevdiğim, bir dönemime ad olmuş kitaptır.



--- alıntı ---

Ne güzeldi yabancı bir kasabada sarhoş olup, otel odasında sevgilim uyurken, tanımadığım dostlarla bir terzi dükkânında oturup hayatın ne olduğunu hiç mi hiç düşünmeden, hayatın ne olduğunu birden bir görüntüyle görüvermek. Neden kelimelerle düşünür de insan, görüntüler yüzünden acı çeker? s:102
…

Çoğumuza olur, olmuştur. Bir saattir anlayarak seyrettiğimizi sandığımız bir filmi aslında yanlış anlayan sinemadaki tek budalanın kendimiz olduğunu fark ettiğimizde bir öfke sarar içimizi. s:110

…

Hatırla, bir günah işler, bir suçu unutur ve başka bir diyarı düşler gibi sessizce seyrettiğimiz öpüşmeleri. s:161
…

Neden güzel ve duyarlı kadınlar hayatı kaymış erkeklere aşık olurlar? s:206

--- alıntı ---

devamını gör...
14.
bir orhan pamuk romanı.



--- alıntı ---

otobüslere bindim, otobüslerden indim , garajlarda gezindim; otobüslre bindim, otobüslerde uyudum , günleri gecelere yetiştirdim; otobüslere bindim, kasabalarda indim, günler boyu karanlığın içine gittim ve dedim ki kendime, nasılda kararlıymış bu genç yolcu kendisini o bilinmeyen ülkenin eşiğine götürecek yollarda sürüklenmeye.

----------
gece beni gizledi, gece beni sakladı, gece bana yol gösterdi.

--! spoiler !--
devamını gör...
15.
--- alıntı ---

uyurken gözleri kapalı, ölürken açık.. çünkü zaman üç boyutlu bir sessizliktir demişti kitap... bir kitap okudum seni buldum.ölmek buysa, ben yeniden doğdum.

--- alıntı ---
devamını gör...
16.
na na na 4-5 gün usul usul okuduğum.. pamuk kötü bir siyasetçi olduğu gibi iyi bir yazar da değil. nobel filan olmayaydı okumazdım..
pamuk okumaya devam ediyoruz.. inanıyorum ki nobelli yazarımız benim de bi açığımı bulacaktır.
sıradaki parça: cevdet bey ve oğulları /önceki beyaz kaleydi/
sevemedim karagözlüm ...
olricin yandan yemişi *
bir de edebiyatını siyasetle kirlettiği için okurken önyargısız olabilmek cidden yorabiliyor.

hiç mi sevmedim, nefret ettim demiyorum ancak nobelli ve pek bir parlak olması hasebiyle çok sağlam şeyler bekledim, bekliyorum.. cevdet ve oğullarında görüşmek dileğiyle.
devamını gör...
çok yoğun thomas pynchon etkisi taşımasaydı bu kitabı türk edebiyatının başyapıtları arasında sayabilirdik ama maalesef o kadar da orjinal değildir, kısmen de olsa thomas pynchon romanlarının türkiye'ye uyarlanmış hali olarak görülebilir ... ne olursa olsun başarılı bir eserdir...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar