yeniçerilerin alevi olması

türklerin müslüman olmasıyla arapların gram alakası yok. ya yok yani muteber hiçbir kaynakta böyle bir şey geçmez. internet zırvaları nelere kadir. dini kavramlarımız farsça. bence biraz bir şeyler anlatıyor.
devamını gör...
puahahhahah talkan ve cürcan'da adam türk meliklerinin savaşına taraf olarak geliyor, kalede türkler ve soğdlar var hatta türkler var mı belli değil. anlaşmaya aykırı olarak kaleden saldırı geliyor. adam kaledeki herkesi kesiyor. kestiği adamlara neden din değiştirsin? ölenler türk bile değil. kuteybe oradaki beylerin savaşına taraf olarak geliyor. ikincisi göçebe adamı nerede bulup müslüman yapacak? üçüncüsü emevilerin kimseyi müslüman yapma derdi yok. adamlar cizye gelirleri azalacak diye o bölgedeki müslümanlardan bile cizye topluyorlar. türkler zaten iki asır sonra lan bunlar bizi kesti hadi müslüman olak diyor. kitlesel din değiştirmelerle arada asırlık fark var. yağma için yapılmış düz bir sefer ve sonrasında olanlar başka bir şey değil.
devamını gör...
bir iddia. aslında bir uğraşı. güneşi balçıkla sıvama uğraşısı. bu uğraşının varacağı nokta hüsran, ebedi bir hüsran. o insanın dediği gibi; keşke bilselerdi.
devamını gör...
gayet yaygın bir "yarı-doğru".

sorun şudur ki, "alevilik" , iran kökenli bir tarikat olan, ve tee şah ismail döneminden beri anadolu üzerinde manipülasyonlar ve şia nüfuz alanının yayılması için kuvvetli bir şekilde kullanılagelmiş "kızılbaşlık" ile hususi olarak özdeşleştirilmeye çalışılmıştır, ve kısmen (hatta malesef çoğunlukla da) başarılı olmuştur. (örneğin bugün bir çok alevi bile, tarihi terminolojiye hakim olmadan, alakası dahi olmasa bile "biz kızılbaşız" diyor. sunnilerdeki kafa karışıklığına hiç değinmiyorum bile. )

bu bağlamda, henüz kızılbaşlık denilen tarikat(yahut tarikat-kültür) ortada yokken, -isimlendirme tam olarak doğru olmamakla birlikte- "alevilik"(yahut bugünkü "alevi kültürü" diyince aklımıza gelene gayet yakınsak bir kültür), bilhassa da yörük/göçebe müslüman türkler arasında -ve özel olarak da selçuklu sonrası/beylikler dönemi anadolu'da - gayet yaygındı, hatta "norm"du diyebiliriz.

(bkz: yeseviyye)
(bkz: bektaşilik)

hasıl-ı kelam, "alevilik" diyince neden bahsediyoruz, bunun tanımını bile net olarak yapmamışken son derece havada kalan bir iddiadır.
devamını gör...
tam aralarındaki ayrımı bilmiyorum ama bektaşi demek daha doğru herhalde. bektaşi olmaları sayesinde çok güzel muhteşem yüzyıl dizi soundtrackleri bırakmışlardır. sünnilikte bu müzik işi becerilemiyor. alevi bektaşi geleneğinde de sözler saçma sapan yerlere gidiyor ama iyi müzik.

(bkz: ey zahit şaraba eyle ihtiram)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar