yetim tanımlar

15562. (Tematik)
*

ümit kıvanç’ın “ramazan’da suriyeli katletmek orucu bozar mı?” sorusuna verdiği cevaba eklenecek fazla bir şey yok. tanıl bora’nın –birikim yayınlarından- güncellenerek yayınlanan türkiye’nin linç rejimi kitabını ekleyeyim yalnızca. kitabın bir “linç rejimi”nden söz etmesi, neden bu türden saldırıları tekil bir olay olarak anlayamayacağımızı açıklıyor. hedefi ve bahanesi değişebilir ancak yönelimi ve kullanım niteliği değişmeyen bir süreklilik arz etmektedir linç girişimleri. pkk bahanesiyle kürtlere yönelen linç girişimlerini biliyoruz yakın tarihimizden. kitapta bunların ne anlama geldikleri ve nasıl kotarıldıkları sunuluyor. suriyeli sığınmacılara yönelik linç girişimlerinde ise sanki öne çıkan başka bir boyut daha var. saldırganlığın ekonomik nedenlerle gerekçilendirilmesinde özellikle. yanı başında ahlakçı söylem eksik değil elbette, ama ekonomik nedenlere yönelik vurgu ilginç görünüyor. linç girişimlerinin tamamımını göz önüne aldığımızda, bir rejim meselesi olduğu kadar bir kültür sorunu olarak da linç’i yeniden düşünmek zorundayız gibi geliyor bana. ağır ve infial uyandırması gereken bir mesele bu, oysa bir şekilde olağanlaşıyor, sıradanlaştırılıyor, hep bir “gerginlik” meselesi gibi sunuluyor, “tahrikçiler”e bağlanarak çerçeveleniyor konu. öte yandan, bir “linç kültürü”nden söz etmenin tuhaflığı açık olsa gerek; tıpkı bir “linç hukuku”ndan söz etmenin aslında saçma oluşu gibi. tanıl bora, bu ikincisinden söz ediyor ‘sunuş’ yazısında. çünkü, hukukun olduğu kadar kültürün de yokluğu demek linç. insan kalabalığını “güruhlaştıran” bir tehlikeden söz ediyoruz. o güruh şu ya da bu bahaneyle hedeflediği bir azınlığı, düşman ve suçlu ya da tehlikeli bellediği bir yabancıyı yok etmeye yöneliyor. tam da bu noktada bora’nın dediği gibi, gerekçelerine, sebeplerine, sonuçlarına vs. bakılmaksızın “linçin ağır bir zillet sayılması” gerek. aksine medyada, siyaset erkanında ve kamunun genelinde sanki bu türden olaylar vaka-i adiyeden sayılıyor -eğer ki açıktan ya da içten içe desteklenmiyorsa. türkiye’deki linçlerin sürekliliğini ve sıradanlaştırılma biçimini göz önüne aldığımızda, bir tür “ linç kültürü”nden söz etmek gerek. ağır bir zillet kültürü, buna hala -geniş anlamıyla- bir “kültür” denebilecekse. yine de ‘doğal’ bir vahşilikten söz etmiyoruz, ne de bir ilkellik durumundan; linçi bir medeniyet kaybı olarak tarif etsek bile, insanları güruhlaştıran eğilimler ‘medeni dünya’nın içerisinde şekilleniyor, bir ‘medeniyet’ ortamında ortaya çıkıyor.

by kaçakkova
devamını gör...
15570. (Tematik)
bilemedim ki şimdi, sözlük iki de bir bu başlığı karşıma çıkarıyor... bana iki de bir bu başlığı açmak istermisiniz diye soruyor... gayesi ne amacı ne evren bana ne gibi bir mesaj gönderiyor anlayamadım ama bana kalırsa bu başlığın kendisi gereksizlik deposunun bir parçası...

evren lütfen bana mesajlarını dolaylı yollardan gönderme...

(bkz: gereksizlik deposu)
devamını gör...
15571. (Tematik)
( #1262449 )

şöyle bir entryle mide bulandırmış yazar. çok iğrenç entryler gördüm ama bu kadar aşağılaşmış bir entry ilk defa gördüm. ben bir insanın farlı siyasal görüşlerini anlarım, erdoğan dan nefrette edebiliri bunu da anlarım ama erdoğan düşmanlığını göstermek adına yarsdıma muhtaç bir insana yardım ettiğin anlatanı anlayamam. yanlış mı okudum diye tekrar tekrar okudum. hemde abisiymiş yardım ettiği şahıs. ilginç geldi, gerçekten ilginç. şimdi ne desem kendince savunma metodları gelştirecek. haklılığına o kadar emin ki haksızlığı tam burda başlıyor. ama bak güzel kardeşim, yardım ettiğin şahıs abinin çocuğu, yengenin çocuğu ve dahi senin yeğenin. böyle bir şeyi hangi sebeble olursa olsun, sanal dahi olsa söylemen kişilik kalibreni ortaya kor. velhasılı kelam yakışmadı hemde hiç yakışmadı. yazık çok yazık. erdoğan düşmanlığıyla yazılmış binlerce entry okudum en iğrenci buydu. öyle ya da böyle yapılmış bir iyilik başa kakılıyordu. Allah değil namerde merde bile muhtaç etmesin. sonrsan bu arkadaş muhafazakardır. ilginç. umarım utanır ve silersin entryni.

devamını gör...
15572. (Tematik)
akp'liler üzerinden kendisinin entelektüel seviyesini anlatıyor. anlatıyor da ne demek? egosunu şişiriyor. ailenin akıldanesiymiş.yengesi ve abisi asgari ücretli cahilmiş. kendisi onlara tiksinerek bakıyormuş. bu bile kendi kalibresini ortaya koymaya yeter. kendisi gibi düşünmeyenlere kemalist müstekbirlerin doksan yıldır müslümanlara baktığı gibi tepeden bakıyor ve böcük gibi görüyor. hatırlatmakta fayda var; o bakışın sahipleri bu memleketin sığıntı eziklerini oynuyor şimdi.
devamını gör...
15573. (Tematik)
erdoğan şakşakcılığında çığır açanlar yine saldırmak için bahane kollamış.

erdoğan düşmanlığında çığır mı açıyorum?

-ben kimsenin düşmanı değilim. özellikle şu grubun ya da bu grubun düşmanı hiç değilim. erdoğan'a bu kadar muhalif olmamın nedeni de adaletli paylaşımı bir kenara bırakıp geçmişte koç, doğan nasıl zengin edilmişse aynı yöntemlerle kendi yandaşlarını zengin etmesi.

abime yaptığım iyiliği başına mı kakıyorum?


-abim geçmişte bana yaptığı iyilikleri bir sıralasa, bırak başına kakmak "sana iyilik yaptım" dahi diyemem.

peki o halde niye dillendiriyorsun?

-burası sanal bir ortam ve aranızda hiç kimse onları tanımıyor. rencide olmuyorlar. dillendirmemdeki amaç yaptığım iyiliği başa kakmak değil, savunduğunuz o pislik sistemin günde 11 saat haftada 6 gün çalışan abime çocuğunu bir eğitim kurumuna gönderecek kadar imkanı tanımaması. patronu kendi çocuklarını özel okullarda okutup, son model arabalara bindirirken abimin aylık 90 tl yi verebilecek miyim diye düşünmesi.

ailenin akıldanesi miyim? ya da çok mu fazla kazanıyorum?


-hayır, çok fazla kazanmıyorum. evli değilim, içki ve sigaram yok. lüks düşkünlüğüm yok. eğlence düşkünü de değilim. bu yüzden abime yardım edebilecek durumdayım. evlenip bir aile sahibi olduğumda muhtemeldir ki onunla aynı durumda olacağım. (eşim çalışmaz ise)

onlara tiksinerek mi bakıyorum?


-onlar benim ailem. kendimden tiksinmem dahi mümkün ama onlardan tiksinmem mümkün değil. itiraz ettiğim nokta sadece yengemin cahilliği.


gel gelelim bu tepkimi kemalizm ile açıklayanlar dahi olmuş. bunlar hangi kafada yaşıyor merak ediyorum.

adaletli paylaşım istiyorum diyorum ulan? Allahsız mı oluyorum, dinden imandan mı çıkıyorum? çocuklarını amerikada okutup gemi alanlar biraz işini yapsın da biz de çocuğumuzu anaokuluna gönderirken kara kara düşünmeyelim diyorum? kemalist mi oluyorum? halka tepeden mi bakıyorum.

ne diyorum ben? tayyip erdoğan kendine yaptığı köşkten bana da mı yapsın diyorum? oğluna aldığı arabadan bana da mı alsın diyorum? ben de amerikalarda yaşayıp armator olmak istiyorum mu diyorum?

bunu anlamayacak ne var daha konuyu kemalizme getiriyorsunuz. istediğim şey çok basit;

adaletli paylaşım
emeğimin karşılığı
1 ağaçtaki 100 elmanın 99 u 1 kişiye verilip kalan 1 elma da 99 kişiye paylaştırılmamalı.

adalet istedim yine dinden imandan çıktım birilerine göre... insanı sinir harbine sokuyorsunuz.

not: savunduğu kişilerinin hırsızlıklarına, arsızlıklarına bakıp midesi bulanmayanlar benim yazdıklarımı okuyunca midesi bulanmış. çok seçici bir mideniz var beyefendi.
sinirle yazılmış "yalakalığında" kelimesi kaldırılıp yerine "şakşakcılığında" kelimesi konulmuştur. sinirle yazdığım ağır itham için özür dilerim.
devamını gör...
15574. (Tematik)
sözlükte cahil cahil ahkam kesmesiyle dikkatleri çeken bir başka yazar.
şehrizar konakları üzerinden, benim yazdığım başka bir entry'ye dokundurmuş. bu konaklarla ilgili bilgisi de kulaktan dolma ha, ulusalcı matbuatta, son zamanlarda da bugün-taraf-zaman cemaat medyasında çıkan cinsten. armut pişmiş, bu arkadaşın ağzına düşmüş.
konakların peyzaj tasarımından ve aldığı ödüllerden haberi yok. bu mimarinin 45 bin metrekarelik yeşil alan barındırdığını bilmiyor. projenin devletin kasasına 300 milyon tl getireceğinden haberi yok.
yeşil desen var. devlete gelir desen var. gayrimüslim malı gaspı denmiş. e zaten tazminat ödenmiş ve proje bazında bu kantitatif bir zarara karşılık gelmiyor. şayet burada gayrimüslimlere haksızlık ediliyüüür diyorsa, gayrimüslim cemaat liderlerinin son yıllarda verdiği demeçlere baksın. bu hükümet döneminde gayrimüslim vakıflarına devasa gayrimülk devirlerine baksın ve hatta gitsin muhalefetin bunun üzerinden iktidarı ''bunlar nasıl müslüman, gayrimüslimlere çalışıyürr'' nasıl eleştirdiğine baksın.
ha bahsinde rum vatandaşı demiş, o da yalan. rum asıllı yunan vatandaşları söz konusu. işte bir şey bilmediği kulaktan dolmadığı nasıl detaylarda beliriyor.
gülen cemaati medyasını yağma iktidarının eski ortağı demiş ama sözlükte yazdıklarının ekseninde böyle tasnif ettiği eski ortağın haber müsveddelerini delil olarak getiriyor.
kazısan daha çok çelişkisi çıkar ama beyefendi kendi ailesini bile erdoğan düşmanlığına malzeme ettiği için fazla söze gerek yok.
devamını gör...
15575. (Tematik)
şehrizar konakları ile ilgili yazdığı her bir kelime doğru olan yazar. onlar rum değil de ermeni olsun, türkiye vatandaşı değil de avustralya vatandaşı olsun ne yazar? sen önce şuna cevap ver,

karayolları genel müdürlüğü 50 milyon lira tazminata mahkum edildi mi edilmedi mi?

sonra şuna cevap ver,

bu tazminatı niçin karayolları genel müdürlüğü öder? normal olan çalık holding'in ödemesi değil mi?

daha sonra şuna cevap ver,

sen orayı konut yapılsın diye mi kamulaştırdın?

bir de şuna cevap ver,

halka açık yeşil alan yapmak ile yaptığın süper lüks villaların etrafını yeşillendirmek aynı şey midir? yani ben gitsem güvenlikler kapıdan içeri alırlar mı? istediğim gibi yeşilliklerin arasında gezip dolaşabilir miyim?

son olarak da şu soruma cevap ver,

hem müslüman olup hem zeginin, ezenin, zengin için milyonluk lüks daireler yapanların (2.5 milyon liradan satılıyormuş bir daire) sözcülüğünü yapmak çelişki değil midir? ben müslüman adam garibanın, fakir fukaranın yanında olur diye bilirim.

rumları savunmak gibi bir amacım yok. adamlar vurmuş voliyi, köşeyi sekiz kere dönmüşler bu ülkenin kaynakları sayesinde. sanki rumlara haksızlık yapıldı diye ağlıyormuşum gibi hava estiriliyor. çarpıtmada ustaları kadar maharetliler maaşallah. zaten arazi 138 milyona satılmış 300 milyon kar nerden çıkıyor merak konusu.

bir de kaynak olarak cemaat medyasını değil hürriyet gazetesini ve sezgin tanrıkulu adındaki milletvekilini görüyorum.

müslüman geçinen gazeteler yağmadan kaptıkları pay sayesinde o kadar sus pus oldular ki soma'da ölen 300 kişi arkasından dahi zerre ses çıkmadı. biz de mecburen hürriyetlere kaldık. yeni akit, yeni şafak, sabah bu hırsızlıkları yazıyor da biz mi okumuyoruz?

not: şehrizar konakları ile yazdığım girdiden önce kimsenin yazdığı herhangi bir yazıyı görmedim. kimseye karşılık olarak yazılmamıştır o yazı.

ekleme: bu yeşillikler halka açık mı diye sorduğumda bu kadar zekice bir yanıt alacağımı bilmiyordum. ne de olsa oksijen her yere dağılıyor ve hepimiz faydalanıyormuşuz. endişeye gerek yokmuş.

chp ve hürriyet'i kaynak göstermemle dalga geçiyor. o senin yolundan gittiğin yandaş medya ne bakara, makara diyen egemen bağışı ne de hz muhammed'in yaptığı hatayı biz yapmayacağız diyen efkan ala'yı haber yapmıyor.

adamlar kendilerini tamamıyle iktidara satmışlar, kimi kaynak göstermemi bekliyorsun. eğer güleceğin bir şey varsa hürriyet kadar dahi olamayan, çıkarcılıkta çağ atlayan sözde dindar basına gül.

ben rum ve yabancı düşmanlığı mı yapıyorum? hayır, ben sermaye düşmanıyım. 75 milyona ait olan 50 milyon lirayı o rumlar cebine attı. tepkim onadır. o arazinin sahibi türk olsa ve tazminatı bir türk kazansa ona da tepkim aynı olur.

benim derdim burjuva köpekleriyle ve halk içerisindeki finolarıyla.

burjuva köpek demektir. dindarı, dinsizi, sağcısı, solcusu olmaz. benim gözümde köpek köpektir.

ekleme 2: özel mülkiyet halkın tamamına ait değildi ama o 50 milyon lira halkın tamamına aitti. devletin kendilerine verdiği 10-15 milyon lirayı yeterli görmeyip dava açtılar. daha fazlasını aldılar. vole değil ama voliyi vurdular. yanlış bir şey demedim.

adaletli paylaşımdan yanayım ve elhamdülillah müslümanım. bu vasıflarımla sosyalist grubuna giriyorsam bilmiyorum. çünkü terimlerle çok fazla ilgilenmiyorum. ne olduğum değil neyi savunduğum daha önemli.

sonuçta o yeşil alanları halk kullanamayacak, sadece belirli bir zümre kullanacak. nihayetinde yeşil alan yapıldı ya sen ona bak çiğliğinde savunmamak gerek.

şehrizar konakları hakkında yazdıklarım hiç kimsenin başka bir başlık altına girdiği tanıma atıf değildir. hala da ima edilen tanımı okumadım. haberim dahi yok. isteyen inanır, isteyen inanmaz.

yalancılığa gelince... ben de hatalı bir kulum, zaman zaman yanlışlarım olabilir. bazen sıkça hata yapıyor da olabilirim. yanlış yazarım ama yalan yazmam. yalan benim meşrebime uygun değil. kimin meşrebine uygun ise o yazsın.

ayrıca da bir ekşisözlük hesabım var. sık sık kullanmıyorum ama yine de var.
devamını gör...
15576. (Tematik)
gelelim yeni yeni çelişkilerine.
sezgin tanrıkulu'na şut çektiren, ortayı atan cemaat medyası. şehrizar konakları'ndan bu vekil nasıl haberdar olmuş, açsın baksın. tapelerde şehrizar konutları geçti diye cemaat medyası haldır haldır bu konutların üstüne gitti, taraf'ta defalarca haber oldu ve kamuoyunda merak böyle doğdu yani yine geliyorsun cemaatin dümen suyuna.
ha bir de demez mi kaynağım chp (hahaa), sezgin tanrıkulu, hürriyet diye. şecaat arzederken sirkatin söylemiş.

şu yunan vatandaş mevzuuna gelelim. biz orada olayı anlamaktaki zaaflarından bahsederken maddi hatalarını ifşa ediyoruz, o ayrıntıda boğulmak zannediyor. bir de kendisini açıklarkenki gayrimüslim düşmanlığına bakar mısınız? adamlar voleyi vurmuşmuş. 100 yıl önce türkiye'deki sermayenin yüzde 85'i gayrimüslimlerin elindeyken gaspeden akp değildi, senin benim dedemdi arkadaşım. voleyi vurdu diyor, adamların uğradığı gaspı görmeden. ha ayrıca derdi yağma değilmiş onu anladık bu şekilde.

yeşil alan yaratmak ile yeşillendirme aynı mı demiş? arkadaş peyzaj denen disiplinden bihaber. 45 bin metrekarelik yeşil alan özel mülkte ama onun yarattığı oksijen rejiminden sen de yararlanıyorsun ayrıca oluşturulan yeşil alan konakların yanındaki koruyla uyumlu.

kendisi dairelerin 2,5-3'ten gittiğini kabul ediyor. 200'den fazla konut bu fiyat aralığında satılıyorsa, kar ortadadır. işte yüzeysel baktığı için hasılat paylaşım anlaşmalarından bihader ve kamunun buradaki karından habersiz. merak konusu deyip şüphe uyandırıyor ama açsın baksın, devletin kasasına ne kadar girmiş diye.

arkadaş niye zararı tazminatı devlet ödüyor demiş. çünkü güzel kardeşim, kamulaştırma ile devir aynı değil. kamulaştıran devlet, devir alan çalık. çalık mı kamulaştırma yapmış ki kamulaştırmadan doğan zararı ödesin.
devamını gör...
15577. (Tematik)
özel mülkün halkın tamamına ait olduğunu sanan bir arkadaşımız. türk olsa da aynı şeyi yaparmışmış. yahu senin düşmanlığına kanıt olarak gösterdiğim şey, ''bunlar voleyi vurmuş'' demen.
burjuva söylemine tevessül etmiş. ha şöyle. arkadaş amorf bir sosyalist, ki bu kabalıkta entelektüel ideolojik sosyalist olması beklenemez. sosyalizm küfür yerine ikame kullandığı kavramlarla insanları yargılıyor.
arkadaş benim oksijen rejiminden bahsetmemi o kadar sığ anlamış ki ''ha oksijen her yere yayılıyor, sorun yok'' formatında bir karikatüre indirgemiş. yeşil alan illa sayfiye, mesire yeri olmalı, di' mi, çok doğru...
şimdi yazdığını da inkar ediyor. benim adalet ve kalkınma partisi başlığında yazdığım bir tanıma açıkça atıfla bana sataşmış.
sözlükte böyle iftiralarıyla, yalanlarıyla kolay at koşturamadığını göstermek için yazıyorum, yoksa beyefendiyle ne işim olur? gitsin ekşi sözlük'te yazsın ama unutmuşum ekşi sözlük öyle kolay yazar almıyor di' mi, dolayısıyla cogito'ya tünüyorsunuz...
devamını gör...
15578. (Tematik)
( #1262449 ) numaralı tanımında ,kendince ''cahil olan yengesi'' kadar cahil düşünerek yengesine özetle şunu demiş. - yenge ,sen çocuğunu kuran kursuna gönderecek para dahi bulamazken bu hırsızı/hırsızları nasıl desteklersin.

.
yengesi ile alakalı kendisine ait şu ifade var ki işte bu maddi durumdaki bir insan, tayyip erdoğan'ı, amerikalarda yaşayan çocuklarını, gemilerini, arabalarını, yatlarını, katlarını, yandaş işadamlarını, reza zarrab'ı vs. iktidardan nemalanan kim varsa savunuyor .üzüntü verici. neden diyecek olursak şahsın,erdoğan ile hiç bir kan bağı yok ,hiç bir yakınlığı yok , belki tv lerden belki gazetelerden takip edebilir durumda.ancak ithamları öylesine kat'i ki sanki erdoğan ve çocuklarının veya yandaşlarının her yaptığına şahit olmuş gibi ! sanki yanındaymış gibi değil mi ? ve hep benzer tepkiler.çaldı,çırptı,yedi,yedirdi,bunlar bayat siyaset,bunlar artık geride kaldı.bu tarz tepkiler artık sözcü gazetesinin işi senin değil,bir müslümanın değil !

açıkça konuşmak gerekirse cahillikle suçladığı yengesi kendisinden çokça basiretli kadınmış. yengesini kutlarım. hali vakti yerinde olup , hiç bir kaygısı olmayan kişi ya da kişiler,aileler her zaman için hükümet /hükümetlerin yanında olur ancak yengemiz, menfi beklentilerini ve bireysel kaygılarını bir kenara bırakarak inandığı doğrultuda hareket ederek basiretini ortaya kıoymuş. yengemiz ve yengemiz gibi kadınları var olduğu sürece erdoğan ve erdoğan gibiler hep kazanacaktır tıpkı adnan menderesler,turgut özallar gibi. bu, o kişilerin cahil veya kolay kandırılabilir olmalarından değil basiret sahibi olmalarındandır
devamını gör...
15579. (Tematik)
işte tam korkusu da budur.

yengem gibiler var olduğu sürece tayyip erdoğan gibi zenginlik, güç ve iktidar düşkünleri hep kazanacak.

sabahtan akşama kadar günde 11 saat ve haftada 6-7 gün çalışan biz, çocuklarımızı okula göndermenin masrafıyla streslenirken bizim manevi duygularımızı sömürenlerin çocukları milyonluk arabalarına binip villalarında yaşamaya devam edecekler.

kızını vakkodan giydirip ev kirası 2 gün gecikse "gönder şu parayı mübarek" diyen ev sahipleri sözde bizimle din kardeşi olup üzerimizden nemalanmaya devam edecekler.

kusura bakmayın zenginlik ve zevk i sefa içerisinde yaşayan, lüksün dibine vurmuş sözde müslümancıklar benim din kardeşim olamaz.

işte bu yüzden bu iktidara muhalifim ve işte bu yüzden ezilen insanlar bu islami burjuva iktidarının arkasında durmamalı. daha fazla sömürüye hayır.

yazık ki cahil insanlar arkasında yiğit bulut ile yürüyenlerin islam devleti kuracağına inanacaklar. soruyorum size yiğit bulut ile kurulacak bir islam devletinin ya da canlandırılacak osmanlı'nın ne kadar ciddiyeti olabilir?

bir tarafta osman bey'in akıl hocası şeyh edebali, diğer tarafta tayyip beyin akıl hocası yiğit bulut. sevinin 2. osmanlı geliyor.

herkes bana saldırmış ama hiç kimse de abimin o kadar canını dişine takarak emek harcayarak çocuğunu rahatca okula gönderecek parayı hakedip haketmediği hakkında hiçbir şey dememiş.

fakir ile zengin arasındaki uçurum gibi gelir farkına, paylaşımdaki adaletsizliğe, insanların emeğinin sömürülmesine tek kelime edemeyen insanlar başıma üşüşmüş bana ahlak dersi veriyor.

gelir adaletsizliğini savunmaktan daha aşağı duruma mı düştüm?

sizin vicdanınızı da, sizin gibi kaç tane daha varsa da...
devamını gör...
15580. (Tematik)
herşeyi geçtim yengesini aşağılamasını, abisini ezmesini, tayyip erdoğan haknıda ki düşüncelerini, hürriyeti, solu ve daha nice islam düşmanını bize referans olarak vermesini ama o bahsettiğ burjuvalar kadar burjuva olmaya meraklı tırnak içinde "devrimci" takılan gelir adaleti diye saçma ve dünyada hiç bir zaman altı doldurulamayan bir yalana inanmazken bize argüman olarak sunmaya çalışmasını yadırgadım yazar. şahsın adına tayyip erdoğan'a veya ailesine olan husumetinin tamamen iktisadi olduğuna inadığım, hatta fazlaca iktisadi olduğuna inadığım sadece üstünü ideolojik sosla bulamaya çalışan ve Allah'ın verdiğine şükretmeyen, gözünün önünde dolarların, euroların uçuştuğu en kısa zamanda nasıl zengin olurum duygularıyla çırpınan biri olduğuna inadığım ve mallın ve zenginliğin ancak Allah elinde olduğunu unutan, zengin olacağı güne kadar zenginlik düşmanı yapan, burjuva özentili bir yazar...

not : oğuz atay'ın kitabında bahsettiği burjuvadan nefret eden burjuva adayları her daim burjuvayı kötülemişlerdir örneklerinin en güzeli...

"andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir" âli imrân-186 .
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar