ben sevdiğim hocaların dersine hep giderdim. insanlar okulu sevmezdi ama ben severdim. zorunlu olduğum için değil keyif aldığım için dinlediğim çok ders oldu. şu an parlamentoda olan bir kamu maliyesi hocam vardı. enteresan bir karakterdi. sınav yapardı ama soruyu kendimiz yazardık. soru elli cevap elli puandı. bazı akıllılar atıyorum cari açık nedir yazar cevaplar sıfır alırdı.
devamını gör...
en asil duyguların hocasıdır . kendine has bir tarzı vardır genelde ; unvanı ne olursa olsun adı bir alanla aklına gelen hocadır .yoklama alma acziyetine düşmez. sınavda derste anlattığını ister.
devamını gör...
derslerine not için, devam zorunluluğu için değil sahiden bir şeyler öğrenmek için katıldığınız hocadır. bunun yanında ben yoklama zorunluluğu olan başka derslerime girmez o hocanın başka sınıflara olan derslerine giderdim. müthiş zamanlardı. her ders sonrası etrafa ölü balık gibi bakmamı sağlayan zamanlar. burası dünya mı, sahiden yaşıyor muyum, biraz önceki 1,5 saati gerçekten yaşadım mı, hocam bu dünyadan mı? söylediği şeyler üzerinden pek çok şeyi sorgular afallardım. bildiklerimi, biliyorum sandıklarımı, savunduklarımı, yadırgadıklarımı, kınadıklarımı, beni etkileyenleri, sınandıklarımı; yaşadıklarımı ve yaşayamadıklarımı... maalesef bu belli bir süre devam etti. sonrasında pek çok şey değişti.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar