yolculuk

necip fazıl kısakürek'in, soyut uzağa gitme isteğini anlattığı, şiiri

--- alıntı ---

Yolculuk, her zaman düşündüm onu;
İçimde bu azgın davet ne demek?
Oraya, nerdeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

Altımdan kaydırdı bir el minderi;
Herkes yatağında, ben ayaktayım.
Bir gece, rüyada gördüğüm yeri,
Gözlerim yumula, aramaktayım.

Beni çağırmakta yabancı dostlar;
Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız.
Eski evde, şimdi bir başka ev var:
Avlusu karanlık, suları tadsız.

Her akşam, aynı yer, aynı saatte,
Güneşten eşyama düşen bir çubuk;
Yangın varmış gibi yukarı katta,
Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk!

Başım, artık onu taşımak ne zor!
Başım, günden güne kayıtsız bana.
Dalında bir yaprak gibi dönüyor,
Acı rüzgarların çektiği yana...

--- alıntı ---
devamını gör...
zamanı geldi ayrılığın doğumla ölüm gibi
yalnız biz değildik ki kendini kandıran
gidişin senin olur bırakırsan sesini
paylaşmak hep bahane tanımadan içini

yalnızlık var içimde yağmuru andıran
ayrılık beyaz bir sayfa yolumda duran
kelimeler hep bahane duymdan konuşursan
yerçekimi bu yüzümüzün toprağını arayan

aynalar buldum yürüdüğüm yollarda
kendimi izimden seçtim
sorular gördüm baktığım yüzlerde
kendimi kendimden ittim, seni gördüm

seni buldum ben sonra doğdum
sen gittin ben yoruldum
*
devamını gör...
ebu said ve ebu hureyre radıyallahu anhuma demişlerdir ki: resul-i ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"üç şahıs birlikte yolculuğa çıktıklarında, içlerinden birini başkan yapsınlar! "

( ebu davud, cihad 80 )
devamını gör...
15.
ister otobüs, minibüs, taksi, tren, uçakla gidin ister at, katır, deveyle gidin isterseniz de yürüyerek gidin tanım değişmez... yol ile arkadaşlık kurmaktır.

yükleriniz bir kaç parça eşyadan oluşuyorsa sadece ne alâ, yok hasretliklerinizi omuzlarınıza yük yapmışsanız taşıması güçtür... her ilerleyişinizde bir parça daha ağırlaşır.

edip akbayram'dan bir türkü takılır dile;

kursun ata ata biter
yollar gide gide biter
kursun ata ata biter
yollar gide gide biter

mapus yata yata biter
aldirma gönül aldirma
aldirma gönül aldirma
gönül aldirma


....
devamını gör...
necip fazıl şiiri. taa orta okul yıllarımdan beri bilirim.
belki küçük yaşlarda başka şeyler okumalı, bilmeliydi.. zira bir baktım yolcu der olmuşum zaman içinde kendime.. yerim yurdum, yok bir yer ait olduğum.. okumasaydım bunu ve buna benzer şeyleri bilmezdim, bilmeseydim adıma komazdım, komasaydım belki huzurla yaşardım.. belki belki..

yolculuk, her zaman düşündüm onu;
içimde bu azgın davet ne demek?
oraya, nerdeyse güneşin sonu,
uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

altımdan kaydırdı bir el minderi;
herkes yatağında, ben ayaktayım.
bir gece, rüyada gördüğüm yeri,
gözlerim yumulu, aramaktayım.

beni çağırmakta yabancı dostlar;
bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız.
eski evde, şimdi bir başka ev var:
avlusu karanlık, suları tadsız.

her akşam, aynı yer, aynı saatte,
güneşten eşyama düşen bir çubuk;
yangın varmış gibi yukarı katta,
arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk!

başım, artık onu taşımak ne zor!
başım, günden güne kayıtsız bana.
dalında bir yaprak gibi dönüyor,
acı rüzgarların çektiği yana...
devamını gör...
uzun süreli bir yolculuksa, insanın binbir türlü düşünceyi sakin bir biçimde analiz etme şansına sahip olabileceği zaman dilimidir.
şehirlerarası yolculuk yaparken, kendi iç dünyasına da yolculuk yapabilir bu anlarda.
ve kişinin kendi iç dünyasında yaptığı bu yolculuk, birbirinden kilometrelerce uzakta bulunan bir şehirden diğerine varmaktan çok daha fazla yorabilir insanı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar