younes belhanda

sanırım geliyor fenerbahçemize.

klasik kanat oyuncusu sayılmaz. hareketli bir ofansif ortasaha oyuncusu. alex'in koşanı da diyemeyiz aslında. onun kadar ekstra işler yapacak bir oyuncu değil. kanatlarda da görev yapabiliyor. duran toplarda etkili. ömer üründül olsaydık daha ne yapsın, fenerbahçe'yi coşturur derdik fakat bunu demek şu anki durumda çok zor. eğer gelirse moussa sow reyizin arkasında oynayacak olması onun için bir avantaj. aynı dilden konuşacağı bir o bir de yobo var. ingilizcesi sağlamsa ne ala.

aykut kocaman cristian baroni'nin alex'in yerini doldurmayacağına daha yeni ayıkmış olmalı ki bu transferi istiyor.

kumaşı sağlam ve henüz 1990 doğumlu. aykut kocaman yönetiminde kendisine bir şeyler katabilmesi çok zor fakat bir kaç yıl burada durabilirse fenerbahçe'nin hücum gücünün temelini oluşturan oyunculardan biri olur.

fenerbahçe'yi tabi ki para için tercih ediyor ve maliyeti çok yüksek olacak. milyonlar harcanmaya devam ediyor.

umarım faydalı olur.
devamını gör...
umarım kötü topçudur ya da en azından türkiye kariyeri çok kötü olur. iyi topçu çıkarsa çok üzülürüm. azılı bir fenerbahçe düşmanı olduğum için değil, aykut gibi bir hocaya(!) böylesi bir takım emanet ettikleri için. adamlar o kadar kadro kuruyor, istediklerini alıyor, hoca kim? aykut kocaman. yazık değil mi? günah değil mi peki? gerçekten aykut'un bu takımı bir yerlere taşıyabileceğine inanıyor musunuz? zico gibi bir hocaya en büyük hediyesi maldonado olan bir yönetim yapıyor bunların hepsini üstelik. yazık! sonra bu ülkede futbol niye gelişmiyor. 3 temmuz süreci...
devamını gör...
montpellier başkanı kendisini satılık listesine koymuş. inşallah seneye fener formasıyla görürüz kendisini. böylesi bir yeteneği türkiyede izlemek güzel olur.
devamını gör...
bu günlerde ortalıkta gezinen videosundan anlaşılan şey sadece ve sadece panenka penaltısı deneyip becerememiş bir futbolcu olduğudur.

beceriksizlik veya kalecinin uyanıklığı bir insanı esfel-i safilin zümresine dahil etmeye yetmez.

andrea pirlo da deneyip yutturmuştu aynı vuruşu, o da ahsen-i takvim olmadı golü attı diye.
devamını gör...
bugünlerde ortalıkta gezinen videodan anlaşılan şey, penaltı atmadan önce kaşı, gözü ve başı ile penaltıyı nereye atacağını kaleciye gösterdiği, kalecinin kolunu kaldırdığı yere attığıdır.
devamını gör...
penaltı atmadan önce kaleci kendi sağını işaret ediyor, belhanda da tamam o tarafa atacağım diyor göstere göstere, sonra belhanda da o tarafa doğru panenka kullanıyor.

bu olayı üç şekilde yorumlamak mümkün kabaca:

birincisi, kaleci ve atıcı arasında bir restleşme ve meydan okuma var. birbirlerinin kafasını karıştırmaya çalışıyorlar ama kaleci kazançlı çıkıyor bu işten. mutevehhim gibi safdiller böyle bakabilir olaya.

ikincisi, bu iki eleman, kameraların her açıdan çekim yaptığını ve her hareketlerinin kayıt altına alındığını bile bile, milletin gözüne sokarcasına şike yapacak kadar mallar. başlarına ne gelebileceğine dair hiç bir öngörüde bulunmadan alenen şike yapıyorlar. sadaret kethüdası üstadımız da böyle düşünüyor.

üçüncüsü, bu farazi bir seçenek. belki de belhanda kardeşimiz, ben şike yapsam da nasıl olsa bizim renkli saçlı kulüp başkanı ne yapar eder, gerekirse federasyon başkanı olur, bir şekilde bizi ve bütün şikecileri kurtarır diye düşünüyordur. ama bu kadarı honduras'ta bile olmaz. o yüzden bu şıkkı dışarıda bırakabiliriz.
devamını gör...
2013 yılından beri spor medyamızın transfer sezonunda olmazsa olmaz ismidir..

önce fenerle.. *
sonra bjk ile..
şimdi de ismi gaassarayla anılan topçudur..

mafya mısınız olm siz..
devamını gör...
türkiye'de transferleri scout ekiplerinin *, teknik direktörlerin değil bildiğin menejerler üzerinden yapıldığının göstergesi bir futbolcudur.

td: başkan, takıma sağ bek lazım.
b: tamam, bakar ilgileniriz.
m: ooooo, hoş geldiniz oş geldiniiiiiiz. buyrun buyruuuun
b: biz bi sağ bek bakmıştık.
m: hemen efendim, şöyle buyrun, kamil, koş çay getir misafirlerimize, isterseniz kahve de yaptırayım.
b: yok yok çay iyi, şimdi bize iyi bir sağ bek lazım!
m: tabi efendim, ne demek ne demek. ben size kataloğumuzu getireyim. ahh ne zahmet ettiniz, sahibinden.com'a girip oradan da bakabilirdiniz efendim. ben size ilan numarasını verirdim adamlarım. her neyse, hoş gelmişsiniz yine de.
b: yok yok biz yerinde bi bakalım istedik, di mi teknik direktör.
td: tabi efendim, siz en iyisini bilirsiniz.
m: elimde bir adam var, sağ bek değil ama on numara adam. sağa koy oynar, sola koy oynar, ortaya koy oynar, adam oynamak için doğmuş resmen, başkanım. en büyük özelliği de yabancı! bakın hem de müslüman, cami, topkapi sarayi, sultanahmet filan gezdiririz bi güzel. gol atınca secdeye giden bir model ayrıca, taraftara da sepmatik gelir.
b: ne dersin, td!?
td: siz nasıl uygun görürseniz, başkanım.
b: günahı ne bunun m?
m: başkanım, ne günahı, günahsız bir melek gibi sanki, 3 milyoncuk.
b: lira mı?
m: * eee şey efendim, yabancı ya, o yüzden avro üzerinden.
b: e baya pahalıymış.
m: siz beğendiyseniz ben size bi güzellik yaparım başkanım, çok kelepir oyuncu. krediye de müsait. anlaşmalı bankalardan saniyesinde çekebilirsiniz.
b: biz bi düşünelim, değil mi td?
m: düşünecek bir şey yok başkanım, ben size bu adamın kasetlerini izleteyim, öyle güzel oynuyor ki kereta! ağlatıyor ağlatıyor. izlerken gözyaşları içinde o mukaveleyi imzalamazsanız, kalem tutmak nasip olmasın, başkanım.
b: o kadar iyi diyorsun !?
m: iyi de ne kelime başkanım, top tutma desen bunda, pas desen bunda, şut desen bunda, krampon desen bunda, gece hayatı desen bunda, yani bunda öyle bir şey yok! mazbudun önde gideni. evden çıkmaz, her gece, bak yalansa Allah ahan da şuracıkta çarpsın, bir daha elimi sürmek nasip olmasın, caminin önünden geçmek nasip olmasın kuran okur bu çocuk, tabi hafız bu hafız. yani biz hafız deriz.
b: iyi iyi iyi çocukmuş.
m: başkanım, artık bizler işin kompetanı * olduk, bakın mukavelemiz de hazır ben tahmin etmiştim sebebi ziyaretinizi, imzalayalım hemen.
b: lan dur bi çocuğu görseydik. öyle hemen !?
m: olur başkanım olur, şimdi çocuk şeyde eee hacc'da kuran okuyormuş, dönerken zaten ıstanbul'a gelecek, ben gelince size bi ziyafet çekerim, sofrayı kurdururum boğaza, birkaç da arkadaş buluruz en cinsi latifinden..
b: höööst ne diyon lan, biz şey miyiz?
m: estağfirullah başkanım, ne haddimize!
b: bu ne lan niye burda futbolcuya yüz bin dolar yazıyor !?
m: efendim, şimdi arkadaş buraya yabancı, şimdi noluyor diyip şaşırmasın diye vergilerle boğuşmasın diye biz ona düşük yazıp elden ödeme yapacağız.
b: doğru mu diyon !?
m: ya başkanım yalan diyorsam iki gözüm önüme aksın, burnum düşsün, Allah evlatlarımın acısını bana yaşattırsın.
b: senin çocuğun var mı lan !?
m: yani olursa diye dedim efendim.

şekilnde uzatırım yani sabaha kadar. işte bu tür yaklaşımlar nedeniyle bu tip futbolcular senelerdir kulüplerimize her transfer döneminde bir kere gelir !
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar