yürüyen merdiven hikayeleri

bazı metro istasyonlarında imkanı olan, biri ile tanışıp yer yüzüne ulaştığında torun sahibi olabilecek kadar uzun sürebilen bazen de iki dakikada laf yiyip, alt edilip geri püskürtülen olabileceğiniz garip zaman algısının geçtiği yerlerde rastlaşılan hikayelerdir. bugün ben tam olarak o had bildirilme kısmını yasayıp tug life yaparak sonraki merdiven yolculuğunda rakibimi geride bıraktım. metrodan inmiş ilerliyordum bir boşluk buldum ve sağ tarafta ilerlemek için atağa geçtim benimle aynı adımlari atan ve asla yol vermeyip yarışan birini farkettim ve nezaket gösterip ona önceliği verdim. ama bir cıklayarak o durumu sindirmeliydim. adam duydu ne oldu geriden gelip önüme geçebileceğinizi mi sandınız dedi. şoklardayım. hayır dedim ama bana yer vermeniz size bir şey kaybettirmezdi bakın ben sizin için öyle yaptım dedim. sustu kaldı. sonraki merdiven yolculuğunda yine aynı hizadayız bu sefer ondan önce davranıp öne geçtim. ya görüyorsunuz istanbul serengeti ormanından farksız. mücadele mücadele.*
devamını gör...
evin ışıkları söndükten yarım saat sonra kömürlükten çıktım. şehrin uykuya daldığı saatler...

zifiri tenhalardan, izbelerden geçip mezarlığın kapısından içeri girdim. buraya gelmeyeli ne kadar olmuştu hatırlamıyorum. sanırım en son geçen kıştı. mezarlık ne kadar da kalabalıklaşmıştı. onunkinin başına vardığımda geçmiş zamanlara göre daha sakindim. her geçen yıl daha da alışıyordum evet.

geçen yıl ektiğim çiçeklerden eser kalmamıştı mezarın üstünde. keşke onun da benim gibi ikinci bir hayatı olabilseydi. ayrılmadan önce toprağın üzerine eğildim. yine beni duyacakmış gibi fısıldadım :"seni çok özledim gepetto baba".
devamını gör...
gayrettepe metro istasyonunda metrobüse aktarma yapmak üzere uzun köstebek yolundan seri bir şekilde ilerliyorum. merdivenler bitmiş, sıra yürüyen bantlarda. uzun bir sol ayak hamlesiyle derhal yürüyen banda başlıyorum. benden hızlı giden yok fakat iç güdüsel bir hakkaniyet tecellisi olarak sollama yaptıktan hemen sonra sağa geçiyorum. her bantta 5-6 kişi. bilen bilir bu aktarmada tüneller yürü yürü bitmez. banttan her fırlayışımda metal bölümde bir kapak oturtma sesi. bantlar arasındaki hareketsiz zeminlerde de ultra atiğim. nihayet son yürüme bandına geliyorum. önüme sohbet edip sallana sallana yürüyen bir xx kromozom çifti geliyor. bi sol bi sağ boşluk bulamıyorum. bi müsaade demekle olduğum yerde beklemek arasında giderken kızlardan soldaki hafif sağa kaykılacak oluyor. ben yarım gövdelik boşluğu o odaklanmışlıkla derhal değerlendiriyorum ancak o sırada sol şerit işgalcisi tekrar eski konumuna dönüyor. felaket bir çarpışma ile 3 kişi birbirimize giriyoruz. gişelerde birbirine yol vermeyen araçlar gibi ben sağa dönük, onlar sola dönük sıkışıyoruz. derken suni deri ceketim yürüyen bandın siyah plastik bölümüyle sürtünme kuvvetinin doruklarını yaşıyor. ceketin plastik üzerinde kaymayıp adeta yapışmış gibi tutunmasıyla bir anda kendimi yerle aynı hızda gitmeyen siyah plastiğin üstünde, kafam gidiş yönünde, sırt üstü buluyorum. sağ omzumdan sarkıttığım dosya çantası da ağırlığını bindirerek beni banttan dışarı atıyor. nihayet altımdan kaymayan bir zeminle hareketsizlik yasasının ters yönlü küçük sarsıntısını hissederek buluşuyorum. kazanın diğer özneleri yürüyen banttan çıkamadıkları için arkalarına bakıp "iyi misiniz" derken uzaklaşıyorlar. ben bir süre iki bant arasındaki normal zeminde yatıp hadisenin trajikomikliğine gülüyorum. sonra kalkıp tam ters yöndeki banda atlıyor ve kimseyi sollamadan usul usul metroya geri dönüyorum. olayın şahitleri zincirlikuyu'dan metrobüse binerken olaydan bihaber diğer bin yurttaşımın arasına karışıp başka bir yoldan eve ulaşmak üzere yenikapı'ya gidiyorum.
**
devamını gör...
günün birinde bir adam, amcaoğlu ve teyzeoğlu birer yanında vezneciler metro istasyonuna gelmiş. teyzeoğlu illa asansörü bekleyelim diyerek sıraya girerken amcaoğlu merdivenlere yönelmiş. adam da yürüyen merdivenlere. adam yürüyen merdiveni dönerken amcaoğlu da merdivenin sonuna gelir olmuş. bir kat sonra amcaoğlu, yürüyen merdivene geçmiş. ama soldan ve hızlıca inmiş mekanik merdiveni. adam yine sağda seyrinde. uzun koridorları arşınlarken araları açılır olmuş. nedensonra amcaoğlu gözden kaybolur olmuş. iki koca kat daha derken adam yürüyen merdivende yürümeksizin inerken amcaoğlu yeniden yürümeyen merdivende belirivermiş. turnikeye gelince adam akbili basmış, amcaoğlu için de bir tane... trene 1 dakika tabelasının altından adam biraz yetişmecesine, amcaoğlu fark etmemecesine geçmiş. nihayet son kata geldiklerinde tren kapılarını kapatırcasına ötüvermiş. geçen vagonlardan biriyle teyzeoğlu da önlerinden geçivermiş fakat meğer ki zaten bu tren adamın bineceği yönün treni değilmiş.

devamını gör...
istatistiklere göre insanların yüzde 2'si
elektrik kesildiğinde yürüyen merdivende mahsur kalıyor.

birinin kağıttepe türbelerinde kunut ayetleri okuyan kılıçdar olduğuna eminim. yürüyen merdivenlerle pek hoş maceraları yok!
devamını gör...
half life oynarken yürüyen merdivende hareket halindeyken yaptığımız çatışmaların da dahil edilmesi gereken yürüyen bant hikayeleridir.

aslında merdiven yürümez hareket eder biz yürürürüz. burada insandan doğaya da bir aktarım yok ama hiç gerek yok. adını böyle münasip görmüşler yerleşmiş.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar