(bkz: görürsem söylerim)

insan genlerinin %50 sinin kadınlardan geldiğŸini düşŸününce,kimilerinin neden aptal olduğŸunu bu önermeye yoranlar var herhalde.
devamını gör...
kadındaki gelişimsel sürece baktığımızda da bunu çok rahat anlayabiliriz. kadın puberte sonrası yağ biriktirerek vücudunu doğuma hazırlarken erkek kas yaparak çalışmaya hazırlar ve bu durum kadın ile erkeğin elinde değildir.

tabii günümüzde artık çalışmaktan anlaşılan şey sadece fiziksel güç değil. sabahtan akşama kadar masa başında oturup çalışan kadınlar da var. fakat bu sefer de işin içine stres giriyor. dolayısıyla kadın için amenore riski devam etmektedir.

kadının doğasında çalışmak olsaydı eğer erkek ile eşit kan hücresine sahip olurdu.

kadının tabiatı daha naif. doğurgan olması ve gelişimindeki her süreçte vücudun doğumu düşünmesi onun çalışma kapasitesini azaltıyor.

devamını gör...
kadının çalışması başka mevzu,onun zekasını bu kriter dahilinde ölçmeye çalışmak başka mevzu.

görevler farklı farklı taksim edilmiştir,amenna ve sadakna.
fakat akli noktada bir eşitsizlik olması olası değildir.
çünkü bir erkek ne kadar Allah'ı bilmek,anlamak ve ona karşı yükümlülüklerini yerine getirmek zorundaysa,kadın da o kadar bunları yapmak zorundadır.

Allah anlayışı ve akli yetileri birbirinden farklı iki varlığa aynı yükümlülüğü yükleyecek kadar adaletsiz midir?



devamını gör...
öncelikle;

(bkz: ihl sözlük ü radikallerin ele geçirmesi)

sonralıkla;

bilim insanların yaşamını daha iyiye daha güzele götürmek insanların isteklerini gerçekleştirmek içindir. yani bilim insan içindir.

peki bilimsel olarak kadının çalışmaya erkek kadar uygun olmadığının ıspatı kadının hayatını daha iyiye götürüyormu..

çalışmak isteyen ve çalışma özgürlüğü olan kadın açısından hayır.

bu durumda bilim bilimliğini yapmış oluyormu.. elbette hayır..

peki o zaman ne yapmak lazım bilim diyor ki kadınlar çalışma ortamında erkeklere göre çok daha büyük risk taşırlar. ama çalışmak kadınların en doğal hakkı. ve gerek ruhsal gerek psikolojik gerekse sosyal hayat açısında çalışmak kadınlar için vazgeçilmez bir durum modern çağda.

bu durumda gerçek bilim ne yapar.

kadınların bu durumuna uygun çözüm getirir. onlar için daha kolay bir çalışma tarzı daha kolay mesleklere yönelim gibi şeyler.

yani kalkıp bilimi kullanıp kadının çalışmasının önünü kesmeye çalışmak resmen bilimi kötüye kullanmaktır.

ha kendi eşini karını kardeşini çalıştırmaz bakarsın banane.

ama kalkıpta kendi çalışıp helal şekilde alnının akıyla parasını kazanmaya çalışan bayana kalkıp bir şey dersen o zaman cevabını alır oturursun..
devamını gör...
bunu tam olarak zengin/gelismis ulkelerin, geri kalmis veya gelismekte olan ulkeleri nasil gordugune benzetiyorum. gucunun tekellesmesini isteyen ve zeki oldugunu iddia eden bir takim erkek irki tabi ki de kadinlarin calismasini istemeyecektir.

kadinlarin onlara bagimli olmasi bu sahsiyetlerin egolarinin tatmin etmektedir ve bu tarz dusunceler genellikle sosyal hayatta istedigi kadar saygi gormeyen erkek bireyler arasinda daha yaygindir.

oysa ki kim istemez, gururla arkadaslarina tanistirabilecegi bir bayani. hem zeki hem calisiyor... azicik empati yapabilselerdi eger bu erkek kismi, kadinlarin da bazi sosyal ihtiyaclarinin oldugunu, toplumda yerine gore soz sahibi olmak istediklerini anlayacaklardi.

bir diger deyisle ise; kadinlarin tek ihtiyaci karni doysun vb fiziksel ihtiyac degildir. o da onemsensin daha dogrusu birey olarak toplumda kabul gorsun ister. sorun karin doyurma olsaydi, hayvanlar da eslerini ac birakmiyorlar.
devamını gör...
bilim, modern çağda kadınların çalışması vazgeçilmez bir durumdur demez. bunu diyen daha çok iş gücüne ihtiyaç duyan kapitalizm ve patronlardır. para ile bilimi modern çağlar kisvesi altında kanalize etmek ayıptır ki bu ayıplardan biri de eşcinselliktir. bugün bilim eşcinsellik için "bir tercih meselesi" diyecek seviyeye getirildiyse bu bilimin suçu değil kapitalizmin ve bazı lobilerin zaferidir.

kadının doğasına baktığımızda onun en temel görevinin türün devamını sağlamak olduğunu görürüz. bu haliyle çok önemlidir. kadınların bu denli piyasaya sürülüp işçileştirilmesi belki de insan soyunun tükenmesinde en büyük katalizör olacaktır.
devamını gör...
madem kadinlarin gorevi turun devamini saglamaktir, 3cocuk isteyen bir ese sahip ise 3. cocugunu da dogurmus ise bu bayan, bu dunyadaki tum gorevi bitmistir. bu durumda huzurevi vb bir mekanda olume terkedilmeleri gerekmektedir. uretmiyor olmalari yetmezmis gibi bir de tuketiyorlar.
devamını gör...
başarılı ve zeki bir kadından ağır darbe almış kişinin acınası fikriyatıdır.
devamını gör...
zeki olmak, zeka sahibi olmak anlamına gelir. zekanın kadınlarda olmadığını söylemek ise, toplumun yarısının ahmak olduğunu dolaylı yoldan kabul etmekle eşdeğerdir. hadi kadınların bir kısmı için ahmak diyelim, keza erkeklerin bir kısmı da öyledir, peki kaç insan annesinin çocuk doğurmaktan ibaret bir ahmak olduğunu kabul eder ki. yani, kızlara laf sokacağım diye annesini feda eden biraz düşünmeli. çalışmanın kadın doğasında olmadığına gelince: sanırım, kadınların dış işlerde çalışması kastediliyor. fakat dışardaki hayatın zorlukları insan doğasıyla ilintili olmayıp toplumsal çarpıklıkların bir sonucudr. toplumsal sorunların kökenini, insan doğasının eksikliğinde aramak racist ve/veya sexist bir yaklaşımdır. zenciler ve kızılderililer, soyut konulara vakıf olmadıkları için zihnen eksiktirler demekle, kadınları evlerine postalamak arasında çok da bir fark yok aslında. özetle söylemek gerekirse, bu entry olmamış yahu!
devamını gör...
kadının doğası ile zekayı ve çalışmayı bağdaşmaz gören bir görüş. ilk bakışta kişisel gözlemlerimle de teyit edebileceğim bir olgu gibi duruyor ancak şunlar da var ki iş o kadar basit değil.

1 - zeka ile akıl kavramlarının ayırt edilmemesinden doğan bir yanlış var burada. zeka bir arabanın yakıtı gibidir, çevre şartlarıyla uyumlu kullanılması halinde -direksiyon gibi- artık ona akıl demek gerekir. yikisi arasında 'irade' denilen şey var. zeka yarışmasıyla ilgili bir tv programında jüride bulunan bir profesör; avrupa'da barda çalışan bir kadının zekasının albert ainstein'den yüksek çıktığını, kendisine bu zekaya uygun yoğun iş teklif edildiği halde kadının 'benim yaşantım artık budur başka bir işe uyum gösteremem, yapamam' diye cazip teklifleri geri çevirdiğini anlattı. bu olayda zeka var ama akıl yok. kadın zekası sözgelimi bilimsel keşif yapmaya veya felsefeye de meyilli olmadığından bu alanlarda sivrilmiş çok sayıda kadına rastlanmıyor.

2 - insan cennetten yeryüzüne sürüldüğünde ihtiyaç maddelerini üretmesini bilmediği için doğada hazır bulunan balık, yabani hayvan ve meyvalarla yüzyıllarca beslendi. sosyal antropolojide insanlığın tarihi; toplayıcılık, hayvancılık, tarım devrimi, sanayi devrimi gibi devrelere bölünmüştür. tarım devriminin kadın sayesinde olduğu çünkü yabani bitkilerin tohumlarının heryıl toprağa düşerek yeniden bitkiye dönüşmesi döngüsünü kulübede çocuğa bakmak için kalan kadının farkettiği düşünülür. insanlığın milyonlarca yıllık dönemi içinde hayvancılık-tarım-sanayi dönemi yani fiilen üretim yapılan dönem %10 bile değildir. demek ki, tarihimizin %90'ı hazır yemekle geçtiği için çalışma bilinmiyordu ve bu hem erkek hem de kadın için geçerliydi. doğada hazır kaynakların sürekli artan nüfusu karşılamaması durumunda üreterek çalışmanın zaruri olduğunu gören bir kısım insanın çalışmayı icat ettiğinde kuşku yok. esasen insanda doğuştan çalışma saiki yoktur, yaşama şartları zorladığı için çalışmayı (mal ve hizmet üretmeyi) icat etmişizdir. üniversitelerde okutulan 'calışma hayatını güdüleme kuramları' aşağı yukarı insanın bu tarihsel serüvenini anlatır.
kadın cinsinin narin beden yapısı ve yüzyıllarca hemen her yıl bir bebek yapma alışkanlığı yani yılın dörtte üçünün hamilelik ve kalan sürenin de bebeğe bağımlı olmakla geçtiği düşünülürse çalışma hayatında kadının erkek kadar antremanlı olmadığı açıktır. evet sonuçta kadının yapısında atalardan gelen tembellik geni daha baskındır.
devamını gör...
kadının naif yapısı çalışmasına aykırıdır evet. çabuk strese girer,çabuk üzülür çabuk yorulur ama yaradan kadınla erkeği akıl olarak farklı yaratmamıştır. ha eğer öyleyse öbür tarafta kadınların hepsinin direk cennete gitmesi gerekir. ki, bu da bizim işimize gelirdi.
devamını gör...
yüzyıllardır süregelen bu tavırlar - kadının aptallığı,tembelliği vesaire- erkeğin dnasına kodlanmış kadının üzerinde tek olma isteğinden kaynaklanmaktadır, erkek kadının tek erkeği yeni neslin tek babası olma içgüdüsüyle donatılmış kıskanç bir yapıdır ( çeşitli belgesel kanallarında erkek olanların dişi için nasıl kavga ettiği izlenebilir). yalnız işin kötüsü insan düşünebilen bir hayvandır, yani hayvani içgüdülerini o kullandığı küçücük zekasıyla profesyonelce saklayabilir ve buna işin sonunda bilimsel veriler böyle diyor ama kılıfı hatta ileri giderek din kılıfı uydurabilir (ileri giderek diyorum Allah affetsin o kılıfı uyduranları).
bilimsel açıdan yaklaşırsak o dönemin kadınlarının içinde bulunduğu baskı ortamını da ele alırsak marie curie dönemin en zeki bilim kadınlarındandır (bakın özellikle kadınlarındandır diyorum).
din boyutuna bakalım hz. peygamber efendimizin eşlerinden hz hatice çalışan kadına, hz. aişe de zeki kadına örnek gösterilmelidir ve bu şekilde yaşayanlar desteklenmelidir. hz. muhammed zamanında bir kadın çocuk bakmak şöyle dursun isterse çocuğuna süt bile vermeyebilirdi bu da ek bilgi.
ama kadınların suçu yok diyemiyorum, bu güç gösterisini baştan kabul eden ve hatta bundan onur duyan bir yapımız var evet.
bu tarz yaklaşımlar yerine iki cinsiyet olarak galip ve hükmen mağlup tarafları oynamasak ve elele verip birbirimizi kadın erkek diye sınıflandırmak yerine insan olarak görebilsek, hem taraflar birbirini daha iyi anlayabilecek hem de sorunların karşısında beraberce daha dik durabileceğiz ( kadınının aklına güvenen erkek her zaman için hemcinslerinden çok daha güçlü bir duruşa sahiptir, tökezlediğinde onun elinden tutacak birinin varolduğunu bilir. erkeğinin onu desteklediğini ve ona inandığını bilen kadın kendine güvenir ve yeteneklerini çok daha iyi bir şekilde ortaya koyar. sonuç sağlıklı aileler daha sağlıklı oğullar daha sağlıklı toplum).
devamını gör...
ayrıca örnek olarak dünyadaki göz nurumu annemi göstermek istiyorum. 25 senelik çalışma hayatı, erkeklerin bile zor kaldıracağı stres düzeyi yüksek bir bölüm (ki son senelerinde bölümün şefliği görevindeydi), 4 doğum, eşiyle mükemmele yakın bir uyum, bir çocuğu ilkokula yeni başlamışken ve biri de yeni doğmuşken ve çalışırken bitirilen üniversite ayrıca kolay kolay göremeyeceğiniz duygusal inançlı bir yapı.
bu gerçeği ben yirmibeş senedir yaşarken bu tarz başlıklar bana garip geliyor...
devamını gör...
stres herseyden once tum insanliga zararlidir, sagligi etkiler ve olume sebep olabilir ama cikip " calismak ve strese girmek insanin dogasina aykiridir" tespiti yapilmiyor. madem kadinin dogasina aykiri, kadini en cok yoranlari erkekler yapabilir zira ev isleri bunun basinda geliyor.
nasil calismayi, para kazanmayi, ev gecindirmeyi sadece erkege yuklemek ayipsa ; kadina da ev islerinin hepsi yuklenmemeli , eve katkida bulunmasi cok gorulmemeli, gorulse de kilif bulunmamali.
kaldi ki kadina aykiri olan tek sey asagi gorulmesidir, kadinin dogasina uymayan tek sey de budur. zira eve kapanmasini istedigimiz kadinlar ayni zamanda anneler ki her turlu tespitin ustunde yer alirlar.
devamını gör...
başlığı ilk okuyunca ahaa yine “cınbıllı ünüversitesi rektöründen şok sözler” diye bir haber zannettim. çok şükür değişmiş :))
devamını gör...
yaptığınızda otomatik olarak rektör olarak atanacağınız açıklamadır.
herhangi bir akademik kariyere gerek yok..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar