zilli kurt hikayesi

orta ve doğu anadolu'da kurtlar bir köye girer, ağıllardaki, damlardaki koyunlara saldırırlarsa, koyunlardan bir tekini parçalayıp yemezler, bir sürü koyunu gırtlaklarından yakalar bir yana atarlar, bundan sonra koyunun yaşaması olanak dışıdır. koyunun sahipleri de koyunları götürür kasabadaki kasaplara satarlar . yaralı koyun yüzlerce ise yakın köylere dağıtırlar. böylece de koyunları kırıma uğramış köylüler öç almaya koyulurlar. atlarını bozkıra sürerler ve yakalayıncaya kadar kurdu ararlar. yanlarına ne bir silah ne de bir köpek alırlar. insan boyu karda buldukları kurdu okşayarak boynuna kalın kopmaz kirişlerle bir zil ya da uzaktan sesi duyulan bir çan asarlar ve onları güle güle diyerek uğurlarlar. uzaktan bu çan seslerini duyanlar nerden geldiğini bilirlerdi. artık bu kurtlar boğazındaki zillerden dolayı ne bir köye, ne ağıla, ne de koyun damına yaklaşabilirlerdi. yiyecekleri en küçük hayvana bile yaklaşamazlardı bu zil yüzünden. ve zilli kurtlar ölümlerin en acısıyla açlıkla cebelleşerek günlerce can çekişerek ölürler ve sonradan köye yaklaşmış bu zilli kurtları yakalayan köylüler de onları öldürmez sürüp bozkıra bırakırdı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar