zina suç değildir

en fazla kişinin inancına göre "günah" olabilir. oda tanrıyla kişinin arasında olan bir şeydir. yada bir vicdan azabı olabilir,oda kişinin kendi iç hesaplaşmasıdır. bunların haricinde hiç bir mantık, karşılıklı rıza ile yapılmış bir eylemi hukuksal olarak suç sayıp ceza vermeye kalkamaz. ne kırbacı? ne recmi? aldatılan erkek yada kadın suçu kendi eksiklerinde hatalarında arasın. ceza vermek neyi geri getirecek? yüz kırbacı yedikten sonra yine koynunuza alabilecekmisiniz? yada o girecekmi?
devamını gör...
türk ceza kanununa göre değildir. islam'da ise haramdır, haram olması, yasaklanması zaten fiili işlemenin suç olduğu anlamına gelir. suçta karşılıklı rızanın olup olmadığına da bakılmaz. zina neden haram bu apayrı bir araştırma konusudur. aldatılan kişinin suçu kendisinde araması gerektiği düşüncesi de deyyusluktur. ihanete hiçbir hata ve yanlış kılıf olamaz. konu zina değil de adam öldürme olsun. birisi hayattan bezse ve yakınlarından birisine ''ben artık yaşamak istemiyorum beni öldür'' dese, sonra bunu kamera kaydetse imzalı kağıt verse kendi rızası olduğu kesin sabit olsa iki kişinin de rızası olduğu için adam öldürmenin suç olmayacağını savunabilir miyiz? gavurluk da yapacak olsanız mantıklı gavurluk yapın.
devamını gör...
suç; otorite tarafından yasaklanan fiili eyleme geçirme hali.

bu tanımdan sonra otorite olarak kimi veya neyi kabul edeceğinize göre suç teşkil unsurları belirleyebilirsiniz. bize, yani müslümanlara göre hüküm koyucu, kanun belirleyici tek otorite Allah azze ve celledir. elçisi aracılığıyla indirdiği kitapta nelerin yasak olduğunu açıkça belirtmiştir. belirlenen suçları işlememek için, kendini nasıl koruyacağına dair birçok tavsiye ve öğüt vermiştir. yine bu suçların işlenmemesi için son derece akla yatkın caydırıcı cezalar belirlemiştir. akabinde suça göre dünyevi ağır cezalar veya ıslah cezalarını uygun görmüştür. Allah'a ve kitabına inanmayan kimse için bunlar yaşadığımız dönemin gerisinde kalmış uygulamalar gibi algılanabilir. ancak bu arkadaşlar mevcut ceza hukuku içinde hiçbir caydırıcılık ve ıslah edicilik bulunmadığını göz ardı ediyorlar.

zinanın özelinde kalırsak, zinada ceza evli ve bekar olmak üzere iki farklı şekilde ele alınmıştır. bekarların cezası umumun içinde, çıplak ayağa olmayacak şekilde (tül benzeri ince bir kumaş örterek) yüz sopa vurulmasıdır. kırbaç söz konusu değildir. evli olanların ise cezası kimisine göre recmdir, kimisine göre değildir. içtihat ehlinin karar verebileceği bir hükümdür.

kişi fıtratı gereği temiz olanı ister. bu madden ve manen geçerlidir. evleneceği kişinin sadece onun özelinde olmasını, cismen yaşanabilecek en büyük hazları yalnızca beraber yaşamak ister. bunun gizlisi her toplumsal normda büyük bir ahlaksızlık olarak kabul görmüştür. ta ki tüm maneviyatı yerle yeksan edip maddeci bir anlayış dünyaya dayatılana kadar. buna rağmen hiçbir vicdan kendi eşinin bir başkası ile ilişki yaşamasını kabul edemez, sindiremez. kişiyi üzecek, zarar verecek her eylemin yasaklanması ise gayet doğaldır. yasağın beraberinde ceza uygulanması ise toplumsal değerlerin muhafazası için elzemdir.
devamını gör...
karşılıklı rızanın olması, bir şeyi suç olmaktan çıkarmaz. mesela uyuşturucu madde satmak suçtur. bunun için denilebilir mi ''alan ve satan arasında karşılıklı rıza vardı'' denilemez, çünkü kamu yararı ve zararı da dikkate alınması gerektiğini herkes bilir. veya aynı mantığa göre zoofili neden suç olsun? ''ya abi ama hayvanın rızası mı var?'' iyi de abiciğim aynı hayvanı mangalda cızbız yaparken rızası var mı diye de sormadın.
devamını gör...
zina denince tanımı gereği suç olduğu ve bir cezayı hak ettiği fikri otomatik olarak doğuyor. oysa iki insanın birlikteliğinden farklı bir durum değil bu. evli insanların eşlerinden başkalarıyla birlikte olmasının sadece o kişileri ilgilendirdiğini, buna maruz kalan eşin üzülmekten başka elinden bir şey gelemeyeceğini düşünürüm. medeni hukuk ya da dini hukuk tarafından bir cezai müeyyidenin uygulanmasının da hiç bir şeye faydası olmadığını düşünürüm... bu durumun vicdani ya da en çok etik mevzu olduğunu ve bütün değerlendirmelerin bu çerçevede yapılması gerektiğini düşünürüm. nihayetinde "insan"a ait bir zaaf, bir hata, bir durumdur ve takdirinin alınacak cezanın caydırıcılığından önce vicdanlara kalmasından yanayım. "insan" olmanın yasalarla, dini yada medeni yasayla belirlenemiyeceğini, cezai yaptırımların "insan" olmaya yetmeyeceğini, yetmediğini biliyoruz, görüyoruz.

edit: önceki tanımları okumak şansım şu anda oldu... bu bir anlaşmalı cinayet değildir, bu bir uyuşturucu alış verişi de değildir. zira burada herhangi birine bir zarar vermek söz konusu değildir..
devamını gör...
dinde zorlama yoktur. fakat dine girmek için zorlama yoktur. bir dine mensup kişi o dinin gerekliliklerini yerine getirmek zorundadır. ayrıca islam hoşgörü dini olabilir ama bu konuya hoşgörü ile yaklaşmamıştır. zaten inananlar bu konuda hemfikirdirler diğerleri inandık ve itaat ettik diyen münafıklardandır. ayrıca şahsi bir tavsiye; bir insan buraya gelip bunu tartışıyor ise onun derdi bir şey öğrenmek değil kafa karıştırmaktır. boşuna kendinizi anlatmak için yormayın, yatın ölü numarası yapın bir süre sonra çekip gideceklerdir.
devamını gör...
toplumun yapısının "aile" olduğunu anlayamamış olmaktan doğan iddia. bir toplumu yıkmak istiyorsanız toplumun atomu olan aileyi bozacaksınız. şimdi, zinanın yaygın olduğu toplumu geçtik, zinadan daha hafif olan sevgililerin yaygın olduğu bir toplumu düşünelim. bu konuda kimseyi itham veya kınayıp aynı duruma maruz kalmak istemiyorum. sadece durumu anlatıyorum. kimseye sataşma amacım yok.

bu toplumda herkesin birkaç sevgilisi olmuş olsun. insanlar her bir sevgililikten yara almıştır. bu kişiler sevgililerinden biri ile evlendiği zaman ne kadar evlenmiş olur? aileyi oluşturan şey güven ve sadakat değil mi? onları bu duygular birleştirmiyor mu? bir evlilikte bu kavramlar öldüyse aile zir ü zeber olur. istisnalar hariç.

kişi, eşinin başka kişiler ile sevgili olmuş olduğunu düşününce eğer vicdanı ölmediyse rahat edemez. güveni azalır ve eğer ahlaklı değilse aldatmaya meyleder. çünkü eşini eş olarak değil hala sevgili olarak görmektedir. fakat aradaki enerjinin, sevginin bitmiş olduğu bir sevgili. haliyle onu bırakıp başka sevgililere yelken açmak isteyecektir. neyse hoş bir durum değil. daha fazla yazmaya gerek yok.

bunlar bir toplumda çoğaldığı zaman, bu güvensizlik başka alanlara da sıçrayacaktır. çünkü bir insanın kendini en çok güvende hissettiği yer ailedir. ailesine güvenmeyen kimseye güvenmez ve o kişide artık kötülüğe meyil uyanır. çünkü kendisine göre kimse güvenilir değildir. dolayısıyla amaca giden yolda her şey mübahtır.

işte sevgililik kavramı bile buna sebep olduysa zinayı siz düşünün.
devamını gör...
özel mülkiyetin olduğu bir toplulukta zina tabi ki de suç olamaz, olmasının da bir anlamı yoktur.. ortak mülkiyetin olduğu bir toplulukta ise her üretim aracı gibi cinsel birliktelikte topluluğun diğer üyelerinin rızası dahilinde gerçekleşmek zorundadır.. zinanın neden yasak olduğunu soyut değerlerle açıklamanın bugün bir karşılığı yok.. çünkü hiç kimse imanı tanımlayamaz hale gelmiş durumda..
devamını gör...
zinayı alışkanlık haline getirenlerin nefislerine yenik düşmüş vicdanlarından gelen hazin ses.

kerhanesi olan rejimler için zinanın tabiri başkadır, evet.

zinanın yıkımını anlamak için boşanma oranlarına bakın. özellikle evlenmeden önce zina yapmış kadının gözü asla doymaz ve bu hal sadakatsızığın gölge gibi yuvayı tehdit etmesi demektir.
zinakar bir kadın ilk erkeğinden başkasını tanımaz.

(bkz: kadınlarda mantık evliliğinin altında yatan asıl gerçek)

not: şimdi " 20 kadınla beraber oldum" diye övünün lan zaniler.
devamını gör...
başlığı aldous huxley mi açmış diye düşündüren fikir(!)*, önerme.
(bkz: brave new world)
zina bildiğim kadarıyla * dinsel bir terimdir. hal böyleyken onun suç olmadığını kanunlarla ispatlamak ya da savunmak da doğru olmasa gerek. hüküm için yine din baz alınmalıdır. keyfiyete tabi olan kanunlar değil.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar