ziya paşa

tanzimat edebiyatı şŸairlerindendir terkib-i bent insana hayatı sorgulatır boşŸ ver arkadaşŸ çok kastırma der resmen , şŸimdilerde eşŸşŸeğŸe altın semer vursalar eşŸşŸek gene eşŸşŸektir yada nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir gibi özdeyişŸ kıvamında bir çok sözü vardır.
ayrıca;

islam imişŸ devlete pa-bend-i terakki
evvel yoğŸidi işŸbu rivayet çıktı
(islam,devletin ilerleyip,yükselmesine engel imişŸ;
eskiden böyle bir şŸey yoktu,bu sözde yeni çıktı

demek ki o zamandan beri var bu geyik.
devamını gör...
ziya paşa denince aklıma gelen ilk sözü:

erbab-ı kemâli çekemez nakıs olanlar
rencide olur dide-i huffaş ziyadan

kabaca: cahil, alim kimseyi çekemez. yarasanın gözü ışıktan rahatsız olur.
devamını gör...
ziya paşanın dedesi abdulhak molla abdul hamit hanın hekim başısıdır ve eczanesinin camında şu yazılı imiş (ne ararsan bulursun derde devadan gayri)
devamını gör...
diğer tanzimatçılar gibi başlangıçta doğu kültürüyle yetişmiş, yeni edebiyatın gelişmesine, yerleşmesine şiirlerinden çok fikirleriyle hizmet etmiş bir adamdır.

divan şiiri geleneğinin son büyük temsilcilerindendir. muhtevadaki yenilik gibi görünen değişiklikler, 19. yüzyılda yaşamış olmasından kaynaklanan tabii farklardır. ziya paşa'nın yenilikçi tanzimat şairleri arasında sayılmasının sebebi siyasi mücadelesinde yenilikçilerle beraber olması ve 1868'de londra'da hürriyet gazetesinde yazdığı "şiir ve inşa" makalesidir. şiir ve inşa'da divan şiirini ve nesrini , en muteber örneklerini anlattıktan sonra kökten reddeder. bizim asıl şiirimizin halk şiiri, nesrimizin de arapça bir sözlüğü sadece bir dille türkçe'ye çeviren asım efendi'nin, halk dilini esas alan sade nesir olduğunu söyler.

işte bunları söyleyen ziya paşa, 1874'te de osmanlı, çağatay, arap ve fars şairlerinden seçtiği şiirlerle "harabat" adlı bir klasik divan şiiri antolojisi hazırlar. bu antolojiye yazdığı manzum önsözünde de şiir ve inşa'da reddettiği şairleri göklere çıkarır. halk şiirini de beğenmez, küçük görür. namık kemal ve onun takipçisi olan yeni şairlerin eserleri bu antolojiye alınmamıştır. üstelik bazı imalarla namık kemal'i de küçümsemiş.

şiir ve inşa'da halk dilini esas almak suretiyle bir anda milli dil ve edebiyat görüşünün önüne fırlayan bu şair amcamız, gerek harabat önsözünde, gerekse başka makalelerinde, türkçe'nin her biri engin birer deniz olan üç dilden (türkçe, arapça, farsça) meydana gelmiş olduğunu ileri sürer. ziya amcamızınki tam bir çelişkidir ve şinasi'nin başlattığı milli ve halkçı edebiyat çığrından sapmadır.

ziya amcamızın çelişmelerinin sebepleri arasında; eski ile yeni arasında bocalayan devrinin şartları, kendisinin yetişme tarzı ve micaç özellikleri gösterilebilir. az daha unutuyordum. ziya paşa'nın harabat'ına cevap olarak;

(bkz: tahrib i harabat)
(bkz: namık kemal)
devamını gör...
eserlerinde 2. abdülhamit yönetimine karşı özgürlükleri ve meşrutiyeti savundu. batılılaşma yanlısı, yenilikçi tanzimat edebiyatı'nın öncüleri arasında yer aldı. namık kemal ve åžinasi ile birlikte yeni türk edebiyatının temellerini attı. türk edebiyatının kendi geleneğine sahip çıkmasını istedi, şiir ve yazı dilinin halkın dili olması gerektiğini savundu. åžiirlerinde divan şiir biçimlerini kullandı ama içerikte hak, adalet, uygarlık, hürriyet gibi temaları işledi. "terci-i bend" ve "terkã®b-i bend" isimli iki şiirinde ise insanın yargısı ve gerçeği kavramanın olanaksızlığı, tanrı'nın mutlak egemenliği gibi metafizik konular üzerinde durdu. 1874-1875'te arap, fars ve türk şairlerin şiirlerini "harabat" adlı 3 ciltlik ansiklopedide topladı. 17 mayıs 1880'de adana'da yaşamını yitirdi.
devamını gör...
terkib-i bend'den...

......
pek rengine aldanma felek eski felektir
zira feleğin meşreb-i nasazı dönektir

ya bister-i kemhada ya viranede can ver
çün bay u geda hake beraber girecektir

Allah'a sığın şahs-i halimin gazabından
zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir

yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm
åžirin dahi kasdetmesi can...a gülerektir

bed-asla necabet mi verir hiç üniforma
zerduz palan ursan eşşek yine eşşektir

bed-maye olan anlaşılır meclis-i meyde
işret güher-i ademi temyize mihenktir

nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir

nadanlar eder sohbet-i nadanla telezzüz
divanelerin hemdemi divane gerektir

afv ile mübeşşir midir eshab-ı meratib
kanun-i ceza acize mi has demektir

milyonla çalan mesned-i izzete serefraz
birkaç kuruşu mürtekibin cay-i kürektir
.................


aman Allah'ım !
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar